TAZMİNAT HUKUKU
Trafik Kazalarında Yayanın Kusuru ve Tazminata Etkisi
Bir trafik kazasında zarar gören kişinin yaya olması, sürücünün veya araç işleteninin kendiliğinden tamamen kusurlu sayılması sonucunu doğurmaz. Tazminatın kapsamı; kusur oranları, zararın türü, uygun illiyet bağı ve motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk birlikte değerlendirilerek belirlenir. Sigorta sürecinin doğru yürütülmesi ise hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşır.
Yayanın Taraf Olduğu Trafik Kazalarında Sorumluluk
Motorlu aracın işletilmesi bir tehlike kaynağı olarak kabul edildiğinden, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi araç işleteni yönünden kusura dayanmayan tehlike sorumluluğu öngörür. Bir motorlu aracın işletilmesi ölüm, yaralanma veya eşyanın zarara uğramasına neden olmuşsa işleten ile bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibi, kanundaki şartlar çerçevesinde doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir. Bu nedenle yaya, yalnızca sürücünün kişisel kusuruna değil, şartları varsa işletenin hukuki sorumluluğuna ve zorunlu mali sorumluluk sigortasına da dayanabilir. 1
Bununla birlikte tehlike sorumluluğu, yayanın davranışlarının önem taşımadığı anlamına gelmez. İşleten; kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını, ayrıca kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Zarar görenin kusuru ağır olmakla birlikte kazayla illiyet bağını tamamen kesmiyorsa bu durum çoğunlukla tazminattan indirim sebebi olur. 1
Yaya ve Sürücülerin Trafik Kurallarına İlişkin Yükümlülükleri
Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca yayalar, kural olarak yaya yolu, banket veya bu amaçla ayrılan alanları kullanmalıdır. Karşıdan karşıya geçişlerde yaya ve okul geçitlerine öncelik verilmesi; bunların bulunmadığı yerlerde ise trafik güvenliği gözetilerek taşıt yoluna girilmesi gerekir. Yayanın kırmızı ışıkta geçmesi, yakındaki yaya geçidini kullanmaması, görüşün sınırlı olduğu bir noktadan aniden yola çıkması veya akan trafiği gözetmemesi kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. 1
Sürücüler açısından ise yalnızca hız sınırına uymak yeterli değildir. KTK’nın 74. maddesine göre sürücüler, görevli kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan fakat işaretlerle belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak; geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadır. Yol, görüş, hava ve yerleşim koşullarına göre hızın azaltılmaması da sürücünün kusurunu artırabilir. 1
Dolayısıyla “yaya her durumda haklıdır” veya “yola çıkan yaya tamamen kusurludur” biçimindeki peşin kabuller hukuken isabetli değildir. Kusur; tarafların kazayı önleme imkânları, görüş mesafesi, çarpma noktası, hız, fren izi, trafik işaretleri, aydınlatma koşulları ve kamera kayıtları birlikte incelenerek belirlenmelidir.
Kusur Oranının Maddi Tazminata Etkisi
Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi hâkime, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini belirlerken durumun gereklerini ve özellikle kusurun ağırlığını gözetme görevi verir. Aynı Kanun’un 52. maddesine göre zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir; şartları varsa tamamen kaldırabilir. 2
Örneğin toplam maddi zararın 1.000.000 TL ve yayanın kazanın meydana gelmesindeki kusurunun yüzde 30 olduğu kabul edilirse, diğer şartlar değişmediği takdirde hesaplanan tazminatta bu oran dikkate alınır. Ancak kusur indirimi, zarar hesabından farklı bir aşamadır. Önce geçici veya sürekli iş göremezlik, kazanç kaybı, bakıcı gideri ya da destekten yoksun kalma zararı belirlenir; ardından kusur oranı ve yapılması gereken diğer indirimler uygulanır.
Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarının belirlenmesinde KTK’nın 90. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri birlikte gözetilmelidir. Anayasa Mahkemesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminat hesabını doğrudan ve değişken nitelikteki idari düzenlemelere bağlayan hükümlerin hak sahiplerinin gerçek zararının karşılanmasını engelleyebileceğine dikkat çekmiştir. 3
Yayanın ölümü hâlinde, ölenin kusuru destekten yoksun kalanların tazminatına da yansıyabilir. Çünkü destekten yoksun kalma talebi bağımsız bir zarar niteliğinde olsa da destek kişinin kazanın oluşumuna katkısı, sorumluların ödeyeceği tutarın belirlenmesinde dikkate alınır.
