KARAR METNİ
Derlemedeki karar metni
ÖZET: Sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde tanımlanan; kendisine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak amacıyla zor ve tehdit uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma, sindirme gücünü kullanarak suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve yönettiği, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve sahtecilik eylemlerinin de genellikle haklarında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan açılan kamu davaları ile ilgili olarak dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilen inceleme dışı sanıklar tarafından örgüt hiyerarşisi içinde ve örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği, adı geçen sanıkların örgütün varlığı için gereken üye sayısına dahil edilmeleri gerektiği kabul edilmelidir. 1- Özel Dairece onanmasına karar verilen; sanıklar F.K. ile O.Y. hakkında rüşvet verme ve sanıklar C.D., M.K., A.P., A.S., A.E., Y.T., E.T., H.T., K.Y., M.Ç., R.K., A.A., H.G., S.K. ile M.U. hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkûmiyet, 2- Özel Dairece düzeltilerek onanmasına karar verilen; C.D., M.K., A.P., A.S., A.E., Y.T., E.T., H.T., K.Y., M.Ç., R.K., A.A. H.G., S.K., M.U., Z.Ç., G.Ç. Ç.Ç., D.Ü., H.Ü., M.A., Z.Ç., S.Ö. B.O., F.D., A.M., F.K., R.G. ve C.O. hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçu ile sanıklar F. K. ve O. Y. hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte yardım etme suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması, 3- Temyiz isteminin reddine karar verilen; sanık Ş.S.G. hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma; sanıklar G.Ç., D.Ü., H.Ü., Z.Ç., M.A., C.D., M.K., A.P., A.S., A.E., Y.T., E.T., H.T., K.Y., M.Ç., R.K., A.A., H.G., S.K. ve M.U.hakkında ihaleye fesat karıştırma; sanıklar Z.Ç., G.Ç. ve Ç.Ç. hakkında özel belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması, 4- Temyiz edilmeksizin kesinleşen; sanık A.Ç. hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat; sanıklar A. T. (Ç.), A.Ç., M.Ç., C.B., A.G., H.K., M.M., Z.V., E.D., A.O., İ.T., A.G., E.Ç., Ü.Ü., F.A., Y.K., İ.Ş., A.B., R.M.Ç. ile H.Ç. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; sanıklar A.Ç., U.G., K.O., S.B., Ş.T., G.Ö., N.K., M.B., K.A., D.U., U.N., H.T., E.P., M.Ç., Ü.B., O.Ş., K.D., S.A.A., M.Y., M.A., T.Ş., S.K., B.S., H.Ö., D.E., C.G. Ö.Ç., O.K., K.B., C.Z.ile K. M.hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma; sanıklar Ö.Ö., M.K.E., A.Ö., İ.D., E.Ç., E.K., O.S., Z.D., Y.A., T.G., G.Y., A.C., A.P., M.H.S., N.B., A.A., Ö.F.K.ve A.D.Y. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması ile sanık B.A. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından kurulan düşme, Hükümleri inceleme dışı olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık G. Ç. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Sanık G.Ç. hakkında rüşvet alma suçunun sübutuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunmayan somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi
05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile değiştirilen fıkra metni; “(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.” biçimindedir.
30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile fıkra metninde yer alan “veya amacının” ibaresi, “cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde” biçiminde değiştirilmiştir.
gereken uyuşmazlık; sanık G.Ç.’ye atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının, buna bağlı olarak da sanık hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Sanık G.Ç.’nin, B.Sağlık Ocağında doktor olarak çalışırken 1989 yılında E.B.B. seçildiği ve 11.04.2001 tarihine kadar üç dönem boyunca bu görevi yürüttüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulunun 29.03.2002 tarihli raporuna göre; a) S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin, 1988 yılında S.S. B. A. Bölgesi Ev Yapı Kooperatifleri Birliği adı altında sekiz adet kurucu konut yapı kooperatifinin katılımı ile kurulduğu, 11.10.1995 tarihinde mevcut ünvanını kullanmaya başladığı, 1994 yılına kadar önemli bir faliyetinin olmadığı, 1994 yılından itibaren altyapı ihalelerini üstlenmeye başladığı, 1995 yılından itibaren inceleme dışı sanıklar F.K., A.O., B.A., M.H.S., N.B.l ve A.A.’