Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Maktulün inceleme dışı sanık tarafından defalarca bıçaklandığını görmesine rağmen, sanığın aynı anda maktulü, direncini kıracak şekilde dövmeye devam ettiği, olayın

Ceza HukukuE. 2019/279K. 2019/3022.01.2019Bozma

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Maktulün inceleme dışı sanık tarafından defalarca bıçaklandığını görmesine rağmen, sanığın aynı anda maktulü, direncini kıracak şekilde dövmeye devam ettiği, olayın sonuna doğru söylediği “Yeter artık!” şeklindeki sözünden başka inceleme dışı sanığı engellemeye yönelik herhangi bir davranışta bulunmadığı, maktule yumruk atarak darbetmek ve inceleme dışı sanığın yanında yer alıp, iri yapılı olan maktule sayıca üstünlük sağlayarak maktulün savunmasını zaafa uğrattığı ve suçu işledikten sonra maktulü gece vakti yaralı bir hâlde olay yerinde bırakıp inceleme dışı sanıkla birlikte kaçtığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu değil kasten öldürme suçuna iştiraki oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Maktulün inceleme dışı sanık tarafından defalarca bıçaklandığını görmesine rağmen, sanığın aynı anda maktulü, direncini kıracak şekilde dövmeye devam ettiği, olayın sonuna doğru söylediği “Yeter artık!” şeklindeki sözünden başka inceleme dışı sanığı engellemeye yönelik herhangi bir davranışta bulunmadığı, maktule yumruk atarak darbetmek ve inceleme dışı sanığın yanında yer alıp, iri yapılı olan maktule sayıca üstünlük sağlayarak maktulün savunmasını zaafa uğrattığı ve suçu işledikten sonra maktulü gece vakti yaralı bir hâlde olay yerinde bırakıp inceleme dışı sanıkla birlikte kaçtığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu değil kasten öldürme suçuna iştiraki oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanık M.K.’nin eyleminin, inceleme dışı sanık M.A.’yı kasten öldürme suçuna TCK’nın 37/1. maddesi kapsamında iştiraki mi, yoksa TCK’nın 86/2. maddesi kapsamındaki kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun, 2- Eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşılması hâlinde, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin Belirlenmesine ilişkindir. … 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.” şeklindeki hüküm ile müşterek faillik düzenlenmiştir. Kanunda suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.

Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira müşterek faillikte aranan en önemli unsurlardan birisi, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmasıdır. Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Kasten öldürme suçundan hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen inceleme dışı sanık Met.A.’ın, babası olan tanık M.A.’nın işlettiği Ö. Otel’de çalıştığı, M.’nin arkadaşı olan sanık M.K.’nin olaydan birkaç gün önce M.’ye yardımcı olmak amacıyla otele gelerek çalışmaya başladığı, 16.07.2006 tarihinde saat 21.30-22.00 sıralarında maktul ile birlikte kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kadının otele geldikleri, M.’nin, maktul ve iki kadını bir odaya yerleştirdikten sonra sanık M. ile birlikte otelin bahçesine dönerek tanıklar G. ve G. ile oturmaya devam ettikleri, kısa bir süre sonra maktul ve yanında bulunan kadınların odasından gürültü gelmesi üzerine M. ile sanık M.’nin yukarıya çıktıkları, bu sırada kimlik bilgileri tespit edilemeyen kadınlardan birisinin arkadaşı olan inceleme dışı sanık N.’nin de otele geldiği ve maktul ile N. arasında tartışma yaşandığı, M. ile sanık M.’nin araya girmeleri üzerine N.’nin iki kadını da yanına alarak otelden ayrıldığı, M. ile sanık M.’nin maktulü de otelin dışına çıkarmak istedikleri, ancak N.’den korkan maktulün otelden ayrılmak istemediği, bunun üzerine tanık M.’nin de maktulün dışarı çıkartılması yönündeki talimatları doğrultusunda M. ile sanık M.’nin maktulün koluna girerek onu dışarı çıkarmaya çalıştıkları, bu sırada başına bir şey gelmesinden korkan maktulün, M. ve sanık M’den kurtularak 3-4 metre yüksekteki balkondan otelin bahçesine atladığı ve belini incittiği, hemen bahçeye inen M. ile sanık M.’nin tekrar maktulün koluna girerek bahçe kapısının dışına götürdükleri, burada maktul ile M. ve sanık M. arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.’nin elinde bulunan bıçakla, sanık M.’nin de yumruklarıyla maktulü yaraladıkları ve olay yerinden kaçtıkları, hastaneye kaldırılan maktul ’ün kesici delici alet darbelerine bağlı büyük organ yaralanmasından kaynaklanan iç ve dış kanama sonucu öldüğü olayda; sanık M.’nin, otelde taşkınlık çıkaran maktulü dışarı atmak için inceleme dışı sanık M. ile birlikte maktulün koluna girmesi, sanıkların dışarı çıkmak istemeyen maktulü zorlamaları üzerine maktulün başına bir şey geleceğinden endişe ederek 3-4 metre yüksekteki balkondan aşağıya atlaması, yere düşen maktulün peşinden giden sanıkların, maktulü bu sefer de otel bahçesinden dışarı çıkarmaya çalışmaları, bu sırada sanıkların maktulü darbetmeleri birlikte değerlendirildiğinde, olayın başlangıç ve gelişimine göre her iki sanıkta da birlikte maktule yönelik suç işleme kararlarının olduğu; öte yandan sanık Meh.’in olayda başka bir bıçak kullandığı hususu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanmamış ise de, sanık Meh.’in, maktulün inceleme dışı sanık M. tarafından defalarca bıçaklandığını görmesine rağmen, aynı anda maktulün direncini kıracak şekilde sanığın maktulü dövmeye devam etmesi, olayın sonuna doğru sanık Met.’e hitaben “Yeter artık” şeklindeki sözünden başka inceleme dışı sanık M.’yi engellemeye yönelik herhangi bir davranışta bulunmadığı gibi maktule yumruk atarak darbetmek ve sanık M.’nin yanında yer alarak yaşça küçük olmalarına rağmen iri yapılı olan maktule karşı sayıca üstünlük sağlayıp maktulün savunmasını zaafa uğratması ve suçu işledikten sonra maktulü gece vakti yaralı bir hâlde olay yerinde bırakıp sanık M. ile birlikte kaçması karşısında, sanık M.’nin, inceleme dışı sanık Met. ile birlikte suçun işlenişi üzerinde ortak hâkimiyet kurduğu anlaşıldığından, öldürme suçunu TCK’nın 37. maddesinin birinci fıkrası anlamında müşterek fail olarak işlediğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla sanık M.’nin eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. Birinci uyuşmazlık konusunda ulaşılan sonuç karşısında ikinci uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. (CGK, 22.01.2019 tarihli ve 279-30 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026