Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Sanığın adına ve Antalya’da bulunan adresine kayıtlı ADSL hattı üzerinden 12.04.2007 tarihinde oluşturulan profilde, katılanın rızası dışında telefon numarası ile

Ceza HukukuE. 2017/829K. 2017/36304.07.2017Bozma

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Sanığın adına ve Antalya’da bulunan adresine kayıtlı ADSL hattı üzerinden 12.04.2007 tarihinde oluşturulan profilde, katılanın rızası dışında telefon numarası ile gezip eğlenmeyi seven erkeklerle tanışmak istediği bilgisine yer verildiği ve siteye giren kişilerce katılanın telefonuna çeşitli mesajlar gönderildiği olayda; sanığın, eylemin evlerine gelen katılan tarafından gerçekleştirildiği ve kendisine komplo kurulduğuna dair savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile itibar edilemeyeceği cihetle, üzerine atılı verileri hukuka aykırı yayma suçunu işlediği kabul edilmelidir.

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Sanığın adına ve Antalya’da bulunan adresine kayıtlı ADSL hattı üzerinden 12.04.2007 tarihinde oluşturulan profilde, katılanın rızası dışında telefon numarası ile gezip eğlenmeyi seven erkeklerle tanışmak istediği bilgisine yer verildiği ve siteye giren kişilerce katılanın telefonuna çeşitli mesajlar gönderildiği olayda; sanığın, eylemin evlerine gelen katılan tarafından gerçekleştirildiği ve kendisine komplo kurulduğuna dair savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile itibar edilemeyeceği cihetle, üzerine atılı verileri hukuka aykırı yayma suçunu işlediği kabul edilmelidir.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Sanığın adına ve Antalya’da bulunan adresine kayıtlı ADSL hattı üzerinden 12.04.2007 tarihinde “88.226…..19” IP numarası ile “www.temi...a.com” isimli arkadaşlık sitesinde “C.ans” rumuzu kullanılarak oluşturulan profilde, katılanın telefon numarası ile gezip eğlenmeyi seven erkeklerle tanışmak istediği bilgisine yer verildiği, siteye giren kişilerce katılanın telefonuna çeşitli mesajlar gönderildiği, Y. M. Elektronik Yayıncılığın 23.07.2008 tarihli yazısına göre; katılan adına oluşturulan profile 88.226.178.19 nolu IP ile giriş yapıldığı, Türk Telekominikasyon Anonim Şirketinin 05.11.2008 tarihli yazısına göre; 88.226.178.19 nolu IP’nin, sanığın adına ve Antalya’da bulunan ikamet adresine kayıtlı ADSL hattı üzerinden kullanıldığı, Bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; suça konu üyelik işleminin, sanığın ikamet ettiği adreste sanık adına kayıtlı ADSL hattını kullanan bilgisayar üzerinden gerçekleştirildiği, Anlaşılmaktadır.

06.03.2014 tarihli ve 28933 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 21.02.2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile fıkra metninde yer alan“altı aydan” ibaresi, “bir yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.

07.04.2016 tarihli ve 29677 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak ilgili hükmü aynı tarihte yürürlüğe giren 24.03.2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile “Kişilerin” ibaresi, “Kişisel verinin, kişilerin” şeklinde; “bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” ibaresi ise “olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.

06.03.2014 tarihli ve 28933 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 21.02.2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile bu fıkrada yer alan “bir yıldan” ibaresi, “iki yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.

24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile eklenmiştir.