ın yönetim kurulu, F.K. ve A.D.Y.’nin de denetim kurulu üyeliklerinde bulundukları, b) S.S. E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin, 1991 yılında, aralarında sanık G.Ç.’nin temsilcisi olduğu S.S.Ö. Konut Yapı Kooperatifinin de bulunduğu yedi adet konut yapı kooperatifinin katılımı ile kurulduğu, 1998 yılından itibaren sanık G.Ç. ile inceleme dışı sanıklar E.D., Ö.Ö., İ.D., A.Ö., O.S., Ü.Ü., Y.K., F.A.ve A.P.’n yönetim kurulu üyeliklerinde bulundukları, c) S.S.E. B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin, 1991 yılında kurulduğu, yönetim kurulu başkanının inceleme dışı sanık A. M. olduğu, d) D.H. A.Ş.’nin 10.09.1998 tarihinde kurulduğu, sanık G.Ç.’nin kardeşleri olan inceleme dışı sanıklar G.Ç. ve Z.Ç.n % 35’er, H.Ç., R.M.Ç. ve Ç.Ç.’nin ise % 10’ar hisse ile pay sahibi oldukları, e) E. İnşaat Taahhüt Ticaret Turizm Sanayi A.Ş.’nin 22.01.1992 tarihinde kurulduğu, şirketin kurucuları olan inceleme dışı sanıklardan Z.Ç.’nin % 96, G.Ç. ve C.A.’nın % 1’er, yine N.L. ve S.B.’nin % 1’er hisse ile pay sahibi iken, şirketin son sermaye dağılımında tüm ortakları sanık G.Ç.’nin kardeşlerinden oluşan D.H. A.Ş.’nin % 95, inceleme dışı sanıklar A.G., E.Ç., C.B. ve M.B. ile M.G.’nin de % 1’er hisse oranına sahip oldukları, sanık G.Ç.’nin özel kalem müdürü olan inceleme dışı sanık A.O.’nun 03.03.1992 tarihinde E. İ.A.Ş.’ne inceleme dışı sanık G.Ç.’nin şirketteki hissesini satın almak suretiyle ortak olarak girdiği ve şirketin yönetim kurulunda yer aldığı, 28.04.1994 tarihinde hissesini inceleme dışı sanık C.B.’ye devrettiği, f ) B. İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin 01.04.1993 tarihinde kurulduğu, kuruluşunda sanık G.Ç.’nin kardeşi inceleme dışı sanık Ç.Ç.’nin % 51, Y.B.i’nin % 49 oranında hisse ile pay sahibi iken, şirketin son sermaye dağılımında tüm ortakları sanık G. Ç.’nin kardeşlerinden oluşan D. Holding A.Ş.’nin % 80, inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Ç.Ç.’nin ise % 10’ar hisse oranına sahip oldukları, g) Z. İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin 03.02.1995 tarihinde, inceleme dışı sanıklar C.Z. ve S.Y. tarafından kurulduğu, h) E.İnşaat Taahhüt Ticaret Turizm ve Sanayi Ltd. Şti.’nin 01.08.1995 tarihinde kurulduğu, şirketin ünvanının 06.07.2000 tarihinde E. Petrol Ürünleri Pazarlama Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olarak değiştirildiği, kuruluşunda sanık G. Ç.ın kardeşleri inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Ç.Ç., H.Ç. ve R.M.Ç.n % 20’şer hisse oranına sahip iken, şirketin son sermaye dağılımında tüm ortakları sanık G. Ç.’nin kardeşlerinden oluşan D. Holding A.Ş.’nin % 90, inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Ç.Ç.’nin ise % 5’er hisse oranına sahip oldukları, ı) M. A.Ş.’ne ait 114.547 m²’lik arsanın E. Belediyesince kamulaştırıldığı, yargısal karar ile kamulaştırma işlemine yönelik olarak yürütmenin durdurulmasına ve kamulaştırma işleminin iptal edilmesine rağmen söz konusu arsanın, E. Belediye Meclisinin 21.06.1991 tarihli kararına dayanılarak, E. Belediyesi ile S.S. E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği arasında 27.12.1991 tarihinde yapılan sözleşme ile adı geçen birliğe devredildiği, S.S. E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğince de süreçte 7.000 konutun inşaasına başlandığı, fiili durum nedeniyle adı geçen firmanın söz konusu arsayı satmak zorunda kaldığı, i) Kooperatif birliklerinin inşaat alanı olarak kullanması gerekli arsaların temini aşamasında, arsalarını satmak istemeyenlerin sanık G.Ç. tarafından doğrudan veya dolaylı yollarla baskıya maruz bırakılıp tehdit edildikleri, baskı ve tehditlere rağmen arsalarını satmaya yanaşmayan kişilerin arsalarına iş makinaları sokulup inşaatların yapılmaya başlanılması ile fiili bir durum oluşturularak kişilerin bu arsaları satmak zorunda bırakıldıkları, j) Belediyenin asli görevlerinden olan alt yapı çalışmalarının ve çevre düzenlemesi hizmetlerinin yaptırılması ve bu hizmetlerin bedellerini talep ve tahsil yetkisinin sözleşme ile kanunlara aykırı olarak S.S.
