Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Sanığın evinde satmak amacıyla tarihi eser bulundurduğunun haber alınması üzerine, gerekli araştırmayı yapmak ve 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun maddi

Ceza HukukuE. 2018/8K. 2018/43716.10.2018Bozma

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Sanığın evinde satmak amacıyla tarihi eser bulundurduğunun haber alınması üzerine, gerekli araştırmayı yapmak ve 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun maddi delillerini ortaya çıkarıp şüphelileri yakalamak amacıyla, sanığın evine gidip müşteri gibi davranarak pazarlık yapan ilgili kolluk görevlisinin baştan itibaren tarihi eser satın almak yönünde bir iradesinin bulunmaması ve sanığın ilgili kolluk görevlisine yönelik bir kısmı taklit olan eserleri satmak şeklindeki hileli hareketlerinin aldatıcı ve hataya düşürücü nitelikte olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunun maddi konusunun hareket unsurunu oluşturan hileli davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir. Sanık H.A. hakkında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiş, sanıklar İ.A. ve M.S. hakkında dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraz kanun yoluna tabi olduğundan bahisle bu kararlara yönelik taleplerin mahallince değerlendirilmesine Özel Dairece karar verilmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık H. A. hakkında dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı dolandırıcılık suçuna teşebbüsün unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; U. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, inceleme dışı sanıklar İ.A. ve M.S. ile birlikte hareket eden sanık H. A.’nın, tarihi eser görüntüsü verilmiş eşya temin ederek satmaya çalışmak suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı,

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Sanığın evinde satmak amacıyla tarihi eser bulundurduğunun haber alınması üzerine, gerekli araştırmayı yapmak ve 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun maddi delillerini ortaya çıkarıp şüphelileri yakalamak amacıyla, sanığın evine gidip müşteri gibi davranarak pazarlık yapan ilgili kolluk görevlisinin baştan itibaren tarihi eser satın almak yönünde bir iradesinin bulunmaması ve sanığın ilgili kolluk görevlisine yönelik bir kısmı taklit olan eserleri satmak şeklindeki hileli hareketlerinin aldatıcı ve hataya düşürücü nitelikte olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunun maddi konusunun hareket unsurunu oluşturan hileli davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir. Sanık H.A. hakkında 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiş, sanıklar İ.A. ve M.S. hakkında dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraz kanun yoluna tabi olduğundan bahisle bu kararlara yönelik taleplerin mahallince değerlendirilmesine Özel Dairece karar verilmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık H. A. hakkında dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı dolandırıcılık suçuna teşebbüsün unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; U. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, inceleme dışı sanıklar İ.A. ve M.S. ile birlikte hareket eden sanık H. A.’nın, tarihi eser görüntüsü verilmiş eşya temin ederek satmaya çalışmak suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı,

