Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dava açılan sanığa, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince katılan kurum zararını

Ceza HukukuE. 2017/968K. 2017/46007.11.2017Bozma

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dava açılan sanığa, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince katılan kurum zararını gidermesi hâlinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulmadan karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dava açılan sanığa, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince katılan kurum zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulmadan karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Sanık hakkında elektrik sayacına şerit parçaları sokmak ve sayaç mühürlerini kopartmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, 20.01.2011 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden değerlendirme yapılmak üzere 18.07.2012 tarihinde mahalline gönderildiği, Yerel Mahkemece sanığa suçtan kaynaklanan zararın ödenmesi halinde ceza verilmeyeceğine ilişkin usulüne uygun bildirimde bulunulmadan karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın temyizi üzerine inceleme yapan Özel Dairece hükmün, aynı suç tutanağına ilişkin olarak İ.H.T. hakkındaki yargılama sırasında yapılan keşfe ilişkin tutanağın ve bilirkişi raporunun onaylı örneğinin dosya içine alınıp, raporda

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dava açılan sanığa, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince katılan kurum zararını gidermesi hâlinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulmadan karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dava açılan sanığa, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince katılan kurum zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulmadan karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Sanık hakkında elektrik sayacına şerit parçaları sokmak ve sayaç mühürlerini kopartmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, 20.01.2011 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden değerlendirme yapılmak üzere 18.07.2012 tarihinde mahalline gönderildiği, Yerel Mahkemece sanığa suçtan kaynaklanan zararın ödenmesi halinde ceza verilmeyeceğine ilişkin usulüne uygun bildirimde bulunulmadan karşılıksız yararlanma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın temyizi üzerine inceleme yapan Özel Dairece hükmün, aynı suç tutanağına ilişkin olarak İ.H.T. hakkındaki yargılama sırasında yapılan keşfe ilişkin tutanağın ve bilirkişi raporunun onaylı örneğinin dosya içine alınıp, raporda

Kitabın diğer bölümlerindeki kararlarda hırsızlık suçuna ilişkin hukuki açıklamalar bulunduğundan, tekrardan kaçınmak adına bu kararın yalnızca özetine yer verilmiştir.

Kitabın diğer bölümlerindeki kararlarda hırsızlık suçuna ilişkin hukuki açıklamalar bulunduğundan, tekrardan kaçınmak adına bu kararın yalnızca özetine yer verilmiştir.

belirlenen zarar miktarının sanığa 6352 sayılı Kanun gereğince bildirilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi isabetsizliğinden bozulduğu, Yerel Mahkeme tarafından sanığa herhangi bir bildirimde bulunulmadan direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır. Abonelik esasına göre yararlanılan su ve elektrik enerjisine karşı gerçekleştirilen eylemler TCK’nın 141. maddesinde; “(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır”, Aynı Kanun’un 142. maddesinin (1) fıkrasının (f ) bendinde; “(1) Hırsızlık suçunun; ... f) Elektrik enerjisi hakkında, ... İşlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur» şeklinde hırsızlık suçu olarak düzenlenmişken 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 105. maddesi ile TCK’nın 141. maddesinin 2. fıkrası; 82. maddesi ile de 142. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılmış, yerine, aynı Kanun’un 83. maddesi ile karşılıksız yararlanma suçunun düzenlendiği TCK’nın 163. maddesine; “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindeki 3. fıkranın eklenerek abonelik esasına göre yararlanılan su, doğalgaz ve elektrik enerjisine karşı gerçekleştirilen eylemlerin karşılıksız yararlanma suçu kapsamında kaldığı belirtilmiştir. 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ise; “(1) Bu Kanunda yapılan değişiklikler karşısında; ilgili suçlardan dolayı açılan ve temyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Yargıtay ilgili dairesinde bulunan dosyalar ise bu dairece, hükmü veren mahkemeye gönderilir. (2) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” biçiminde düzenlenmiştir. 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1 ve 2. fıkraları birlikte değerlendirildiğinde; 05.07.2012 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden öncelikle kurum zararının giderilmesi halinde işin esasına girilmeden ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek bu dosyaların bir an önce sonuçlandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Kanun’un genel gerekçesindeki “iş yükü açısından önemli yer tutan bazı davaların daha hızlı sonuçlandırılması amacıyla yeni düzenlemeler yapılmakta ve ceza yargılamasına ilişkin süreci hızlandıracak değişiklikler öngörülmektedir” şeklindeki açıklama da bu düşünceyi doğrulamaktadır. Her ne kadar kanunda “yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde” ibaresine yer verilmiş ise de, suç nedeniyle meydana gelen zararın tespitinin bilirkişi marifetiyle mümkün olduğu dikkate alınarak meydana gelen zarar tespit edildikten sonra sanığa, zararı tazmin ettiği takdirde hakkında ceza verilmeyeceğine ilişkin bildirim yapıldıktan sonra sanığın durumunun değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu görüş af niteliğinde bir düzenlemeyle sanığa ikinci bir şans veren kanun koyucunun amacına daha uygun olacaktır. Bu nedenle 05.07.2012 tarihinden önce işlenen karşılıksız yararlanma suçlarından dolayı sanığa kurum borcunu ödediği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğine dair ihtarat yapılıp, kurum zararının ödenmesi için makul bir süre verilerek, ödemede bulunulması halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmeli, ödemede bulunulmaması halinde ise hukuk durumu değerlendirilmelidir. Hüküm tarihi itibarıyla Kanun’un öngördüğü 6 aylık sürenin dolduğu gerekçesi ile ödeme ihtaratında bulunulmayacağının kabulü, lehe olan bir düzenlemeden sanığın bir kusuru olmadan yararlanamaması sonucunu doğuracaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinden sonra, dosyanın Yargıtayda bulunduğu sırada, 6352 sayılı Kanunla eylemin karşılıksız yararlanma suçu kapsamında kaldığına ve anılan Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde suçtan kaynaklanan zararın ödenmesi halinde cezaya hükmolunmayacağına ilişkin düzenleme yapıldığı, ancak söz konusu 6 aylık sürenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyayı iade etmesi sonrası devam olunan yargılama sırasında dolduğu olayda; sanığa, başka bir dosya kapsamında iddianameye konu suç tutanağıyla ilgili olarak alınan cezasız kaçak kullanım bedelini içerir bilirkişi raporunda belirtilen zararı, mahkemece belirlenecek makul bir süre içerisinde ödediği takdirde hakkında cezaya hükmolunmayacağına ilişkin bildirimin yapılması, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, 6 aylık sürenin dolduğu ve zararın tazmin edilmediğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. ... (CGK, 07.11.2017 tarihli ve 968-460 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026