Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Sanık ile maktulün yaklaşık yirmi beş yıldır evli oldukları, alkol alışkanlığı bulunan maktulün sarhoş olduğu zamanlarda sanığa ve çocuklarına şiddet uyguladığı, olay

Ceza HukukuE. 2018/424K. 2018/39904.10.2018Ret

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Sanık ile maktulün yaklaşık yirmi beş yıldır evli oldukları, alkol alışkanlığı bulunan maktulün sarhoş olduğu zamanlarda sanığa ve çocuklarına şiddet uyguladığı, olay günü saat 23.00 sıralarında alkollü olarak eve gelen maktulün, salonda alkol almaya devam ettiği ve pornografik içerikli film izlemeye başladığı, evde sanık ile maktulden başka kimsenin olmadığı, maktulün ilerleyen saatlerde yatak odasında yatmakta olan sanığın yanına giderek sanıkla cinsel ilişkiye girmek istediği, sanığın kabul etmemesi üzerine yatak odasında tartışma başladığı, tartışmanın bitmesinden sonra maktulün evin salonuna geçerek alkol almaya ve film izlemeye devam ettiği, sabaha karşı aldığı alkolün etkisiyle sızan maktulün bulunduğu odaya gelen sanığın, başörtüsünü maktulün boynuna birkaç kez dolayıp sıkıca bağlamak suretiyle maktulü boğarak öldürdüğü olayda; maktulün yaşı ve otopsi raporunda belirlenen üstün fiziki yapısı da göz önüne alındığında, sanığın iddia ettiği şekilde yaşamına ve cinsel bütünlüğüne yönelik sürmekte olan bir saldırı bulunmadığı gibi önceki tarihlerde vuku bulmuş saldırının o an için tekrarının da muhakkak olmadığı, bu itibarla sanık açısından meşru savunma şartlarının oluşmadığı, ancak sanığın, eşi maktulü yoğun tahrik altında kasten öldürdüğü kabul edilmelidir.

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Sanık ile maktulün yaklaşık yirmi beş yıldır evli oldukları, alkol alışkanlığı bulunan maktulün sarhoş olduğu zamanlarda sanığa ve çocuklarına şiddet uyguladığı, olay günü saat 23.00 sıralarında alkollü olarak eve gelen maktulün, salonda alkol almaya devam ettiği ve pornografik içerikli film izlemeye başladığı, evde sanık ile maktulden başka kimsenin olmadığı, maktulün ilerleyen saatlerde yatak odasında yatmakta olan sanığın yanına giderek sanıkla cinsel ilişkiye girmek istediği, sanığın kabul etmemesi üzerine yatak odasında tartışma başladığı, tartışmanın bitmesinden sonra maktulün evin salonuna geçerek alkol almaya ve film izlemeye devam ettiği, sabaha karşı aldığı alkolün etkisiyle sızan maktulün bulunduğu odaya gelen sanığın, başörtüsünü maktulün boynuna birkaç kez dolayıp sıkıca bağlamak suretiyle maktulü boğarak öldürdüğü olayda; maktulün yaşı ve otopsi raporunda belirlenen üstün fiziki yapısı da göz önüne alındığında, sanığın iddia ettiği şekilde yaşamına ve cinsel bütünlüğüne yönelik sürmekte olan bir saldırı bulunmadığı gibi önceki tarihlerde vuku bulmuş saldırının o an için tekrarının da muhakkak olmadığı, bu itibarla sanık açısından meşru savunma şartlarının oluşmadığı, ancak sanığın, eşi maktulü yoğun tahrik altında kasten öldürdüğü kabul edilmelidir.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemini meşru savunma şartları altında gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; 23.04.2011 tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında; E. ili, A. ilçesi, K. köyünde bir şahsın ölü olarak bulunduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiği, olayın meydana geldiği dört odalı, müstakil evin bahçesinde rastgele atılmış tencere, piknik tüpü, tabak, çatal ve kaşık bulunduğu, ev içerisinde soldaki odada başı kanepeye dayalı, diz üstü çökmüş pozisyonda, boynunda yazma bağlı, ağzı hafif açık, dili dişleri arasına sıkışmış, çıplak bir erkek cesedinin görüldüğü, cesedin yanında iki adet boş bira, bir adet boş rakı şişesi, kanepenin üzerinde içerisinde izmarit bulunan kül tablası, iki adet cep telefonu, çay bardağı, kısmen tüketilmiş peynir, cesedin yaklaşık bir metre solunda yerde üzerinde parmak izi bulunmayan bir adet meyve bıçağı bulunduğu, cesedin yer aldığı odanın dağınık olduğu, odada bulunan televizyona bağlı DVD oynatıcının güç ışığının yandığı, cihazda bulunan diskin pornografik film içerdiği, evin girişine göre sağda yer alan odanın dağınık, katlanmış halı ve yollukların yere devrilmiş, çarşaf, yorgan ve iki yastığın yatağın üzerinden kayarak yere düşmüş olduğunun ifade edildiği,

