Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Sanıkların Maliyeye ıslak imzalı olarak gönderdikleri ödeme listelerinin gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesi, gerçeğe aykırı şekilde düzenlenip sanık K.’nin e-posta

Ceza HukukuE. 2017/1065K. 2017/2724.01.2017Ret

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Sanıkların Maliyeye ıslak imzalı olarak gönderdikleri ödeme listelerinin gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesi, gerçeğe aykırı şekilde düzenlenip sanık K.’nin e-posta adresinden bankaya gönderilen ödeme listelerinin ise elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle resmi belge niteliğinin bulunmaması karşısında, sanıklara atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşmadığının, yine gerçeğe aykırı olarak düzenlenen ödeme listelerinin elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle bu belgelerin gerçeğe uygun şekilde düzenlenerek Maliyeye gönderilen ödeme listelerinin içeriğini sahteleştirecek nitelikte bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Sanıklar Y.M., F.K. ve Ü.Ü. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümleri temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar D.Ü. ve K.U. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Sanıkların Maliyeye ıslak imzalı olarak gönderdikleri ödeme listelerinin gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesi, gerçeğe aykırı şekilde düzenlenip sanık K.’nin e-posta adresinden bankaya gönderilen ödeme listelerinin ise elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle resmi belge niteliğinin bulunmaması karşısında, sanıklara atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşmadığının, yine gerçeğe aykırı olarak düzenlenen ödeme listelerinin elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle bu belgelerin gerçeğe uygun şekilde düzenlenerek Maliyeye gönderilen ödeme listelerinin içeriğini sahteleştirecek nitelikte bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Sanıklar Y.M., F.K. ve Ü.Ü. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümleri temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar D.Ü. ve K.U. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından; Sanıkların, 2007-2010 yılları arasında M. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğündeki usta öğreticilerin muhasebe ile SGK iş ve işlemlerinin yapılmasından sorumlu kamu görevlileri oldukları, M. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile İş Bankası arasında gerçekleştirilen 17.05.2006 tarihli maaş ödeme protokolünde; a- Protokolün üç yıl süre ile geçerli olacağı, b- Kurumun maaş ve diğer ödeme bilgilerini elektronik ortam üzerinden ileteceği, c- Elektronik ortam tanımı içerisinde e-postanın da yer alacağı, d- Elektronik ortam veya listelerdeki hatalı bilgilerden veya sonradan yapılan kayıt değişiklerinden kurumun sorumlu olacağı, e- Bankanın; elektronik ortam veya listeleri, kurumun bildirdiği toplam ödeme tutarı ve personel sayısı açısından kontrol edeceği, Hususlarının kararlaştırıldığı, Sanıkların görevleri kapsamında düzenledikleri maaş ödeme listelerini öncelikle Maliyeye ıslak imzalı olarak gönderdikleri, bu listelerde herhangi bir usulsüzlük yapmadıkları, Maliyece bu listeler kontrol edildikten sonra M. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile maaş ödeme protokolü bulunan ilgili bankadaki havuz hesabına toplam ücretin yatırıldığı, yatırılan bu ücretin paylaştırılması sırasında sanıkların, gerçek hak sahiplerinden 1-2 Lira tutarında kesinti yapıp kendilerini ve sanık D.’nin kardeşi Ü.’yü hak sahibi olacak şekilde listeye eklemek suretiyle oluşturdukları sahte ödeme listelerini bankaya gönderdikleri, 2007 yılının ilk altı ayında bankaya ıslak imzalı olarak gönderildiği anlaşılan listelerin İş Bankasından istenildiğinde listelerin bulunamadığının bildirildiği, 2007 yılınının altıncı ayından itibaren ödeme listelerinin sanık K.U.’a ait U.