ANAYASA HUKUKU VE SİYASİ PARTİLER HUKUKU

Yeni Parti, Özgür Özel ve CHP Kurultayındaki Mutlak Butlan Süreci: Hukuki Bakış ve Eleştiriler

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı, yalnızca bir parti içi seçim uyuşmazlığı olmaktan çıkarak siyasi parti özgürlüğü, parti içi demokrasi ve yargısal müdahalenin sınırları bakımından önemli bir anayasa hukuku tartışmasına dönüştü. Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti’nin kurulması ise uyuşmazlığı sona erdirmedi; hukuki süreç Yargıtay önünde devam ederken Türkiye’nin parlamenter dengelerini değiştiren yeni bir siyasi sonuç doğurdu.

Yeni Parti, Özgür Özel ve CHP Kurultayındaki Mutlak Butlan Süreci: Hukuki Bakış ve Eleştiriler başlıklı yayının kapak görseli

Doğrulanmış Olgular

Cumhuriyet Halk Partisinin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel genel başkan seçildi. Kurultay delegelerinin iradelerinin para, iş veya adaylık vaadi gibi menfaatlerle etkilendiği iddiaları üzerine hem ceza soruşturması ve kovuşturması yürütüldü hem de kurultayın iptali amacıyla hukuk davaları açıldı. Bu iddialar henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle doğrulanmış değildir; ceza yargılaması devam etmektedir. Bu nedenle kurultayda suç işlendiği veya belirli kişilerin suçlu olduğu yönünde kesin bir ifade kullanılması masumiyet karinesiyle bağdaşmaz. 3 7

Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, 24 Ekim 2025 tarihli kararında sonraki kurultayların yapılması nedeniyle bazı talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi ise 21 Mayıs 2026 tarihli, E.2026/32 ve K.2026/658 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdı. Daire, 38. Olağan Kurultay’ın mutlak butlanla sakatlandığını tespit ederek kurultayın yapıldığı tarihten itibaren iptaline, bu tarihten sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan kararların da iptaline karar verdi. Ayrıca Özgür Özel ve ilgili parti organları tedbiren görevden uzaklaştırılırken Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının karar kesinleşinceye kadar görevi üstlenmesine hükmedildi. 3

Yüksek Seçim Kurulu, 22 Mayıs 2026 tarihli ve 2026/246 sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi kararını denetleme veya hükümsüz kılma talebini reddetti. YSK kararında siyasi parti kongrelerindeki organ seçimlerinin seçim günü ve seçim sonrası işlemleri bakımından ilçe seçim kurulu başkanının görevli olduğu; buna karşılık seçim öncesindeki olaylara, kongrenin bütününe ve kongre kararlarının hükümsüzlüğüne ilişkin uyuşmazlıkların adli yargıda görülebileceği yönünde bir ayrım yaptı. YSK ayrıca hukuk mahkemesi kararlarının temyiz merciinin Yargıtay olduğunu açıkça belirtti. 2

Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş ve dosya Temmuz 2026’da Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ulaşmıştır. 2 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla açık kaynaklarda yayımlanmış bir Yargıtay kararı bulunmadığından mutlak butlan hükmü henüz kesinleşmiş değildir. 6

Bu süreç devam ederken Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti kurulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti sicilinde partinin kuruluş tarihi 24 Temmuz 2026, genel başkanı ise Özgür Özel olarak kayıtlıdır. TBMM’nin güncel sandalye dağılımında Yeni Parti 91, CHP ise 44 milletvekiliyle gösterilmektedir. Böylece Yeni Parti, Mecliste sandalye sayısı bakımından ikinci büyük siyasi parti konumuna gelmiştir. 4 5