E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ile S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine devredildiği, bu işlemin İ. 1. İdare Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile iptal edildiği, k) S.S. E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin 1992-2000 yılları arasında toplam tutarı 28.666.910 Amerikan Doları olan ihale gerçekleştirdiği, hisselerinin tamamı sanık G. Ç.’nin kardeşlerine ait olan D. Holding A.Ş. bünyesindeki E. İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin aldığı ihalelerin miktarının, toplam tutara oranının % 64 olduğu, Z. İnşaat Ltd. Şti.’nin aldığı ihalelerin miktarının da toplam tutar içerisinde % 8’e tekabül ettiği, S.S. E. B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin 1994-2001 yılları arasında toplam tutarı 45.150.072 Amerikan Doları olan ihale gerçekleştirdiği, D. Holding A.Ş. bünyesindeki E.İnşaat A.Ş., B. İnşaat Ltd. Şti. ve S. Mühendislik Ltd. Şti.’nin gerçekleşen tüm ihalelerden % 74 oranında pay aldığı, l) D. Holding A.Ş. bünyesindeki E. İnşaat A.Ş. ile B. İnşaat Ltd. Şti.’nin, gerek S.S. E. E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği, gerekse S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından gerçekleştirilen ihaleler içinde en yüksek paya sahip oldukları, m) S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ile S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından gerçekleştirilen ihaleler için herhangi bir ilan yapılmadığı ve ihalelere sadece belirli şirketlerin davet edildiği, S.S. E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinde ise ihalelerin büyük çoğunluğunun ilan edilmediği, sadece birkaç ihalede birlik merkezindeki ilan tahtasında duyuru yapılarak şirketlerin katılımının sağlandığı, birlikler tarafından gerçekleştirilen bazı ihalelerde ihaleye çıkılmadan önce ihaleyi kazanan şirketle işin yapımına ilişkin sözleşme imzalandığı, bazı ihalelerde ise ihaleye çıkılmadan önce işin verildiği şirkete ödemeler yapıldığı, birlikler tarafından yapılan ihalelere bilinçli olarak belli başlı şirketlerin davet edildiği, objektif ve rekabeti sağlamaya yönelik bir ihale yapıldığından bahsetmenin mümkün olmadığı, diğer firmaların sadece ihale yapılmış görüntüsü verilmesi bakımından ihalelere davet edildiği ve bu şirketlerin de birbiriyle yakın ilişki içerisinde olduğu, bilirkişi raporlarına göre; S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından “Atıksu, Kanalizasyon, Yağmursuyu Şebekesi ve Servis Yolları İkmal İnşaatı” işi ile ilgili olarak yüklenici B. İnşaat Ltd. Şti.’ne 1997 yılı cari fiyatlarına göre toplam 19.867.567.023 Lira (TCMB yıllık ortalama Amerikan Doları satış kuru üzerinden 129.964 Amerikan Dolarına eşdeğer), “1. ve 2. Servis Yolları İnşaatı” işi ile ilgili olarak yüklenici B. İnşaat Ltd. Şti.’ne 1995 yılı cari fiyatlarına göre toplam 998.057.553 Lira (TCMB yıllık ortalama Amerikan Doları satış kuru üzerinden 21.720 Amerikan Dolarına eşdeğer), “1. Kısım Arazi Drenajı İnşaatı” işi ile ilgili olarak yüklenici Yeni Yükseliş İnşaat Ltd. Şti.’ne 1995 ve 1996 yılı cari fiyatlarıyla toplam 6.878.416.307 Lira fazla ödemeler yapıldığı, S.S. E.E. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından “İlköğretim Okulu İnşaatı” işi ile ilgili olarak yüklenici Z. İnşaat Ltd. Şti.’ne 1999 yılı cari fiyatlarıyla toplam 16.342.149.618 Lira (TCMB yıllık ortalama Amerikan Doları satış kuru üzerinden 38.712 Amerikan Dolarına eşdeğer) fazla ödeme yapıldığı, yine S.S. E. B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından E. İnşaat A.Ş.’ne yaptırılan “Kızgınsu Yer Altı Şebeke İnşaatı” işiyle anılan şirketin, S.S. E. E. Yapı Kooperatifleri Birliğine yaptığı aynı nitelikteki işin işçilik fiyatlarının karşılaştırılması sonucunda S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından yaptırılan söz konusu işin, 1998 yılı cari fiyatlarına göre 133.931.204.282 Lira fazla fiyata gerçekleştirildiği, 2000 yılında da yine aynı şirkete 7.421.403.788 Lira fazla ödeme yapıldığı (toplamda 521.582 Amerikan Dolarına eşdeğer), bu suretle adı geçen şirketlere haksız kazanç sağlandığı, yaptırılan altyapı inşaatı işlerinde nakliye tutarının imalat içindeki paylarının emsallerine nazaran çok yüksek olduğu, bu suretle S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin zarara uğratıldığı, yine birliklerin ihale kırım oranlarının diğer kurumlardaki oranlara göre oldukça düşük tutulmak suretiyle müteahhitlere ayrıca bir haksız kazanç sağlandığı, yaptırılan işlere değerinin üzerinde ödemeler yapılması ve bir birim muhammen bedelle başlanan işin, daha sonra 8-10 katı bir fiyatla bitirilmesi sağlanarak haksız kazanç tutarlarının artırıldığı, n) Sermayesinin tamamı sanık G.