Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

26.05.2011 tarihinde mahalleden tanıdığı mağdurun evine elinde bir şarap şişesi ile giden sanığın, mağdur ile birlikte televizyon izleyip şarap içtiği, 22.00

Ceza HukukuE. 2019/786K. 2019/49625.06.2019Bozma

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

26.05.2011 tarihinde mahalleden tanıdığı mağdurun evine elinde bir şarap şişesi ile giden sanığın, mağdur ile birlikte televizyon izleyip şarap içtiği, 22.00 sıralarında bir anda mağdurun yüzüne yumruk ile vurup basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralayıp masanın üzerinde bulunan mağdura ait cep telefonunu alarak evden ayrıldığı, mağdur sanığın cep telefonunu aldığını gördüğü halde karşı koyamadığı anlaşılan olayda; sanığın alkollü hâldeki mağduru yaralayıp zor duruma düşürerek suça konu cep telefonunun alınmasına karşı koymamaya mecbur kıldıktan sonra cep telefonunu alması karşısında sanığın eylemlerinin ayrı ayrı nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçlarını değil bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanığın eyleminin ayrı ayrı nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçunu mu, yoksa bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu mu oluşturduğu, 2- Nitelili hırsızlık ve kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi hâlinde kasten yaralama suçu açısından şikâyetten vazgeçme nedeni ile sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorularak sonucuna göre hüküm kurulmasının gerekip gerekmediğinin, Belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; 26.05.2011 tarihinde sanığın bir şişe şarap alıp beraber dizi izlemek üzere mağdurun evine geldiği, saat 22.00 sıralarında sinirlenip mağdurun yüzüne yumruk ile vurduğu, ardından masanın üzerinde duran cep telefonunu alarak evi terk ettiği, daha sonra suça konu cep telefonunu tanık N.K.’ye 40 TL karşılığında sattığı, tanık N.’nin de paraya ihtiyacı olması nedeni ile söz konusu telefonu berber dükkânına gelen tanık A.İ.’ye 65 TL karşılığında verdiği, cep telefonuna çalıntı olduğuna dair yasal uyarı gelmesi üzerine polis merkezine teslim edildiği iddiası ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kamu davası açıldığı, B. Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 27.05.2011 tarihli raporda; mağdurun her iki yanağında ve sol kaburga bölgesinde ekimozlar bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği, Aynı Hastanece düzenlenen 03.06.2011 tarihli raporunda; sanığın vücudunda darp ve cebir izinin bulunmadığının bildirildiği, 03.06.2011 tarihli Kolluk tutanağında; Polis Merkez Amirliğine müracaat eden N.K. isimli şahsın 29.05.2011 tarihinde yani suç tarihinden dört gün sonra sanık N.A. isimli şahıstan satın alıp üç gün sonra A.İ. isimli şahsa sattığı çalıntı olduğunu sonradan öğrendiği Nokia 2200 model 355.../04/21...../... IMEI numaralı telefonu teslim ettiğinin belirtildiği, 09.06.2011 tarihli takdiri kıymet ve teslim tutanağında; söz konusu cep telefonunun ikinci el fiyatının 120 TL olduğunun bildirildiği, HTS kayıtlarında; telefonun, olay saatinden beş dakika önce saat 21.55’te son kez mağdur tarafından kullanıldığı, ertesi gün saat 13.51’den 30.05.2011 tarihine kadar E.D. adına kayıtlı bir numara ile, 30.05.2011 tarihinden itibaren de tanık A.İ. tarafından kullanıldığının tespit edildiği, Sosyal Hizmet Uzmanı görüşme raporunda; sanığın sosyal, ruhsal, duygusal ve mental gelişiminin normal olduğunun belirtildiği, Anlaşılmaktadır. Mağdur Kollukta; babası esrar sattığı için cezaevinde bulunan sanığın 26.05.2011 tarihinde saat 22.00 sıralarında elinde bir şişe şarapla evine geldiğini, Kurtlar Vadisi isimli diziyi izlerken şarabı içmeye başladıklarını, alkolün etkisi ile sanığın birdenbire hırçınlaştığını, daha ne olduğunu anlamadan yumruk