Kitabın diğer bölümlerindeki kararlarda haksız tahrike ilişkin hukuki açıklamalar bulunduğundan, tekrardan kaçınmak adına bu kararın yalnızca özetine yer verilmiştir.

Aynı tarihli ölü muayene ve otopsi raporunda; 180-185 cm boylarında, 75-80 kg ağırlığındaki erkek cesedinin boyun bölgesinde, boynu çepeçevre saran 3-5 cm kalınlığında telem izi, sağ küçük parmakta 0,2 cm uzunluğunda taze sıyrık, sol el küçük parmakta 0,2 cm, sağ ve sol ayakta 0,2 cm uzunluğunda iki adet kurutlu yara bulunduğu, boyundaki hyoid kemiğin sol boynuzunun orta hattından kırılmış olduğu, maktulün kanında 227 mg/dl etanol bulunduğu, maktulün elle ya da bağla boğmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu öldüğü bilgilerine yer verildiği, Sanık Z.D. hakkında A. Devlet Hastanesince düzenlenen 23.04.2011 tarihli raporda; şahsın boynunda ve sol bacağının arka kısmında hafif kızarıklık bulunduğunun belirtildiği, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinde yapılan sorgulamada; sanık ile maktulün 19.08.1985 tarihinde evlendikleri, olay tarihinde 22 yaşında olan A. ile 25 yaşında olan S. isimli iki çocuklarının bulunduğu, Maktulün, E. (Kapatılan) . . Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2008 tarihli ve ...-... sayılı kararı ile eşi sanık Z., kızı S., oğlu Y.’yi kasten yaralama suçundan, E. (Kapatılan) . . Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 tarihli ve ...-... sayılı kararı ile sanığı tehdit suçundan mahkûm edildiği, hapis cezalarına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, E... Aile Mahkemesinin 07.01.2008 tarih ve ...-... sayı ile maktul hakkında sanık ve çocuklarına yaklaşmaması, sözle ya da iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi yönünde koruma kararı verildiği, Anlaşılmaktadır. Tanık A.D.; maktulün babası olduğunu, gelini olan sanık Z.D.’nin, olay sabahı kendisini telefonla arayarak, evlerine çağırdığını, evin kapısında kendisini karşılayan sanığın, “Baba, oğlun yine çok alkol aldı, bana dayak attı, işkence yaptı, ben de Y’yi başörtümle boğdum.” dediğini, eve girdiğinde maktulü evin salonunda çıplak vaziyette gördüğünü, maktulün sanığa ve kendisine çok eziyet ettiğini, maktulün kendisini darbetmesi sonucu bir gözünün kör olduğunu, bu durum dayanılmaz bir hâl alınca muhtarlıkta yatıp kalkmaya başladığını, Tanık A.D.; maktulün oğlu olduğunu, olay sırasında evde bulunmadığını, sürekli alkol alan maktulün, kendilerini, sanığı ve kendi babasını dövdüğünü, bir günlerinin bile rahat geçmediğini, Tanık S.D.; maktulün kızı olduğunu, olay sırasında yüksek öğrenim gördüğü Ç.’de bulunduğunu, küçüklüklerinden beri kardeşi ile birlikte maktulün şiddetine maruz kaldıklarını, maktulün benzer şekilde eşi olan sanığa da sürekli eziyet ettiğini, dövdüğünü, boğmaya çalıştığını, maktulün sanığı başka erkelere satmaya kalkıştığını, Tanıklar M.Ö., S.Ş. ve H.Ş.; sanığın ve maktulün köyden komşuları olduklarını, maktulün çok alkol aldığını, sarhoş olduğunda köylüyü ve sanığı rahatsız ettiğini, tanık S. Ş. ayrıca; birkaç defa sanığı yüzü morarmış şekilde gördüğünü, Tanık M. Y.; maktulün oğlu A. ile sınıf arkadaşı olduğunu, evlerine zaman zaman gittiğinde sanığın yüzünü morarmış şekilde gördüğünü, yine misafir olarak evlerinde bulunduğu bir akşam, eve sarhoş gelen maktulün, sanığa saldırıp, boğazını sıktığını, “Seni satacağım, yürü gidiyoruz.” şeklinde sözler sarf ettiğini, Tanık K.B. ve A.M.; maktulün oğlu A. ile iş arkadaşı olduklarını, maktulden dayak yiyen sanığın zaman zaman iş yerine gelerek oğlunun yanına sığındığını, bir keresinde iş yerine gelen maktulün bağırıp çağırarak rezalet çıkardığını, tanık K.B. ayrıca; maktulün sanığı öldürmekle tehdit ettiğini, İfade etmişlerdir. Sanık Z.D. kollukta; maktul ile K. köyündeki evde ikamet ettiğini, 22.04.2011 günü saat 23.00 sıralarında maktulün sarhoş olarak eve geldiğini, pornografik bir film izlemeye başladığını, soyunduğunu, bir yandan alkol almaya devam edip bir yandan da, filmi kendisine de izlettirmeye çalıştığını, kabul etmemesi üzerine bağırıp küfretmeye başladığını, sabah 06.00’ya kadar alkol almayı sürdüren maktulün kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girmeye çalıştığını, maktule direndiğini, bu sırada maktulün “Borcum var, seni satacağım.” diye bağırdığını, kendisinin mukavemet göstermesi üzerine, boğazını sıkmaya ve başına vurmaya başladığını, maktulün başındaki örtüyü çekip alarak kendisini boğacağını söyleyerek, başörtüsünü boğazına sarmaya çalıştığını, korktuğunu, kendisini kaybedip maktulü iteklediğini, yere düşen maktulün ayağa kalkmaya çalışması üzerine elindeki başörtüsünü alarak maktulün boynuna dolayıp sıkmaya başladığını, maktulü öldürmek istemediğini, kendisinden güçlü olan maktulün, kendisini öldürmesinden korktuğu ve yerden kalkmaması için böyle bir şey yaptığını, pişman olduğunu,