Ç.’nin kardeşlerine ait olan D. Holding A.Ş’nin iştiraki E. İnşaat A.Ş.’nin 1992-2000 yılları arasındaki 48.170.604 Amerikan Doları tutarındaki toplam gelirinin yaklaşık % 55’lik kısmını, S.S. E.E., S.S. E.Beylikdüzü ve S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliklerinden elde ettiği, D. Holding A.Ş.’nin diğer bir iştiraki B. İnşaat Ltd. Şti.’nin 1993-2000 yılları arasında toplam 19.847.986 Amerikan Doları hak ediş bedeli tahsil ettiği, bu tutarın yaklaşık % 79’luk bölümünü 1995-2000 yılları arasında S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden alınan ihalelerden sağladığı, kalan gelirlerinin büyük bölümünü de S.S. E.E. ve S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliklerine üye olan kooperatiflere yapılan işlerden temin ettiği, o) E. İnşaat A.Ş. ve B.İnşaat Ltd. Şti. ile söz konusu kooperatif birliklerinin kuruluş tarihlerinin aynı dönemlere rastladığı, adı geçen şirketlerin kooperatif birliklerince ihale edilecek işlerin yaptırılması amacıyla kurulduğu,
ö) Gerek S.S. E.E., gerekse S.S. E.B. Konut Yapı Kooperatifleri Birlikleri tarafından ihale edilen işlerin büyük çoğunluğunun, inceleme dışı sanıklar A.G., E.Ç., C.B. ve M.B.’nin ortak olduğu dönemde E. İnşaat Ltd. Şti.’ne verildiği, söz konusu şirketin kuruluşunda sermaye çoğunluğunun (% 97) sanık G.Ç.’nin kardeşlerine ait olduğu, ancak konut yapı kooperatifleri birlikleri tarafından ihalelerin verilmeye başlandığı dönemde şirket hisselerinin bahsedilen kişilere devredildiği, ihalelerin yoğun olduğu dönemde şirketin bu hisse yapısının korunduğu, daha sonra şirket hisselerinin büyük çoğunluğunun (% 95) tekrar sanık G.Ç.’nin kardeşlerine ait olan D. Holding A.Ş.’ne kâr payı alınmaksızın devredildiği, bu durumun şirket ortağı olarak görünen kişilerin paravan olarak kullanıldığını gösterdiği, 22.01.1992 tarihinde kurulan E. İnşaat A.Ş.’nin, S.S. E. Esenevler Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden “Servis Yolları İnşaat İşi”ni 24.03.1992 tarihinde aldığı, söz konusu işin yeni kurulan ve tecrübesi bulunmayan bir şirkete verilmesinin ihalelerin kime verileceği hususunun önceden kararlaştırıldığını gösterdiği, konut yapı kooperatifleri birliklerinin yaptıracakları işlere ilişkin olarak açtıkları ihalelerin herhangi bir ilan veya duyuru yapılmaksızın davet usulü ile yapıldığı, ihalelerin büyük bölümünün D. Holding A.Ş. bünyesinde bulunan şirketlere verildiği, rakip firma olarak katılan şirketlerin sadece şekil şartlarını yerine getirmek amacıyla ihalelere katıldıkları, p) S.S. E. Esenevler Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine ait beş adet taşınmaz ile bunların üzerinde bulunan R. I. Kültür Merkezinin (amfi tiyatro, dükkanlar ve müştemilatı ile birlikte) sembolik bir fiyatla, sanık G. Ç.ın ölünceye kadar mütevelli heyeti başkanı olduğu E. Kültür Sanat ve Eğitim Vakfına satılıp tapuya tescilinin yaptırıldığı, bu şekilde birliğin zarara uğratıldığı, r) Konut Yapı Kooperatifi Birliklerinin, yönetim ve denetiminin doğrudan veya dolaylı biçimde ele geçirildiği, birlik yöneticilerinin kendilerine veya yakın ilişki içerisinde bulundukları kişilere haksız kazanç temin ettikleri, kamu hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde edildiği, bu amaçlara ulaşabilmek için gerektiğinde şiddet, baskı ve zorlama yapıldığı, Mülkiye Müfettişliğince düzenlenen 17.01.2001 tarihli rapora göre; R. Jeans firmasının beş metre olan inşaat yüksekliğinin sekiz metreye çıkarılması için alınacak meclis kararına karşılık 50.000 Amerikan Dolarının 05.10.2000 günü belediye meclis üyesi olan inceleme dışı sanık S. K.’ın bürosunda dağıtıldığı iddiası üzerine, E. Belediyesinde bulunan R. Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ilgili 05.10.2000 gün ve 56 sayılı belediye meclis kararı ve ekleri ile inşaat ruhsat dosyasının incelenmesinde; uygulama imar planının belli bir parselinde 12.02.1998 tarihinde yapı ruhsatının verildiği, 08.07.1998 tarihinde ilave yapı ruhsatının düzenlendiği, R. Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin söz konusu parselde plan tadilatı için 18.09.2000 tarihinde E. Belediyesine müracaat ettiği, E. Belediye Meclisince 05.10.2000 tarih ve 56 sayılı karar ile imar tadilatı yapıldığı, bahse konu parselde yapı yüksekliğinin beş metreden sekiz metreye çıkarıldığı, 16.11.2000 tarihinde ilave yapı ruhsatı düzenlenerek yapı kullanım alanının 4.017 m² artırıldığı, Mülkiye Müfettişliğince düzenlenen 28.01.2002 tarihli rapora göre; E. Belediyesince 1998-2001 yılları arasında imar uygulamaları yolu ile değerlenen arsaların satışa çıkarıldığı, imar uygulamaları sırasında kanuna aykırı işlemler yapılarak üçüncü şahısların zarara uğratıldığı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanun’una göre yapılan satışlarda anılan Kanuna aykırı şekilde ilanların sadece mahalli bir gazetede yayımlanarak ihalelere katılımın engellendiği, ihaleye giren şirketlerin ve şahısların aynı kişiler olduğu, ihaleye ilişkin artırımların sembolik denebilecek nitelikte kalması nedeniyle muhammen bedele yakın bedellerle arsa satışlarının gerçekleştirildiği, ihaleyi alan kişi ve şirketlerce söz konusu arsaların tescil işleminin gerçekleştiği gün veya kısa bir süre sonra satıldıkları, arsa satışlarının ihale öncesi belediye başkanı ile pazarlık yapılarak gerçekleştirildiği, ihalelerin belli şahıslara verilmesinin sağlandığı, belediyeye veya kooperatif üst birliklerine iş yapan kişi veya şirketlere kanunlara aykırı olarak arsa satışı yapıldığı, R. İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., Z. İnş. San. Tic. Ltd. Şti., E. İnş. Taah. San. Tic. A.Ş., T. İnşaat, 77 İnş. Taah. Ltd. Şti., A. İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve B. İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. ile S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine ve S.S. E. Yenikent Konut Yapı Kooperatifine kanuna aykırı şekilde rekabet ve açıklık ilkelerine uyulmayarak ihaleyle arsa satışı yapıldığı ve belediyenin zarara uğratılarak çıkar sağlandığı, E. Belediyesince ihaleye çıkarılan yapım işlerinde ihalelerin belli şirketlere verildiği, bunu sağlamak için yeterlilik komisyonlarınca ihaleye giren bazı şirketlere yeterlilik verilmediği gibi, yeterlilik verilmemesi gereken şirketlere de yeterlilik verilerek ihaleyi almalarının sağlandığı, ihalelere genellikle aynı şirketlerin iştirak ettikleri, söz konusu şirketlerin teklif verdikleri işlerin faliyet alanında görülmesine rağmen geçmiş dönemlerde bu yönde bir faliyetlerinin olmadığı, ihaleleri alan şirketlere fazla ödemelerde bulunulduğu, E. Belediye Encümeninin 26.11.1996 günlü kararı ile; belediye encümeninin 17.10.1996 tarihli kararına istinaden mağdur Ş. D.’ye yapılan taşınmaz satışına ilişkin ihalenin arsa bedelinin süresinde
yatırılmadığından bahisle iptaline karar verildiği ve teminat bedelinin irat kaydedildiği, mağdurun iddiaları üzerine mülkiye müfettişlerince 12.03.2001 gün ve 23 sayılı rapor ile soruşturma izni verilmesine yer olmadığına karar verildiği, E. Belediyesi tarafından 23.05.2000 tarihinde yapılan 680.000.000.000 Lira keşif bedelli A. N. Parkı yapım işine ilişkin ihaleye R. İnş. Ltd. Şti., Z. İnş. Ltd. Şti. ve A. İnşaat A.Ş.’nin katıldıkları, ihaleyi % 5,5 tenzilatlı olarak 642.6000.000.000 Lira bedelle R. İnş. Ltd. Şti.’nin kazandığı, Mağdur A. C.’in, inceleme dışı sanıklar D.Ü. ve H.Ü. hakkında arazilerinin satışı için kendisini darp ettiklerini belirterek şahsi dava açtığı, B. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2000 gün ... sayılı kararı ile şahsi davasını takip etmediğinden düşme kararı verildiği, B. Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan, E.K., M.A.Y.T.A., Y.Ö., A.O., A.A., İ.B., A.G., E.Ö., Ç.A., İ.A. ve E.T. imzalı, 05.02.2001 tarihli şikâyet dilekçesinde; “Bizler ... E. meclis üyeleriyiz. Bugün saat 14.00 de olağan meclis toplantısına katılmak üzere meclis salonuna gittik. Belediye başkanı meclis toplantısını ... kapatmadan bağımsız meclis üyesi A.Ç. ‘gündem bu kadar mı’ diyerek görüşülmesi gereken konuların az olduğunu beyan etti. Bunun üzerine ‘bizi şikâyet ediyorlar, çalıştırmıyorlar ... bir tanesi de E.K.’ dedi. Bunun üzerine E.K. ‘bu konu yargıya intikal etti, yargıya güvenmiyor musunuz’ dedi. Bunun üzerine Başkan G.Ç., E.K.’in üzerine yürüyerek ‘Godoş, O.çocuğu’ diyerek vurmaya kalkıştı. Meclis üyesi M.U....l ...i dışarı çıkarırken ismini bilmediğim kapı görevlisi ‘Rambo’ lakaplı kişi yumruk ve tekme atmak suretiyle saldırdı. Biz meclis üyeleri olarak görev yapmak için geldiğimiz belediye meclis salonunda hakaret ve küfürle karşılaşıyoruz. Başkanın yolsuzluğu ile yapmış olduğumuz şikâyeti hazmedemeyen belediye başkanı bizleri tehdit etmektedir. Bu konuda bundan sonra yapılacak tehdit ve kavgaların devam edeceği endişesini duymaktayıZ..” ibarelerinin yer aldığı, B. Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında; mağdur T.G.’nin, sanık G.Ç.’nin 20.09.1998 günü düğünde kulağına eğilerek “o..çocuğu” dediğini, kendisinin de aynı şekilde karşılık vermesi üzerine sanık G.Ç.’nin şişeyle burnuna vurduğunu; şikâyetçi K.Ş.’nin ise, düğünde halay çeken sanık G.