Katılan C. M. 13.04.2007 tarihinde B. Cumhuriyet savcılığında; üzerine kayıtlı cep telefonu numarasının kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından “www.temi...a.com” sitesine “C.ans” rumuzu ile aktarılmış olduğunu, siteden telefonunu bulan kişilerce rahatsız edildiğini, telefon numarasını siteye aktaran kişi ya da kişilerden şikâyetçi olduğunu, Mahkemede; eşi Y. N. Ö.’nün, tanık Ş. S. M. ile 2006 yılından beri gayri resmi birliktelik yaşadığını, Ş. S.’nin babası olan sanık F.’nin H.Y. Partisinde bir dönem MYK üyeliği yaptığını ve bu partiden A. birinci sıra milletvekili adayı olduğunu, eşinin Ş. S. ile ilişkisini sürdürerek 2009 yılında da aleyhine boşanma davası açtığını, Katılan vekili 30.05.2011 tarihli dilekçesinde; katılanın hiçbir şekilde sanığın evinde kalmadığını, Tanık Ş. S. M.; babası olan sanık F. M.’nin bilgisayar kullanmayı bilmediğini, sanığın bilgisayarı çocuklarının kullanması için aldığını, ağırlıklı olarak da kendisinin kullandığını, bilgisayarı parti çalışmaları için gittiği yerlere de götürdüğünü, katılanın da parti genel başkanının hanımı olduğu için bu siyasi çalışmalara iştirak ettiğini, katılan ile aralarında çıkan siyasi gerginliğe katılanın eşi olan genel başkanın son verdiğini, parti çalışmalarının Antalya’da olduğu dönemlerde katılanın kendilerinde kaldığını, katılanın partinin internet ve tüm bilişim işlerinden sorumlu kurucu üyesi olması nedeni ile bilgisayar ortamında parti internet sitesine veri aktarıp aldığını, kendilerinde kaldığı günlerde bu bilgisayarı ve IP adreslerini kullanarak internete bağlandığını, modemin kablosuz ağ bağlantısı olması ve sonraki süreçte katılan ile aralarındaki gerginliğin devam etmesi de dikkate alındığında katılanın 500 metre gibi bir alandan ADSL hatlarına bağlanarak kendi IP adreslerini kullanıp kendi lehine delil yarattığını düşündüklerini, eğer bu işi kendisi veya babası yapmış olsa idi, evlerinden değil de internet cafeden yapacaklarını, katılanın komplo kurduğunu, İfade etmişlerdir. Sanık F.M. kollukta; IP numarası tespit edilen diz üstü bilgisayarı 3-4 sene önce H.Y.P.B.Y.N.Ö.’nün meclis danışmanı ve MYK üyesi olan kızı Ş.S.’ye hediye ettiğini, kızının bu bilgisayarı çoğunlukla parti çalışmalarında kullandığını, kendisinin hiç kullanmadığını, Mahkemede; katılan ile aralarında bir kısmı ceza bir kısmı da tazminat olmak üzere davalar olduğunu, bilgisayarı evdeki diğer bireylerin kullandığını, kendisinin ise kullanmayı bilmediğini, evindeki internet bağlantısının kablosuz olduğunu dolayısıyla evine 300 metre mesafede bulunan birinin bu hatta girerek kullanabileceğini, kocası ile evlerine gelen katılan tarafından dahi bu işin yapılmış olabileceğini, 14.02.2014 havale tarihli dilekçesinde; kızı Ş. ile Y.N. arasında ilişki olduğunu düşündüğü için katılanın kendisine iftira attığını, Savunmuştur. TCK’nın “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlıklı 136. maddesi; “(1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, suç tarihinden sonra 06.03.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanun ile suçun cezasının alt sınırı “iki yıla” çıkartılmıştır. TCK’nın 136. maddesinde korunan hukuki değer genel olarak kişilerin özel hayatı ve hayatın gizli alanı, özelde ise kişisel verilerdir. Bu düzenlemeler ile tüm kişisel veriler koruma altına alındığından kişisel verilerin mutlaka gizli olması zorunlu değildir. Gizli olmayan ve herkes tarafından bilinen kişisel veriler de hukuka aykırı eylemlere karşı korunmalıdır. Zira kişisel verilerin korunmasına ilişkin suçlarda korunan hukuki değer “sır” olmayıp, verinin ilgilisi olan kişinin kişilik haklarıdır.(M. Volkan Dülger, Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2014, 4. bası, s.579, 588-593) TCK’nın 136. maddesindeki “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin başkasına verilmesi, kişisel verilerin yayılması ve kişisel verilerin ele geçirilmesi şeklindeki seçimlik hareketlerin birinin gerçekleştirilmesiyle suç işlenmiş olacaktır. “Kişisel verileri bir başkasına verme” seçimlik hareketinde, maddede geçen “başkası” gerçek bir kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilecek, veriler bu kişilere elden, posta ya da internet üzerinden elektronik posta ile vb. şekillerde verilebilecektir. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğünde “vermek”;”üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek, düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek” şeklinde açıklanmıştır. Bu seçimlik harekette verilerin hukuka uygun ya da aykırı

yöntemle elde edilmiş olmasının önemi bulunmamakta olup, önemli olan husus verme eyleminin hukuka aykırı olmasıdır. “Kişisel verileri yayma” seçimlik hareketi de çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilecektir. İnternet üzerindeki bir web sitesinde kişisel verileri yayınlamak, birçok kişiye elektronik posta ile ya da telefondan kısa mesajla göndermek, yazılı ya da görsel medyada yayınlamak gibi. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğünde “yaymak”; “birçok kimseye duyurmak, çevreye dağılmasına sebep olmak” olarak açıklanmıştır. “Kişisel verilerin ele geçirilmesi” seçimlik hareketi ise; kişisel verilerin kayıtlı olduğu belgelerin alınması ya da kayıtlı olduğu bilişim sisteminden ele geçirilmesi vb. şekillerde gerçekleştirilebilecektir. Ele geçirme fiili, başkasının hakimiyeti altında bulunan bir kişisel verinin, failin hakimiyeti altına girmesi ile gerçekleşmiş olacaktır. Bu suçta herhangi bir neticenin gerçekleşmesi aranmadığından maddede sayılan seçimlik hareketlerin yapılmasıyla suç oluşacaktır. Bu açıdan TCK’nın 136. maddesindeki “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” soyut tehlike suçudur. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın adına ve Antalya’da bulunan adresine kayıtlı ADSL hattı üzerinden 12.04.2007 tarihinde “88.226….19” IP numarası ile “www.temi...a.com” isimli arkadaşlık sitesine “C.ans” rumuzu kullanılarak oluşturulan profilde, katılanın rızası dışında telefon numarası ile gezip eğlenmeyi seven erkeklerle tanışmak istediği bilgisine yer verildiği, siteye giren kişilerce katılanın telefonuna çeşitli mesajlar gönderildiği olayda; Katılanın, suçun Antalya ilinde işlenmesinden bir gün sonra B. Cumhuriyet Başsavcılığına bizzat şikâyette bulunarak sanığın kızı ile aralarında bulunan husumetten dolayı eylemi sanığın gerçekleştirdiğine dair beyanı; katılana ait telefon numarasının verildiği arkadaşlık sitesindeki üyelik işleminin, sanığın adına kayıtlı ADSL hattını kullanan bilgisayar üzerinden gerçekleştirildiğine ilişkin bilirkişi raporu ile Y.M. Elektronik Yayıncılık ve Türk Telekominikasyon Anonim Şirketi yazıları karşısında; sanığın, eylemin evlerine gelen katılan tarafından gerçekleştirildiği ve kendisine komplo kurulduğuna dair savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile itibar edilemeyeceği cihetle, üzerine atılı verileri hukuka aykırı yayma suçunu işlediği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. (CGK, 04.07.2017 tarihli ve 829-363 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026