KARAR METNİ
Derlemedeki karar metni
ÖZET: Suça konu lisanssız yazılımların yüklü olduğu bilgisayar kasalarının, TCK’nın 54/1. maddesi anlamında kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanıldığına dair herhangi bir tespitin bulunmaması ve bilgisayar kasalarının donanım olarak suçtan meydana gelen veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşya olmadıkları gibi TCK’nın 54/4. maddesi kapsamında üretimi, bulundurulması, kullanılması,
taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya niteliğinde de olmaması nedeniyle, Yerel Mahkemenin bilgisayar kasalarının sanığa iadesine ilişkin hükmü isabetli ise de bilgisayar kasalarında bulunan programların lisanssız ve yasal olmayan yollardan çoğaltılan kopya eser niteliğinde bulunmaları karşısında, yüklü bulunan suça konu bu programların silinmesinin ardından bilgisayar kasalarının sanığa iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı suçun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulü halinde, suç unsuru materyaller barındırdığı tespit edilen bilgisayar kasalarının iadesine ilişkin kararın isabetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konularının ayrı ayrı değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır. ... Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle, suç unsuru materyaller barındırdığı tespit edilen bilgisayar kasalarının iadesine ilişkin kararın isabetli olup olmadığının değerlendirilmesine gelince; İncelenen dosya kapsamından; Katılan vekilinin, K. Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 21.03.2007 tarihli dilekçesi ile; İ. Caddesi B. İş Merkezi No: 47/C K. adresinde bulunan A.-N. Bilgisayar isimli iş yerinde, müvekkili olan firmaya ait bilgisayar programlarının lisanssız çoğaltıldığı ve ticari amaçla satışının yapıldığını öğrenmeleri üzerine müşteri sıfatıyla iş yerine gittiklerini, burada toplama tabir edilen OEM bilgisayar kasaları bulunduğunu gördüklerini, müvekkili olan firmaya ait bilgisayar programlarının lisanssız ve izinsiz olarak yüklendiği bilgisayar ve parçalarının satışı konusunda anlaşmaya vararak kapora verdiklerini, sanığın adının yazdığı firmaya ait arkasında “50 TL alındı” yazan kartvizit ile alım satımı konusunda anlaştıkları bilgisayar ve parçalarının adet, marka ve özelliklerini gösterir listeyi aldıklarını belirterek şikâyetlerine konu duruma ilişkin delillerin tespiti ile suç delillerine el konulmasını, ilgililer hakkında kamu davası açılmasını talep ettiği, 22.03.2007 tarihli arama ve el koyma tutanağına göre; K. Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, K. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan 22.03.2007 tarihli ve … sayılı iş yeri ve bilgisayar kütükleri üzerinde arama yapılması kararı doğrultusunda adı geçen iş yerine bilirkişi ile birlikte gelindiği, sanık T. A.’nın iş yerinde olduğu görülerek durumun kendisine izah edildiği, yapılan arama ve inceleme sonucunda, iş yerinde bulunan Everest ve Asus marka, seri numarası bulunmayan bilgisayar kasalarında Microsoft Windows XP Professional ve Microsoft Office 2003 programlarının yüklü olduğunun ve lisanslarının bulunmadığının tespit edildiği, sanığın da programların lisans etiketlerinin olmadığını beyan ettiği, suç unsuru içerdiği tespit edilen iki adet bilgisayar kasasına el konulduğu, Microsoft Windows XP Professional, Microsoft Office XP Professional ve Microsoft Office 2000 Professional eserlerinin Microsoft Corporation adına tescilli olduğuna dair hak sahipliğini gösterir tercüme evrakının dosyada mevcut olduğu, Katılan vekilinin şikâyet dilekçesinde, sanığın adının yazdığı firmaya ait arkasında “50 TL alındı” yazan kartvizit ile alım satımı konusunda anlaştıkları bilgisayar ve parçalarının adet, marka ve özelliklerini gösterir listenin ekli olduğu, bu liste içerisinde bilgisayar kasasına işaret eden “Everest 603A Midi Tover Neon Işık USB Airduct” ibaresinin de bulunduğu, Bilgisayar Programcısı tarafından düzenlenen 05.04.