Ç.nin T.G.’ye hakaret ettiğini, ardından da elindeki şişeyi kırarak T.G.’yi yüzünden yaraladığını, başka bir şişeyi de kendisinin yüzüne fırlattığını, daha sonra G.Ç.’nin adamları tarafından kendisine kırık cam parçaları atıldığını, kendisini sanık G.Ç. ve adamlarının yaraladığını ve şikâyetçi olduklarını beyan ettikleri, sanık G.Ç. hakkında, T.G. ve K.Ş.’ye yönelik sövme ve müessir fiil suçlarının 1412 sayılı CMUK’nun 344. maddesi uyarınca şahsi dava ile takibinin mümkün olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiği, B. Sulh Ceza Mahkemesince 28.02.2001 gün ve ... sayı ile; sanık G.Ç. hakkında şikâyetçi K.Ş.’ye yönelik müessir fiil suçundan açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanun’un 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelendiği, Katılan H.D.tarafından E. Belediye Başkanlığına karşı açılan tazminat davasına ilişkin B. Asliye Hukuk Mahkemesince 23.12.2003 gün ve ... sayı ile; tanık beyanı da dikkate alınarak davacı H.D.’nin imzası bulunan 29.06.1999 tarihli dilekçesinin davacıdan ikrah yoluyla alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedildiği, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.04.2005 gün ve ... sayılı kararı ile onandığı, Şikâyetçi F.Ş.’nin inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Ç.Ç., F.D., D.Ü. ve Z.Ç. ile yüzleştirilmesine ilişkin 17.04.2001 tarihli tutanağa göre; şikâyetçinin, inceleme dışı sanıklar tarafından parti binası içinde dövülerek darbedildiğini ve kafasına inceleme dışı sanık F.D. tarafından silah dayandığını beyan ettiği, ancak inceleme dışı sanıkların suçlamaları kabul etmediği, Anlaşılmaktadır. Katılan H.D.; 1981 yılında E. Belediyesine işçi olarak girdiğini, belediye başkanının çaycısı ve odacısı olarak yaklaşık on yıldır çalıştığını, zabıta müdürü olan katılan Ş.D.’ye başsağlığına gittiğini duyan sanık G.Ç.’nin “benim çaycım hasımlarımın başsağlığına nasıl gider” şeklinde söz sarfederek boş bir kâğıt getirip “kafamın tasını attırma, istifa et” dediğini ve kendisine yumruk attığını, direnmesi üzerine inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin, G.Ç.’nin masasındaki çekmeceden aldığı tabancayı kafasına dayayıp “imzala” dediğini, bunun üzerine istifa dilekçesini imzalamak zorunda kaldığını, Katılan B.Z.; sanık G.Ç.’nin belediye başkanlığı döneminde on dokuz ay süreyle başkan yardımcılığı ve danışmanlık yaptığını, yaptığı yolsuzlukları ve karıştığı rüşvet olaylarını şikâyet ettiği için sanık G.Ç. tarafından görevine son verildiğini, birlikte çalıştıkları dönemde sanık G.Ç.’nin belediye imkânlarını kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, E. Belediyesinin yaptığı ihalelere katılmak isteyen firmaların baskı ve şiddet kullanılmak suretiyle ihalelere girmelerinin engellenerek zarara uğratıldıklarını, sanık G.Ç.’nin E.ta faliyet gösteren S.S. Esenyurt Boğazköy, S.S. Esenyurt Esenevler ve S.S. Esenyurt Beylikdüzü Kooperatifler Birliklerinin görünmeyen sahibi olduğunu, E.Belediyesine yapılan operasyon sonrası canlı yayına katılan
sanık G.Ç.’nin “beni şikâyet edip bu durumlara düşüren B.Z. ve Ş.D.’dir, ikisiyle de hesaplaşacağım” demesinden sonra kimliğini bilmediği kişiler tarafından telefonla aranarak “gebermedin mi, sonun yakındır” şeklinde sözlerle tehdit edildiğini, ES. Belediyesinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla şikâyetçi olması üzerine açılan davanın duruşmasına katılmak için 20.09.1995 tarihinde B. Adliyesine gittiklerini, inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yanına gelip silahını çıkardığını ve karnına dayayarak “ölmeye mi geldin, senin beynini patlatırım” dediğini, A.Ş. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Ç.Ç. ve F.K.’nin de orada olduğunu, F.K.’nin yanına gelip “sen belanı mı istiyorsun, çek git” diyerek tehdit etmesi üzerine duruşmaya girmeden adliyeden ayrıldığını, 1998 yılında inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Z.Ç. ve yanlarındaki tanımadığı 2 kişi tarafından önünün kesildiğini, araçtan inen tanımadığı kişilerin kendisini dövdüklerini ve “E.ta hareketlerine dikkat et, başkanımıza zararın dokunuyor, seni gebertiriz” diyerek tehdit ettiklerini, zabıta müdürü S. K. ve K.D.’nin öldürülmesi üzerine E. ilçesindeki siyasi parti temsilciliklerinin basın açıklaması yaptığını, sonrasında sanık Z.Ç.’nin telefonda “sen hala uslanmadın mı, gebermek mi istiyorsun” diyerek tehdit ettiğini, 1990 yılının sonlarında odasına gelen inceleme dışı sanık H.Ü.’nün “Başkan G.