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: 26.05.2011 tarihinde mahalleden tanıdığı mağdurun evine elinde bir şarap şişesi ile giden sanığın, mağdur ile birlikte televizyon izleyip şarap içtiği, 22.00 sıralarında bir anda mağdurun yüzüne yumruk ile vurup basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralayıp masanın üzerinde bulunan mağdura ait cep telefonunu alarak evden ayrıldığı, mağdur sanığın cep telefonunu aldığını gördüğü halde karşı koyamadığı anlaşılan olayda; sanığın alkollü hâldeki mağduru yaralayıp zor duruma düşürerek suça konu cep telefonunun alınmasına karşı koymamaya mecbur kıldıktan sonra cep telefonunu alması karşısında sanığın eylemlerinin ayrı ayrı nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçlarını değil bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanığın eyleminin ayrı ayrı nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçunu mu, yoksa bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu mu oluşturduğu, 2- Nitelili hırsızlık ve kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi hâlinde kasten yaralama suçu açısından şikâyetten vazgeçme nedeni ile sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorularak sonucuna göre hüküm kurulmasının gerekip gerekmediğinin, Belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; 26.05.2011 tarihinde sanığın bir şişe şarap alıp beraber dizi izlemek üzere mağdurun evine geldiği, saat 22.00 sıralarında sinirlenip mağdurun yüzüne yumruk ile vurduğu, ardından masanın üzerinde duran cep telefonunu alarak evi terk ettiği, daha sonra suça konu cep telefonunu tanık N.K.’ye 40 TL karşılığında sattığı, tanık N.’nin de paraya ihtiyacı olması nedeni ile söz konusu telefonu berber dükkânına gelen tanık A.İ.’ye 65 TL karşılığında verdiği, cep telefonuna çalıntı olduğuna dair yasal uyarı gelmesi üzerine polis merkezine teslim edildiği iddiası ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kamu davası açıldığı, B. Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 27.05.2011 tarihli raporda; mağdurun her iki yanağında ve sol kaburga bölgesinde ekimozlar bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği, Aynı Hastanece düzenlenen 03.06.2011 tarihli raporunda; sanığın vücudunda darp ve cebir izinin bulunmadığının bildirildiği, 03.06.2011 tarihli Kolluk tutanağında; Polis Merkez Amirliğine müracaat eden N.K. isimli şahsın 29.05.2011 tarihinde yani suç tarihinden dört gün sonra sanık N.A. isimli şahıstan satın alıp üç gün sonra A.İ. isimli şahsa sattığı çalıntı olduğunu sonradan öğrendiği Nokia 2200 model 355.../04/21...../... IMEI numaralı telefonu teslim ettiğinin belirtildiği, 09.06.2011 tarihli takdiri kıymet ve teslim tutanağında; söz konusu cep telefonunun ikinci el fiyatının 120 TL olduğunun bildirildiği, HTS kayıtlarında; telefonun, olay saatinden beş dakika önce saat 21.55’te son kez mağdur tarafından kullanıldığı, ertesi gün saat 13.51’den 30.05.2011 tarihine kadar E.D. adına kayıtlı bir numara ile, 30.05.2011 tarihinden itibaren de tanık A.İ. tarafından kullanıldığının tespit edildiği, Sosyal Hizmet Uzmanı görüşme raporunda; sanığın sosyal, ruhsal, duygusal ve mental gelişiminin normal olduğunun belirtildiği, Anlaşılmaktadır. Mağdur Kollukta; babası esrar sattığı için cezaevinde bulunan sanığın 26.05.2011 tarihinde saat 22.00 sıralarında elinde bir şişe şarapla evine geldiğini, Kurtlar Vadisi isimli diziyi izlerken şarabı içmeye başladıklarını, alkolün etkisi ile sanığın birdenbire hırçınlaştığını, daha ne olduğunu anlamadan yumruk