Mutlak Butlan Kavramı ve Siyasi Parti Kurultayları

Mutlak butlan, bir hukuki işlemin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya işlemin temel geçerlilik şartlarına ağır biçimde aykırı olması nedeniyle başlangıçtan itibaren hüküm doğurmaması sonucunu ifade eder. Ancak siyasi parti kurultayları bakımından mutlak butlanın kapsamını, şartlarını ve sonuçlarını ayrıntılı biçimde düzenleyen açık ve özel bir hüküm Siyasi Partiler Kanunu’nda yer almamaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesi, kararını Anayasa’nın 69. maddesinde güvence altına alınan parti içi demokrasi ilkesine; 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun siyasi parti organlarının seçiminin demokrasi esaslarına uygun olmasını öngören 4. ve 93. maddelerine; Türk Medeni Kanunu’nun genel hükümlerine ve Türk Borçlar Kanunu’nun kesin hükümsüzlüğe ilişkin 27. maddesine dayandırmıştır. Mahkeme, ceza ve hukuk dosyalarındaki ifadeler, kurum yazışmaları, raporlar ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde kurultayın emredici hükümlere aykırı hâle geldiği sonucuna varmıştır. 3

Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesi, Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanunu’nun siyasi partilere aykırı düşmeyen hükümlerinin siyasi partiler hakkında da uygulanmasına imkân tanımaktadır. Anayasa Mahkemesi de siyasi partilerin büyük kongrelerini zamanında toplamaması gibi konularda bu atıf hükmünü uygulamıştır. Dolayısıyla özel hukuk hükümlerinin siyasi partilere hiçbir biçimde uygulanamayacağı ileri sürülemez. Bununla birlikte, bu hükümlerin siyasi partilerin anayasal konumu ve demokratik temsil işlevi dikkate alınmadan mekanik biçimde uygulanması da doğru değildir. 8

Görev Tartışması: Seçim Kurulları mı, Adli Yargı mı?

Mutlak butlan kararına yöneltilen temel itirazlardan biri, siyasi parti kurultaylarının hâkim gözetiminde yapılması nedeniyle hukuk mahkemelerinin kurultay sonuçlarını geçersiz kılamayacağı görüşüdür. Anayasa’nın 79. maddesi seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılmasını ve YSK kararlarına karşı başka bir mercie başvurulamamasını öngörmektedir. 1

Bununla birlikte YSK’nın doğrudan bu uyuşmazlık üzerine verdiği 2026/246 sayılı karar, daha sınırlı ve ayrıntılı bir görev ayrımı benimsemiştir. YSK’ya göre seçim kurulu hâkiminin yetkisi, siyasi parti kongresindeki organ seçiminin yürütülmesi, sandık işlemleri, tutanaklar ve seçim sonucunu etkileyebilecek seçim günü usulsüzlükleriyle sınırlıdır. Seçim öncesi menfaat sağlama, irade fesadı ve kongrenin bütününün hükümsüzlüğü gibi maddi hukuk incelemesi gerektiren iddialar ise adli yargının görev alanında kalabilir. 2

Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararını yalnızca “hukuk mahkemeleri kesinlikle görevsizdir” gerekçesiyle eleştirmek, YSK’nın güncel yaklaşımı karşısında yeterli değildir. Asıl tartışılması gereken hususlar; mutlak butlan için gereken ispat düzeyinin sağlanıp sağlanmadığı, iddia edilen fiillerle seçim sonucu arasında somut bir nedensellik kurulup kurulmadığı ve verilen hukuki sonucun ölçülü olup olmadığıdır.

Masumiyet Karinesi ve İspat Sorunu

Hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkûmiyet kararını her durumda beklemek zorunda değildir. Hukuk yargılaması kendi delil değerlendirmesini yapabilir. Bu husus, mutlak butlan kararını savunan görüşün en güçlü hukuki dayanaklarından biridir. Parti içi seçim iradesinin menfaat karşılığında değiştirilmesi gerçekten ispatlanmışsa hukuk düzeninin bunu koruması beklenemez.

Buna karşılık, bir siyasi partinin genel başkanını ve seçilmiş merkez organlarını görevden uzaklaştıran; sonraki bütün kurultayları geçmişe etkili biçimde ortadan kaldıran bir kararın olağan bir özel hukuk uyuşmazlığından çok daha ağır sonuçları vardır. Böyle bir sonuç için soruşturma veya iddianame bulunması tek başına yeterli sayılamaz. Hangi delegenin iradesinin hangi hukuka aykırı fiille etkilendiği, bu etkinin seçim sonucunu değiştirecek ağırlığa ulaşıp ulaşmadığı ve delillerin karşılıklı olarak nasıl değerlendirildiği açıkça gösterilmelidir.