Ç.’nin talimatı üzerine belediyeden istifa edeceksin, aksi takdirde sonunu sen düşün, ölümlerden ölüm beğen” dediğini, ertesi gün de inceleme dışı sanık F. D.n telefonla arayarak hakaret edip “belediyeden ayrılacaksın bir daha E.’ye gelmeyeceksin, aksi halde seni gebertiriz” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğini, Şikâyetçi O.N.S. kollukta; 1989 yılında 6 ay süreyle bir siyasi partinin E. Belde Başkanlığını yaptığını, parti içi seçimlerin söz konusu olduğu zamanlarda sanık G.Ç. ile yönlendirdiği kişilerin kendisini sıkıştırıp tehdit ettiklerini, 1991 seçimlerinde parti içi ön seçim çalışmalarında farklı adayları desteklemesinden dolayı sanık G.Ç.’nin kendisine baskı uygulayıp kendi adayını desteklemesini istediğini, aksi halde iş yerini yıktırmak ve kendisini bölgede yaşatmamakla tehdit ettiğini, sonrasında kendisini makam odasına çağırdığını, teklifini kabul etmemesi üzerine tokat attığını, 1992 yılındaki E. Belde Belediyesi seçimlerinde ve 1994 yılındaki yerel seçimlerde de sanık G.Ç.’nin adaylarını desteklemesi için kendisine baskı yaptığını, inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Z.Ç.’nin kendisini tehdit ettiklerini, son olarak 02.03.2001 tarihinde partinin E. F. Düğün Salonunda yapılan parti delegesi seçimlerine Z.Ç. ve Z.Ç.’nin yaklaşık yüz elli kişi ile birlikte geldiklerini, Z.Ç. ve Z.Ç.’nin üzerlerindeki tabancaları gösterip «sen yine mi bu işlere karışıyorsun, bu işlere karışma yoksa senin için hiç iyi olmaz” diyerek tehdit ettiklerini, E. Belediyesinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla katılan B.Z.’nin şikâyetçi olması üzerine açılan davanın duruşmasına 1995 yılında gittiklerini, adliye içerisinde bulunan A.Ş., inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Z. Ç., A.O. ve F.K. ile yanlarındaki grubun B.Z.’yi “bu davadan vazgeç, yoksa beynine kurşun sıkarız, dağıtırız” diyerek tehdit ettiklerini ve zorla kendilerini adliyeden çıkardıklarını, bu nedenle duruşmaya katılamadıklarını, Şikâyetçi K. Ş. kollukta; 1998 yılının Eylül ayında katıldığı bir sünnet düğününe sanık G. Ç. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç., G.Ç. Ç.Ç., R.M.Ç. ve Z.Ç.’nin geldiğini ve sanık G.Ç.’nin şişe ile aniden önce mağdur T.G.’ye, ardından da kendisine vurduğunu ve kendisini dövmeye başladıklarını, daha önceden G.Ç. ile Z.Ç.’nin kendisinden rüşvet olarak istedikleri 50.000 Alman Markını vermediği için husumet beslediklerini, sanık G.Ç. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Z.Ç.’nin bu parayı vermezse E.’de iş yapamayacağı hususunda kendisini tehdit ettiklerini, Mahkemede ek olarak; tehditler yüzünden fabrikasına gitmeye çekindiğini, Şikâyetçi F.Ş. mahkemede; parti üyesi olduğunu, 01.07.1995 tarihinde parti içi delege seçimlerinde oyunu kullanmak için gittiğinde adamlarıyla gelen sanık G.Ç.’nin kendisinden dışarı çıkmasını istediğini, parti üyesi sıfatıyla oy kullanmak için geldiğini söylemesi üzerine sanık G.Ç.’nin kendisine hakaret edip yumruk attığını, sonrasında adamlarının da kendisine vurduğunu, inceleme dışı sanık F.D.’nin de silahlı olduğunu, Şikâyetçi A.Ç. kollukta; tapulu taşınmazında bilgisi olmaksızın Ş. Yapı Kooperatifi tarafından inşaata başlandığını sanık G.Ç.’ye ilettiğini, belediye görevlileri tarafından inşaatın mühürlendiğini, buna rağmen inşaata devam edilmesi üzerine tekrar belediyeye gittiğini, kendisine İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca uygulama yapıldığını, kendisine verilen yerlerde imar izninin dokuz kat olduğunu ancak bunu da iptal ettiklerini ve yeni bir uygulamaya geçtiklerini, yeni uygulama ile 3.500 m² olan yerinin 4.900 m²’ye çıktığını söylediklerini, sanık G.Ç. ile imar müdürü olan inceleme dışı sanık S.B.’nin bu yeni uygulama karşılığı kendisinden ticaret merkezinde bulunan 566 m²’lik yerini rüşvet olarak istediklerini, teklifi kabul etmeyince dokuz kat olan imar iznini altı kata düşürdüklerini, ticaret merkezindeki yerini de hileli imar tadilatı ile elinden alıp sattıklarını, kendisine elli hisseli bir yer vererek kandırdıklarını, 327 m²’lik yerini de bu hisseli yere kaydırdıklarını, bu yerin tekrar düzenlemeye sokulup yeşil alan ve otopark yapıldığını, karşılığında hiçbir şey vermediklerini, sanık G.Ç. ile konuşmaya giden eşine küfür edildiğini, oğlunun ise sanık G.Ç.’nin adamları tarafından dövüldüğünü ve bunalıma girerek intihara kalkıştığını, arazisinin