25.12.2007 tarihli ev arama, el koyma ve yakalama tutanağı ile 26.12.2007 tarihli olay tutanağında; U. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü görevlilerinin güvenilir kaynaktan aldığı istihbari bilgilere göre, Ü. Mahallesi, Şehit O. A. sokak, No: ... sayılı adreste oturan H. A.’nın ikametinde tarihi eser bulundurduğu, bu eserleri inceleme dışı sanıklar İ.A. ve M.S. ile birlikte 25.12.2007 günü saat 22:00 sıralarında pazarlayacakları yönünde bilgi elde edilmesi üzerine, belirtilen saatte evin çevresinde tertibat alındığı, şube müdürlüğü görevlisinin alıcı olarak eve gönderildiği, görevlinin tarihi nitelikte olabileceği değerlendirilen eserler karşılığında 70.000 TL’ye pazarlık yaparak dışarıdaki görevlilerle irtibata geçtiği, bu sırada M.S.’nin evden ayrıldığı, görevlilerin Cumhuriyet savcısına durumu ilettikleri ve verilen arama iznine istinaden saat 22:20 sıralarında eve girilerek yapılan aramada, oturma odasında sehpa üzerinde beyaz poşet içinde pamuklara sarılı hâlde küçük naylon poşetlerde üzerinde çeşitli figürler bulunan ve ortalama 2 cm çapında 19 adet ve 1 cm çapında 30 adet sikke, 1 adet ok ucu, 1 adet haç, 1 adet yüzük, 3 adet sikke, beyaz beze sarılı hâlde üzerinde çeşitli figürler bulunan ve 1,5 cm çapında 21 adet, 1 cm çapında 18 adet sikke, 3 vazo ve 2 kase, vitrin üzerinde gazete kâğıdına sarılı 17 cm boyunda ince saplı mermerden yapılmış idol, televizyon sehpasının içinde pamuğa sarılı 4 adet cam vazo, İ. A.’nın mont cebinde poşet içinde üzerinde çeşitli figürler bulunan ve 2 cm çapında 15 adet sikke, zarf içinde 2 adet boncuklu küpe, İ. A.’nın kanepe üzerine bıraktığı beyaz kâğıda sarılı 1 adet yüzük, üzerinde çeşitli figürler bulunan ve siyah renkli 7 adet sikke, ayrıca kanepenin altında dedektör başlığı bulunduğu, aramaya son verildiği esnada daha önce evden ayrılan M. S.’nin geldiği ve üst aramasında toplam 18 parça olmak üzere üzerinde çeşitli figürler olan sikke ve küpe bulunduğu bilgilerine yer verildiği, Soruşturma aşamasında U. Müze Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.09.2007 tarihli rapor ile yargılama aşamasında E. Üniversitesi Arkeoloji bölümünde görevli üç arkeolog tarafından düzenlenen 20.06.2008 tarihli raporda özetle; ele geçen 131 eserden 2 adet yüzük, 10 adet sikke, 1 adet ok ucu, 1 adet haç olmak üzere toplam 14 adet eserin tarihi eser niteliğinde ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olduğunun, diğerlerinin ise taklit ve yanıltıcı nitelikte olduklarının belirtildiği, Anlaşılmaktadır. İnceleme dışı sanık İ. A. kollukta; sanık H. A. ve inceleme dışı M.S.’nin arkadaşı olduğunu, suça konu eşyaları 15 gün kadar önce M. S.’in H. ilinde yaptırarak getirdiğini, üçü birlikte H. A.’nın evinde toplanıp bu eserleri satmaya karar verdiklerini, 3-4 gün kadar önce M. S.’nin kendisini arayarak bulduğu müşterinin eserlere bakmak istediğini söylediğini, M. S. ile birlikte H. A.’nın evine gelen tanımadığı bir şahsın eserlere baktığını ve eserleri beğendiğini, bu şahsın daha sonra geleceğini söyleyip ayrıldığını, olay günü saat 20.00 sıralarında M.S.’nin kendisini arayıp müşterilerin eserleri almaya geleceğini söylediğini, bunun üzerine H. A.’nın evine gittiğini, bir süre sonra M.S.’nin tanımadığı iki şahısla geldiğini, eserlere baktıktan sonra gelen şahıslardan birisinin M.S. ile birlikte anlaşılan parayı getirmek için evden çıktıklarını, bir süre sonra da polislerin geldiğini, Savcılıkta farklı olarak; olaydan 3-4 gün kadar önce M.S.’nin yanında üç kişi ile geldiğini, olay günü M. S.’nin yanında gelen iki şahıstan bir tanesinin 3-4 gün önce gördüğü ve müşteri bulabileceğini söyleyen kişi olduğunu, Mahkemede ise ek olarak; gerçek olan tarihi eserleri M.S.’nin tarlada koyun güderken bulmuş olduğunu, İnceleme dışı sanık M.S. kollukta; ele geçen eşyayı olay tarihinden 10 gün kadar önce H.’de Ç. mahallesi, Ü. caddesi, No:...sayılı yerdeki Ö.H. isimli turistik eşya yapan iş yerinde yaptırıp bu eşyayı daha önceden tarihi eser satımı yaptığını bildiği arkadaşları İ.A. ve H.A.’e gösterdiğini, H.A.’nın bu eserleri satabileceklerini söylemesi üzerine de eserleri İ.A.’nın iş yerinde satmayı kararlaştırdıklarını, eserleri H.A.’nın evine bıraktığını, 3-4 gün önce tanımadığı birkaç kişinin alıcı çıktığını, Sorguda farklı olarak; suça konu tarihi görünümlü eserleri sanık İ.A. ile birlikte olay tarihinden 15 gün önce H.’de yaptırdıklarını, koleksiyoner olan kişilerin koleksiyonunda eksik parçalar olduğu zaman satmak üzere yaptırdıklarını, bunları H.A.’nın evine satmak için götürmediklerini, hiçbir zaman tarihi eser diye satışa sunmadıklarını, müşteri olarak gelen kişileri A.’dan A. isimli bir şahsın bulduğunu, H.’de yaptırdığı eserler dışındaki diğer tarihi eserleri K. köyü M. mevkisinde bir tarlada bulduğunu, Mahkemede ise ek olarak; eserleri turistik amaçlı satmak için yaptırdıklarını, H.A.’nın koleksiyoncu arkadaşına göstermek için eserleri onun evine götürdüklerini, ancak polislerin tarihi eser kaçakçılığı yaptıklarını düşünerek evi bastığını,