Ceza davasının hâlen devam etmesi, Bölge Adliye Mahkemesinin delil değerlendirmesini kendiliğinden geçersiz kılmaz. Ancak kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığı gerçeği, gerekçenin daha sıkı, bireyselleştirilmiş ve denetlenebilir olmasını zorunlu kılar. Aksi yaklaşım, henüz yargılanmakta olan iddiaların fiilen kesinleşmiş olgu gibi siyasi sonuç üretmesine neden olur ve masumiyet karinesi bakımından ciddi bir sorun doğurur. 3 7

Sonraki Kurultayların İptali ve Eski Yönetimin Göreve Dönmesi

Kararın en tartışmalı sonucu, yalnızca 38. Olağan Kurultay’ın değil, bu tarihten sonra yapılan bütün olağan ve olağanüstü kurultayların da geçersiz sayılmasıdır. Mahkemenin yaklaşımına göre başlangıçtaki yönetim hukuken geçerli değilse bu yönetimin aldığı sonraki kurultay kararları da geçerli olamaz. Bu görüş, kesin hükümsüzlüğün geçmişe etkili sonuç doğurması esasına dayanmaktadır. 3

Karşı görüş ise sonraki kurultaylarda farklı delegelerin oy kullanmış olabileceğini, değişen parti iradesinin bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ve her sonraki işlemin otomatik olarak ilk sakatlığın sonucu sayılamayacağını savunmaktadır. Özellikle parti üyelerinin güncel iradesini yansıtan yeni bir kurultayın hiçbir ayrı inceleme yapılmadan hükümsüz sayılması, parti içi demokrasi ve hukuki güvenlik bakımından eleştiriye açıktır.

Aynı sorun eski yönetimin göreve döndürülmesinde de ortaya çıkmaktadır. Hukuken önceki duruma dönüş, butlanın klasik sonucu olarak savunulabilir. Ancak aradan geçen süre, parti örgütünün değişen yapısı ve sonraki siyasi gelişmeler dikkate alındığında eski organların belirsiz bir süreyle görevlendirilmesi demokratik meşruiyet tartışmasını çözmemekte, yalnızca tarafını değiştirmektedir. Daha sınırlı bir çağrı heyeti oluşturulması ve kısa sürede yenilenecek kurultayın güvence altına alınması, siyasi parti özerkliğine daha az müdahale eden bir çözüm olabilirdi.

Yeni Parti’nin Kurulmasının Hukuki Anlamı

Anayasa’nın 68. maddesi vatandaşların önceden izin almadan siyasi parti kurma, siyasi partilere girme ve partilerden ayrılma hakkını güvence altına almaktadır. Yeni Parti’nin kurulması bu hakkın kullanılmasıdır ve CHP kurultayına ilişkin davanın sonucundan bağımsız bir tüzel kişilik meydana getirmiştir. 1 4

Yeni Parti’nin kurulmuş olması, CHP kurultayındaki usulsüzlük iddialarını ortadan kaldırmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararını da hukuken doğrulamaz. Aynı şekilde Yargıtay’ın ileride kararı bozması, Yeni Parti’nin tüzel kişiliğini kendiliğinden sona erdirmeyecektir. CHP’deki yargısal sürecin sonucu ile Yeni Parti’nin hukuki varlığı birbirinden ayrılmalıdır.

Bununla birlikte 91 milletvekilinin Yeni Parti çatısı altında yer alması, yargı kararının siyasi temsil alanında ne kadar geniş bir sonuç doğurduğunu göstermektedir. Bir parti kurultayına ilişkin geçici ve kesinleşmemiş yargısal durumun Meclisteki ana muhalefet yapısını değiştirebilmesi, bu tür uyuşmazlıklarda süratli, açık ve öngörülebilir bir yargılamanın önemini artırmaktadır. 5 6

Hukuki Değerlendirmemiz

MELSA Legal olarak, siyasi parti kurultaylarında delegelerin iradesinin para, makam veya başka menfaatlerle etkilenmesine ilişkin ciddi iddiaların yargı denetimi dışında bırakılamayacağı kanaatindeyiz. Parti özerkliği, hukuka aykırı yöntemlerin korunması anlamına gelmez. Anayasa’nın 69. maddesindeki parti içi demokrasi ilkesi, gerçek ve özgür bir delege iradesini gerekli kılar. 1 3