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre; bir adet eski, bir adet yakın zamanda satışa sunulmuş veya satın alınmış bilgisayar kasalarının olduğu, iki adet bilgisayar kasası içerisinde Microsoft Corporation tarafından üretilmiş Windows XP Professional ve Office 2003 Professional programlarının bulunduğu, bulunan programların lisanslı olarak satın alınıp yüklenmesi gerektiği hâlde, lisans numarasını gösteren herhangi bir etikete rastlanılmadığı, lisans etiketlerinin yapıştırılmamış olabileceği, ürün kodlarını gösterir etiketlerin ibrazı durumunda ürünlerin lisanslı olarak kabul edilmesi gerektiği, bilgisayarlar ve CD’lerdeki programların tamamının 5846 sayılı Kanun kapsamında korunan bilgisayar programları olduğu, bu programların lisanssız olarak birden fazla bilgisayara yüklenmesinin ticari amaç taşıyacağı, Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 09.07.2007 tarihli rapora göre ise; Everest marka bilgisayarda sistem kurulum zamanının 30.01.2007 saat 03.19.40; Asus marka bilgisayarda sistem kurulum zamanının 07.08.2006 saat 14.49.52 olduğu, Everest marka bilgisayarda şahsi hiçbir bilgi bulunmadığı, oyun ve
müzik programlarının bulunduğu, Asus marka bilgisayarda ise A.-N. Bilgisayar firması tarafından başka bir firmaya gönderilen fiyat teklif mektubu ve satılık Palio isimli bir dosyanın yer aldığı, programların aynı lisans numarası ile yüklenmediği, lisanssız olarak birden fazla bilgisayara yükleme yapılmaması sebebi ile eylemin ticari amaç taşımayacağı, Sanık tarafından dosyaya ibraz edilen iki adet teknik servis formları incelendiğinde; A.-N. Bilgisayar ibareli, müşteri bilgileri kısımlarında M. E., tarih kısmında 15.03.2007, arıza tanımı kısmında “CDRW takılacak, ses kartı yüklenecek”, teslim alınan cihaz kısmında kasa ibareleri yazılı, teslim alan kısmında S. E. isim ve imzası bulunan ve müşteri bilgileri kısımlarında İ. Ö., tarih kısmında 18.03.2007, arıza tanımı kısmında “512 MB DDRR Twinmos RAM takılacak, Datron ADSL modem tanıtılacak”, teslim alınan cihaz kısmında kasa ibareleri yazılı, teslim alan kısmında S. Erdem isim ve imzası bulunan, yapılan çalışma kısmında “512 RAM takıldı. Modem tanıtıldı. Test edildi OK”, işlem bedeli 130 TL ibarelerinin yazılı olduklarının, her iki evrakta “Servise gelen bilgisayarlardaki yüklü olan programların lisans sorumluluğu bilgisayar sahibine aittir. Firmamızın sorumluluğu yoktur” kaşesinin basılı olduğu, Anlaşılmaktadır. Tanıklar İ. Ö. ve M. E.; A.-N. Bilgisayar isimli iş yeri ile bir alakalarının olmadığını, iş yerinin arkadaşları olan sanığa ait olduğunu, olayı sanıktan öğrendiklerini, bilgisayar kasalarının kendilerine ait olmadığını, kime ait olduklarını da bilmediklerini beyan etmişlerdir. Sanık T. A.; A.-N. Bilgisayar isimli iş yerinin sahibi olduğunu, iş yerinde bilgisayar ve parçaları satışı ile teknik servis hizmeti verildiğini, ele geçirilen Everest ve Asus marka bilgisayar kasalarının kendisine ait olmadıklarını, Asus marka bilgisayar kasasının 15.03.2007 tarihinde M. E., Everest marka olan bilgisayar kasasının ise 18.03.2007 tarihinde İ. Ö. tarafından parça takılmak üzere iş yerine bırakıldığını, işlemlerinin bitmesi sonrasında sahipleri tarafından alınmak üzere iş yerinde bulundukları sırada yapılan arama sonucunda el konulduğunu, bilgisayar kasalarının tamir için teslim alındığına dair teknik servis belgesinin bulunduğunu ve bir suretini dosyaya ibraz ettiğini, bilgisayar kasalarında tespit edilen Windows XP ve Office 2003 programlarının kendisi tarafından yüklenmediğini, sahipleri tarafından yüklü şekilde teslim edildiğini, bu