ile yüzüne vurduğunu, ablasının kendisine satın aldığı markasını ve modelini bilmediği cep telefonunu alarak gittiğini, alkolün etkisi altında olması, sanığın genç ve güçlü olması nedenleri ile kendini savunamadığını, yine alkolün etkisi ve almış olduğu darbelerden dolayı kendinden geçtiğini, bu nedenle hemen polisi arayamadığını, kendine gelince hastaneye gidip tedavi olduğunu, Savcılıkta; sanığın kendisinden zorla aldığı cep telefonunu bir berbere sattığını, bu şahsın da telefonun çalıntı olduğuna dair mesaj gelmesi üzerine Çocuk Şube Müdürlüğüne suça konu cep telefonunu götürdüğünü, tarihini tam olarak hatırlayamadığı bir zaman diliminde Şubeye giderek telefonunu teslim aldığını, suça konu telefonu ablasının kızı olan A.G.’ye verdiğini, zaten telefonun faturasının da A.’nın üzerine olduğunu, suça konu telefonun IMEI numarasını ve o tarihte kullandığı cep telefonu numarasını bilmediğini, şikâyetçi olduğunu, uzlaşmak istemediğini, Mahkemede; serbest muhasebeci yanında çalıştığını, sanığı aynı mahallede oturmaları nedeni ile tanıdığını, olay akşamı evinde yalnız başına otururken sanığın şarap alıp evine geldiğini, getirdiği şarabı beraber içtiklerini, sarhoş olduklarını, tuvalete gidip gelince başının döndüğünü, sanığın ortada hiçbir şey yokken kendisini dövdüğünü ve masanın üzerindeki telefonunu alıp gittiğini, olay gecesi baygın olduğunu, ertesi sabah saat 10.30 sıralarında polise müracaat ettiğini, hastaneye götürüldüğünü, sanığı telefonunu alıp giderken gördüğünü ancak gücü olmadığından dolayı müdahale edemediğini, şikâyetçi olduğunu, soru üzerine İMEI numarasını bilmese bile telefonunun kızaklı olması nedeni ile karakolda teşhis ettiğini, sanığı olay gecesi kapıyı çalması üzerine huzursuzluk çıkartabilir düşüncesi ile evine almak zorunda kaldığını, sanığın daha önce evine gelmediğini, ilk kez o gece geldiğini, sanığın kendisini dövdükten sonra telefonunu aldığını, öncesinde suça konu cep telefonunu istemediğini, sanığın istemesi üzerine şarkı açtığı cep telefonunu masanın üzerine koyduğunu, bozma sonrası ise şikâyetinden vaz geçtiğini, Tanık A.G.G. aşamalarda; öz dayısı olan mağdurun yalnız yaşayan fakir bir insan olduğunu, suça konu Nokia 2220 marka 355 948 042 ... ... IMEI numaralı telefonu kullanması için dayısına verdiğini, tanımadığı bir şahsın döverek suça konu cep telefonunu dayısının elinden aldığını öğrendiğini, bunun üzerine Telekominikasyon Kurumunu arayarak durumu bildirdiğini, cep telefonunun görüşmelere kapatılmasını istediğini, telefonu satın alan kişiye kullandığı telefonun çalıntı olduğuna dair mesaj gittiğini, bu şahsın da söz konusu telefonu polis karakoluna götürüp teslim ettiğini, dayısı olan mağdurun da telefonu artık kullanmak istemediğini söyleyerek kendisine getirdiğini, Tanık N.K. aşamalarda; söz konusu cep telefonunu arada sırada iş yerine tıraş olmak için gelen sanıktan 29.05.2011 tarihinde saat 20.30 sıralarında 40 TL’ye satın aldığını, paraya ihtiyacı olduğunu söyleyen sanığa cep telefonunu nereden aldığını, faturasının olup olmadığını sorduğunu, onun da telefonu abisinin kendisine satın aldığını, faturasını sonradan getirebileceğini söylediğini, iki gün kullandığı telefonu müşterisi olan A.İ.’ye 65 TL karşılığında sattığını, çalıntı mesajı gelince söz konusu cep telefonunu geri alıp polis merkezine götürdüğünü, Tanık A.İ. aşamalarda; suça konu Nokia 2220 marka 355 948 042 ... ... IMEI numaralı telefonu müşteresi olduğu berber N.K.’dan 01.06.2011 tarihinde 65 TL karşılığında satın aldığını, 03.06.2011 tarihinde “Kullandığınız telefon çalıntıdır.” şeklinde bir mesaj geldiğini, telefonu satın aldığı N.K.’nın parasını iade edip telefonu geri aldığını, İfade etmişlerdir. Sanık Savcılıkta; bir bebek mağazasında satış görevlisi olduğunu, olay gecesi “Ç. Ağabey” diye hitap ettiği mağdurun evine gittiğini, birlikte şarap içerek Kurtlar Vadisi isimli diziyi izlediklerini, sarhoş olup kendisine küfretmeye başlayan mağdurun yüz kısmına yumruk ile vurduğunu, iddia edildiği gibi masanın üzerindeki cep telefonunu almadığını, mağdurun evine daha önce de birkaç kez gittiğini, olay gecesi de mağdur davet ettiği için yanına gittiğini, suçlamayı sadece kasten yaralama bakımından kabul ettiğini, Mahkemede; mağdurun herhangi bir sebep yokken kendisine “Ananı avradını sinkaf ederim.” diye küfrettiğini, küfretmemesi için kendisini uyardığını, buna rağmen mağdurun üstüne yürüdüğünü, kendisine tokat attığını, bunun üzerine mağdura karşılık verip birkaç tokat da kendisinin attığını ve oradan kaçtığını, cep telefonunu almadığını, Savunmuştur. ...242

Yukarıdaki 15.01.2019 tarihli ve 548-1 sayılı CGK kararında yer verilen yağma suçuna ilişkin hukuki açıklamalar, tekrardan kaçınmak adına bu karardan çıkarılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 26.05.2011 tarihinde mahalleden tanıdığı mağdurun evine elinde bir şarap şişesi ile giden sanığın, mağdur ile birlikte televizyon izleyip şarap içtiği, 22.00 sıralarında bir anda mağdurun yüzüne yumruk ile vurup basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralayıp masanın üzerinde bulunan mağdura ait cep telefonunu alarak evden ayrıldığı, mağdur sanığın cep telefonunu aldığını gördüğü halde karşı koyamadığı anlaşılan olayda; sanığın alkollü hâldeki mağduru yaralayıp zor duruma düşürerek suça konu cep telefonunun alınmasına karşı koymamaya mecbur kıldıktan sonra cep telefonunu alması karşısında sanığın eylemlerinin ayrı ayrı nitelikli hırsızlık ve kasten yaralama suçlarını değil bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin, sanığın eylemlerinin bir bütün hâlinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Birinci uyuşmazlık konusunda ulaşılan sonuç karşısında ikinci uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. ... (CGK, 25.06.2019 tarihli ve 786-496 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026