Manevi Tazminat ve Kusur
Manevi tazminat matematiksel bir zarar hesabı değildir. Yaralanmanın ağırlığı, kalıcı etkiler, tarafların kusur durumu ve olayın özellikleri birlikte değerlendirilir. Yayanın kusurlu olması manevi tazminatı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; fakat hükmedilecek tutarın takdirinde etkili olabilir. Anayasa Mahkemesi de trafik kazasından doğan manevi zararların değerlendirilmesinde kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının etkili biçimde gözetilmesi gerektiğini belirtmektedir. 4
Kusur Raporunun ve Sigorta Sürecinin Değerlendirilmesi
Kaza tespit tutanağındaki kusur açıklaması önemli bir delildir; ancak hukuk hâkimini tek başına bağlayan kesin bir hüküm değildir. Ceza dosyasındaki değerlendirme, bilirkişi raporu, keşif, kamera görüntüleri ve tanık anlatımları arasında çelişki varsa mahkeme bu çelişkiyi gidermeli ve denetlenebilir bir gerekçe kurmalıdır. Kusur raporu yalnızca oran bildirmemeli; her tarafın hangi trafik kuralını nasıl ihlal ettiğini ve bu ihlalin kazaya etkisini açıklamalıdır.
Anayasa Mahkemesinin Celal Kurnaz kararına konu yargılamada da kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesinden sonra aktüerya hesabının bu oranlar dikkate alınarak yapıldığı görülmektedir. Bu yaklaşım, kusur tespiti ile zarar hesabının birbirinden ayrı fakat bağlantılı iki teknik aşama olduğunu göstermektedir. 4
Trafik kazalarında sigorta süreci yalnızca bir başvurunun yapılmasından ibaret değildir. Kusur belgelerinin, sağlık kayıtlarının, gelir ve çalışma durumunu gösteren evrakın ve zararın kapsamını ortaya koyan diğer delillerin birbiriyle uyumlu biçimde değerlendirilmesi gerekir. Eksik belge, hatalı zarar hesabı veya kusur oranının yeterince incelenmemesi, zarar görenin talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle özellikle bedensel zarar, sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma taleplerinde sigorta hukuku alanında çalışan bir hukukçudan destek alınması yararlı olabilir.
Hukuki Değerlendirmemiz
Yayanın korunmaya daha fazla ihtiyaç duyan bir trafik unsuru olması, sürücülerden yüksek dikkat beklenmesini haklı kılar. Özellikle yaya geçitlerinde ilk geçiş hakkını görmezden gelen veya yol koşullarına göre hızını azaltmayan sürücülerin sorumluluğu, yalnızca yayanın da bir kural ihlali bulunduğu gerekçesiyle tali hâle getirilemez. 1
Buna karşılık yayanın kusurunu baştan etkisiz kabul etmek de Türk Borçlar Kanunu’nun 51 ve 52. maddeleriyle bağdaşmaz. 2 Kanaatimizce adil çözüm, taraf sıfatına göre otomatik kusur dağıtmak değil; kazayı önleme imkânlarını ve her ihlalin sonuç üzerindeki gerçek etkisini somut delillerle belirlemektir. Gerekçesiz veya yalnızca yüzde oranı bildiren kusur raporlarına dayanılması, hukuki güvenlik ve denetlenebilir karar ilkeleri bakımından eleştiriye açıktır.
Yayanın davranışı kazanın tek ve belirleyici nedeni değilse, salt trafik kuralı ihlali tazminat talebinin bütünüyle reddedilmesine yol açmamalıdır. Tehlike sorumluluğu ile zarar görenin ortak kusuru arasında, gerçek zararın mümkün olduğunca karşılanmasını ve hiç kimsenin kendi kusurunun sonuçlarını karşı tarafa yüklememesini sağlayan ölçülü bir denge kurulmalıdır. 1 2 3
Trafik kazasından doğan sigorta ve tazminat taleplerinde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi, kusur durumunun yanı sıra zararın doğru hesaplanmasına ve başvuru belgelerinin olayın özelliklerine göre hazırlanmasına bağlıdır. MELSA Legal, trafik kazalarından kaynaklanan sigorta ve tazminat süreçlerinin hukuki yönden değerlendirilmesi konusunda hizmet sunmaktadır. Somut olayın belgeleri incelenerek talebin kapsamı ve izlenebilecek hukuki yollar hakkında bilgi alabilirsiniz.
**Genel Bilgilendirme Notu:** Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Kusur ve tazminat hesabı, her kazanın delilleri ve tarafların hukuki sıfatları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2026 Trafik Mevzuatı Bağlantıları ↗Resmî kurum mevzuat sayfası – Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı · 27.02.2026 tarihli mevzuat güncellemeleri dâhil · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ↗Resmî mevzuat metni – Adalet Bakanlığı · 11.01.2011; erişimdeki konsolide metin · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
- Anayasa Mahkemesi E.2021/82, K.2022/167 Sayılı Kararı ↗Anayasa Mahkemesi norm denetimi kararı · 29.12.2022 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
- Anayasa Mahkemesi Celal Kurnaz Başvurusu, B. No: 2019/17811 ↗Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararı · Karar tarihi: 02.05.2024 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
Bu yayını paylaşın
Profil ve diğer yayınlar →