Savcılıkta; maktul ile 27 yıldır evli olduğunu, evlendikten birkaç yıl sonra maktulün aşırı miktarda alkol almaya başladığını, kendisine, çocuklarına ve babasına da şiddet uyguladığını, maktulün babasının gördüğü bu şiddet nedeniyle sol gözünü yitirdiğini, maktul hakkında mahkûmiyet ve evden uzaklaştırma kararları bulunduğunu, 3-4 yıl önce boşanma davası açtığını ancak çaresizlikten tekrar maktulle birlikte yaşamaya başladığını, olay gecesi alkollü olan maktulün kendisine saldırıp ilişkiye girmek istemesi üzerine çıkan arbedede, maktulün kendisine kötülük etmesinden korktuğu için o şekilde davrandığını, olay yerine çağırdığı kayınbabası Ahmet’in maktulün cesedini gördükten sonra “Bunun öldüğüne üzülmem ama sana üzülürüm!” dediğini, Sorguda ve mahkemede; maktulün kendisini fuhşa zorladığını, bu maksatla Eskişehir il merkezinde yol kenarında otostop yapması için kendisine baskı yaptığını, çektiği eziyetin tahammül edilemez boyuta ulaştığını, olay gecesi yaşanan arbede sırasında maktulün kendisini dövdüğünü, boğazını şiddetli bir şekilde eliyle ve başörtüsüyle sıktığını, kendisini korumak için bu şekilde hareket ettiğini, pişman olduğunu, Savunmuştur. …34 (CGK, 04.10.2018 tarihli ve 424-399 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026