Buna karşılık mutlak butlan, siyasi temsil düzenini geçmişe etkili biçimde değiştiren istisnai ve son derece ağır bir yaptırımdır. Bu yaptırımın uygulanması için genel nitelikli iddialar, devam eden ceza dosyaları veya soruşturma belgelerine atıfla yetinilmemeli; somut fiiller, etkilenen delegeler, seçim sonucuna olan etki ve nedensellik bağı ayrıntılı şekilde ortaya konulmalıdır. Kesinleşmiş ceza hükmü bulunmayan bir aşamada seçilmiş parti organlarının görevden uzaklaştırılması ve sonraki bütün kurultayların topluca hükümsüz sayılması, gerekçenin yeterliliği ve ölçülülük yönünden eleştiriye açıktır. 3 7

YSK’nın 2026/246 sayılı kararı karşısında adli yargının hiçbir yetkisi bulunmadığı görüşünü isabetli bulmuyoruz. Bununla birlikte adli yargının yetkili olması, siyasi parti iradesine müdahalenin sınırsız olduğu anlamına gelmez. Eski yönetimin süresi belirsiz biçimde yeniden görevlendirilmesi yerine tarafsız bir geçiş mekanizmasıyla en kısa sürede yeni ve denetlenebilir bir kurultaya gidilmesi, parti içi demokrasiye ve ölçülülük ilkesine daha uygun olurdu. 2

Yeni Parti’nin kurulması anayasal siyasi örgütlenme hakkının meşru bir kullanımıdır. Ancak ortaya çıkan tablo, yargısal süreçlerin belirsiz ve uzun sürmesinin siyasal sistemi nasıl fiilen yeniden şekillendirebildiğini de göstermektedir. Hukuk devletinin görevi siyaseti yeniden tasarlamak değil; özgür siyasi rekabetin dürüst, öngörülebilir ve eşit kurallar içinde işlemesini güvence altına almaktır. Bu nedenle Yargıtay incelemesinde yalnızca kurultaydaki iddiaların değil, verilen yaptırımın kapsamı, sonraki kurultayların bağımsızlığı, eski yönetimin göreve dönüşünün hukuki temeli ve daha hafif bir müdahale imkânının bulunup bulunmadığı da ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. 1 2 6

**Genel bilgilendirme notu:** Bu çalışma 2 Ağustos 2026 tarihindeki açık kaynaklara göre hazırlanmıştır. Devam eden hukuk ve ceza yargılamalarının sonucu ile siyasi parti ve milletvekili kayıtları yayın öncesinde yeniden kontrol edilmelidir.

Kaynaklar

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası – 68, 69 ve 79. MaddelerResmî mevzuat – Anayasa Mahkemesi · Yürürlükteki anayasa metni; erişilen sürüm 2026 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  2. Yüksek Seçim Kurulu Kararı No. 2026/246Resmî yargı/seçim kurulu kararı · 22.05.2026 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi E.2026/32, K.2026/658 Karar MetniYargı kararı metninin basın kuruluşunda yayımlanan kopyası · 21.05.2026 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Parti Sicili – Yeni PartiResmî siyasi parti sicili · Kuruluş kaydı: 24.07.2026 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  5. TBMM 28. Dönem Milletvekilleri Sandalye DağılımıResmî parlamento kaydı · Ağustos 2026 itibarıyla güncel sayfa · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  6. CHP Mutlak Butlan Dosyası Yargıtay’a UlaştıBağımsız güncel haber kaynağı · 20.07.2026 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  7. CHP Kurultayı Ceza Davasının 16 Eylül 2026’ya Ertelenmesiİkincil haber kaynağı – duruşma tarihi bilgisi · 01.07.2026 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑
  8. Anayasa Mahkemesi, Siyasi Parti Kararı E.2020/4, K.2020/4Resmî Anayasa Mahkemesi siyasi parti kararı · 2020 · Erişim 02.08.2026Metne dön ↑

Bu yayını paylaşın

Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylar, kendi belge ve koşulları içinde değerlendirilmelidir.