-k.8@hotmail.com uzantılı e-posta adresinden bankaya gönderildiği ve bu elektronik postaya ait bilgisayar çıktılarının dosya içerisinde bulunduğu, 2007-2010 yılları arasında Maliyeye ıslak imzalı gönderilen tüm evrak asıllarının dosya içerisinde yer aldığı, Yerel Mahkemece “Sanıklar, 2007 yılının ilk 6 ayından sonra düzenledikleri listeleri e-mail yoluyla göndermiş olsalar da, görevleri gereği gönderdikleri ilgili banka tarafından bilinip bu e-mailler esas alınmak suretiyle işlem yapıldığından, e-maillerin de resmi belge gibi sonuç doğurması nedeniyle resmi belge mahiyetinde kabul edilmesinin gerektiği” gerekçesiyle, bankaya gönderilen e-postalar resmi belge niteliğinde kabul edilip sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, Anlaşılmaktadır. Resmi belgede sahtecilik suçu 5237 sayılı TCK’nın 204. maddesinde; “(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır” şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu suç, maddenin birinci fıkrasında seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmış olup, resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması durumunda suç oluşacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında, resmi belgede sahtecilik suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanarak daha ağır bir yaptırıma bağlanmış, maddenin üçüncü fıkrasında ise, suçun konusunu oluşturan resmi belgenin, Kanun’un hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan bir belge niteliğinde olması halinde cezanın yarı oranında artırılması hüküm altına alınmıştır. Uyuşmazlığın isabetli bir şekilde çözümlenebilmesi için elektronik imzasız olarak e-posta yoluyla gönderilen ödeme listelerinin, resmi belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturan “belge” niteliğinde kabul edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Elektronik belge, elektronik ortamda sayısal olarak kodlanmış bulunan elektronik verileri ifade etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesinde de uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik ortamdaki verilerin belge olduğu belirtilmiştir. Elektronik imza ise, fiziki ortamda bulunmayan dolayısıyla el yazısı ile imza atmanın fiilen imkânsız olduğu durumlarda, sanal (elektronik) ortamda bulunan belgenin doğruluğunu, bütünlüğünü koruyan ve beyan sahibinin bu belgenin içeriğini kabul edip onayladığını belirtmesine, diğer bir ifade ile imzalamasına imkân tanıyan bir teknik terim olup el yazısı ile imzanın elektronik ortamdaki karşılığıdır. Bu anlamda elektronik imza, ıslak imzanın istisnası olmayıp alternatifidir. E-imza sahibinin imza doğrulama verisinin ve kimlik bilgilerini birbirine bağlayan elektronik kayıt yani elektronik sertifikanın da yer almasıyla e-belge hukuken sonuç doğurmaya elverişli belge niteliğini kazanacaktır. (Belgelerde Sahtecilik Suçları, Kubilay Taşdemir, Ankara, 2013, s.294-295) Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanıkların görevleri kapsamında gerçeğe uygun şekilde düzenledikleri maaş ödeme listelerini ıslak imzalı olarak Maliyeye gönderdikleri, Maliyece listeler kontrol edildikten sonra personel ücretlerinin toplu olarak bankaya yatırılıp listelerin tekrar milli eğitim müdürlüğüne gönderildiği, bu listelerin aynı şekilde bankaya iletilmesi gerekirken sanıkların gerçek hak sahiplerinden 1-2 Lira tutarında kesinti yapıp kendilerini ve sanık D.’ı kardeşi Ü.’ı hak sahibi gösterecek şekilde listeye eklemek suretiyle gerçeğe aykırı şekilde oluşturdukları ödeme listelerini elektronik imza ile imzalamaksızın sanık K.U.’a ait e-posta adresinden bankaya gönderdikleri olayda; sanıkların Maliyeye ıslak imzalı olarak gönderdikleri ödeme listelerinin gerçeğe uygun şekilde düzenlenmesi, gerçeğe aykırı şekilde düzenlenip sanık K.U.’ın e-posta adresinden bankaya gönderilen ödeme listelerinin ise elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle resmi belge niteliğinin bulunmaması karşısında, sanıklara atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşmadığının, yine gerçeğe aykırı olarak düzenlenen ödeme listelerinin elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle bu belgelerin gerçeğe uygun şekilde düzenlenerek Maliyeye gönderilen ödeme listelerinin içeriğini sahteleştirecek nitelikte bulunmadığının kabulü gerekmektedir. ...320 (CGK, 24.01.2017 tarihli ve 1065-27 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026