nedenle lisans ile ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığını, bilgisayarların sahipleri olan kişilerin ceza alacakları korkusu ile aleyhinde ifade verdiklerini savunmuştur. Konumuzla ilgisi bakımından müsadereyi düzenleyen hükümlerin incelenmesi gerekmektedir. Müsadere, 5237 sayılı TCK’nın “Genel Hükümler” başlıklı birinci kitabının, “Yaptırımlar” başlıklı üçüncü kısmının, “Güvenlik Tedbirleri” başlıklı ikinci bölümünün “Eşya müsaderesi” başlıklı 54 ve “Kazanç müsaderesi” başlıklı 55. maddelerinde düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın konusunu oluşturan “Eşya müsaderesi” başlıklı 54. maddesi suç ve hüküm tarihinde; “(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkânsız kılınması hâlinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir. (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur” şeklindedir. Müsadere, bir şeyin mülkiyetinin devlete geçmesi sonucunu doğurmakta olup, 5237 sayılı TCK’da müsadere bir güvenlik tedbiri olarak kabul edilmiştir. Anılan Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasına göre, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşya, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak şartıyla müsadere edilir. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanmış olan eşya ise, suçun icra hareketlerine henüz başlanmamış ise, sadece bu nedenle müsadere edilemeyecek, ancak niteliği itibarıyla kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda eşyanın müsaderesine hükmedilecektir.
Kural olarak müsadereye hükmedilmesi için kasıtlı bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin mutlaka cezaya mahkûm edilmesi gerekmemektedir. Örneğin suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın, bunu kullanan fail akıl hastası olması nedeniyle cezalandırılamasa dahi müsaderesine hükmedilebilecektir. Üçüncü fıkrada, müsaderede orantılılık kuralı kabul edilmiş olup, buna göre, suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağının ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağının anlaşıldığı durumlarda, eşyanın müsaderesine hükmedilmeyebilecektir. Maddenin dördüncü fıkrasına göre, üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın, eylem suç oluşturmasa dahi her hâlde müsaderesine hükmolunacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Katılan vekilinin, sanığın sahibi olduğu A.-N. Bilgisayar isimli iş yerinde lisansı müvekkiline ait olan bilgisayar programlarının izinsiz olarak çoğaltılıp ticari amaçla satışının yapıldığını bildirmesi üzerine başlayan soruşturmada, yapılan arama sonucu sanığa ait iş yerinde bulunup el konulan bilgisayar kasalarında lisansı katılan firmaya ait Microsoft Windows XP Professional ve Microsoft Office 2003 programlarının yüklü olduğunun ve bu programların lisanslarının bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği olayda; suça konu lisanssız yazılımların yüklü olduğu bilgisayar kasalarının, TCK’nın 54. maddesinin 1. fıkrası anlamında kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanıldığına dair herhangi bir tespitin bulunmaması ve bilgisayar kasalarının donanım olarak suçtan meydana gelen veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşya olmadıkları gibi TCK’nın 54. maddesinin 4. fıkrası kapsamında üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya niteliğinde de olmaması nedeniyle, Yerel Mahkemenin bilgisayar kasalarının sanığa iadesine ilişkin hükmü isabetli ise de; bilgisayar kasalarında bulunan programların lisanssız ve yasal olmayan yollardan çoğaltılan kopya eser niteliğinde bulunmaları karşısında, yüklü bulunan suça konu bu programların silinmesinin ardından bilgisayar kasalarının sanığa iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir. (CGK, 08.05.2018 tarihli ve 368-202 sayılı)