Sanık H.A.; İ.A. ve M.S.’yi daha önceden tanıdığını, olaydan bir hafta önce İ.A.’nın dükkanına gittiğinde İ.A. ve M.S.’in tarihi görünümlü çok sayıda eseri kendisine göstererek bunları pazarlayıp dolandırıcılık yapmak istediklerini ve kendisine de pay vereceklerini söylediklerini, işsiz olduğu için teklifi kabul ettiğini ve müşteri bulunursa pazarlığın kendi evinde yapılması konusunda aralarında anlaştıklarını, ertesi gün yatsı ezanından sonra İ. A.’nın eserleri evine getirdiğini, daha sonra da M.S.’in iki şahıs ile beraber eve geldiğini, eserleri M.S.’nin gelen şahıslara gösterdiğini, şahısların İ.A. ve M. S. ile pazarlık yaptıklarını, çay servisi yaptığı için ne konuştuklarını bilmediğini, şahıslardan birinin M.S. ile dışarıya çıktığını, 5 dakika sonra da polisin geldiğini, başkalarını dolandırmak gibi bir düşüncesi olmadığını, sadece kâr payı alma karşılığında eserlerin evinde gösterilmesine izin verdiğini, Savunmuşlardır. ...261 Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanık H.A.’nın, önceden tanıdığı inceleme dışı sanıklar İ.A. ve M.S. ile birlikte hareket ederek, inceleme dışı M.’nin olay tarihinden 15 gün önce H. ilinde yaptırıp getirdiği tarihi görünümde taklit ve yanıltıcı nitelikteki eserler ile tarlada bulduğunu savunduğu gerçek tarihi eserleri satmayı kararlaştırdıkları, inceleme dışı M.’in müşteri bulmayı, sanık H.’nin de bulunacak müşteriye suça konu eşyayı kendi evinde göstermeyi kabul ettiği, olay tarihinden 3-4 gün önce inceleme dışı sanık M.’in söz konusu eserleri satın alabileceğini söyleyen bir şahsı sanık H.’nin evine götürdüğü, bu şahsın kendisine gösterilen eserleri beğendiğini ve almak istediğini söyleyip daha sonra gelmek üzere evden ayrıldığı, emniyet görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar kapsamında sanık H.’nin evinde tarihi eser olduğunu ve bu tarihi eserlerin sanık ve inceleme dışı sanıklar tarafından satılmak istendiğinin öğrenilmesi üzerine bir emniyet görevlisinin müşteri gibi hareket ederek inceleme dışı sanık M. ile irtibat kurduğu ve olay günü sanık H.’nin evine gidip, suça konu eserlerin 70.000 TL karşılığında satın alınması hususunda pazarlık yaptıktan sonra parayı getirme bahanesiyle dışarı çıkıp evin etrafında önlem almış olan emniyet görevlilerine bilgi verdiği, görevlilerin Cumhuriyet savcısının verdiği arama emrine istinaden sanığın evine girip suça konu eşyayı ele geçirdikleri olayda; sanığın evinde satmak amacıyla tarihi eser bulundurduğunun haber alınması üzerine, gerekli araştırmayı yapmak ve 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun maddi delillerini ortaya çıkarıp şüphelileri yakalamak amacıyla, sanığın evine gidip müşteri gibi davranarak pazarlık yapan ilgili kolluk görevlisinin baştan itibaren tarihi eser satın almak yönünde bir iradesinin bulunmaması ve sanığın ilgili kolluk görevlisine yönelik hileli hareketlerinin aldatıcı ve hataya düşürücü nitelikte olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunun maddi konusunun hareket unsurunu oluşturan hileli davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkemece sanık H.A. hakkında dolandırıcılık suçuna teşebbüsten verilen mahkûmiyet hükmünün dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. (CGK, 16.10.2018 tarihli ve 8-437 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026