tapusunu istemeye gittiğinde inceleme dışı sanık S. B.’nin kendisini darbettiğini, bu konunun adliyeye intikal etmediğini, Mahkemede; taşınmazının bir kısmının sadece S. B. tarafından istendiğini, oğlunun sanık G.Ç.’nin talimatı ile dövülmediğini, şimdiki beyanının doğru olduğunu, Şikâyetçi S.Y. kollukta; A. Beymen Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, sanık G.Ç.’nin 25.03.2000 tarihinde kooperatifin yönetim binasına H.B., H.E. ve F.T. ile gelerek, kooperatifin 26.03.2000 tarihinde yapılacak olan olağan genel kurul toplantısında yanında getirdiği bayanlardan bir tanesinin üst birliğe başkan, diğer ikisinin de kooperatif yönetim kurulu üyesi seçilmesi hususunda baskı yaptığını, bunun üzerine kooperatif yönetimi tarafından olağan genel kurul toplantısının iptal edildiğini, 26.03.2000 günü sanık G.Ç.’nin silahlı adamlarıyla toplantının yapılacağı sitenin önüne geldiklerini, yollarını kestiklerini ve yönetim kurulu üyelerine «genel kurulu yapacaksınız, benim söylediğim kişileri de yönetime seçeceksiniz” diyerek baskı yaptığını, çıkan tartışmada hakaret ettiğini, daha sonra da dövdürttüğünü, sanık G.Ç.’nin E.’de bulunan bütün kooperatiflere bu şekilde baskı yaptığını, silahlı adamları ile tehdit ettirdiğini ve Beylikdüzü’nde kurulan kooperatiflere sanık G.Ç.’nin seçtirdiği üst birlik yöneticilerinin sanık G.Ç.’nin talimatları doğrultusunda işlem yaptıklarını, Mahkemede ek olarak; sanık G.Ç.’nin yanındaki adamların silahlı olduğunu ancak silah çektiklerini görmediğini, Şikâyetçi M.K.; A.Beymen Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, sanık G.Ç.’nin kooperatif ve üst birlik yönetimlerine kendi istediği kişilerin seçilmesi konusunda baskı yaptığını duyduğunu, kendisinin de bulunduğu yönetim kurulu toplantısında üst birlik başkanı inceleme dışı sanık A.M.’nin üyelerle tartıştığını, sanık G. Ç.nin istediği kişilerin yönetime getirilmesini istediğini, aksi halde sitelerine hiçbir hizmetin gelmeyeceğini söyleyip üç adamıyla birlikte toplantıdan ayrıldığını, daha sonra yönetim kurulunun 26.03.2000 tarihinde yapılacak genel kurulu ileri bir tarihe ertelediğini, 26.03.2000 tarihinde sanık G.Ç.’nin yanında adamları ile birlikte sitedeki ilköğretim okulu binasına geldiğini, okulun çevresinin sanık G.Ç.’nin adamları tarafından sarıldığını, sanık G.Ç.’nin okulun içinde yönetim kurulu üyelerine “Bugün sizin toplantınız vardı. Başkanınız nerede? Başkanınız korkup kaçtı, hemen onu gidip bulun. Bu genel kurul yapılacak” dediğini, sanık G.Ç.’ye “Sayın Başkanım, burası bizim genel kurul salonumuz. Siz Belediye Başkanısınız. Başkanımız kaçmadı. Ancak toplantımız ileriki bir tarihe ertelendi” dediğini, bunun üzerine sanık G.Ç.’nin “s..ol git, bu Altınyıldız’ın kadınlarının donlarını başlarına geçireceğim, bu kadınlar kimin avukatlığını yapıyorlar” diyerek hakaret ettiğini, kendisinin konuşmaya devam etmesi üzerine sanık G.Ç.’nin, korumalarına ve adamlarına “susturun lan şu hayvanoğlu hayvanı, çıkarın buradan dışarı” diye bağırdığını ve korumalarından birkaç kişinin kendisini kollarından tuttuğunu, zabıta amiri olan inceleme dışı sanık N.K’nin yanına gelip ensesinden tutarak “Hanım, hanım, sakin ol yoksa iyi olmaz” dediğini, sonrasında diğer yönetim kurulu üyeleri ile salonu boşalttıklarını, sanık G.Ç.’nin okulun kapısında diğer üyelerle tartışmaya başladığını, tüm bu olaylar sırasında sanık G.Ç.’nin adamlarının bellerinde bulunan silahlarını gösterip kendilerini korkutmaya çalıştıklarını, Şikâyetçi T.Z.; E.ta emlakçılık yaptığını, 1997 yılında sanık G.Ç. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Ç.Ç.’nin bürosuna gelerek “bak kardeşim, burada herkes arazisini sattı, sen de sat, sonra uğraşırsın, bizi zorlama, burayı almak zorundayız. Bu sana bir ikazdır. Başka zaman geldiğinde böyle davranmayıZ.gel, kendi isteğinle burayı sat, yoksa biz almasını biliriz” dediklerini, kısa bir süre sonra iş yerinin kepçeyle yıkıldığını, 1999 yılının sonunda, S. K.ın düğününde çıkan kargaşada E.K., sanık G.Ç., inceleme dışı sanıklar Z.Ç.ve Z.Ç.’nin kendisini, T.G.’yi, İ.Ş.’yi, K.Ş. ve babası İ.Z.’yi dövdüklerini, Şikâyetçi K.Y.; hayvancılık yaparak geçiminin sağladığını, babasına ait arsa üzerine ev ve ahır yaptıklarını, sanık G.Ç.’ın babasını çağırıp iki dönüm yer istediğini, babasının kabul etmemesi üzerine inceleme dışı S.B.’nin babasına ‘arsanın yarısını belediyeye bağışlamazsan imara açarız ve biz almasını biliriz’ dediğini, isteklerini kabul etmemeleri üzerine gelen dozerin komşularının evini yıktığını, Şikâyetçi B.E.; kardeşleri ile müşterek arazilerini birleştirerek mevzi imar planı yaptırdıklarını, E.’nin müstakil belediye olmasından sonra bu planları belediyeye sunduklarını, sanık G.Ç.’nin planlarının imardan geçmesi için arsalarının % 25’ini kendisine vermeleri durumunda sekiz kat üzerine ruhsat vereceğini beyan ettiğini, yapılan görüşmeler sonrasında baskı üzerine birer adet kamyonet, çöp arabası, sıkıştırma makinesi ile traktör ve römork satın alarak belediyeye vermek zorunda kaldıklarını, Şikâyetçi B.O. kollukta; daha önce Esenyurt’ta bulunan 19,5 dönüm tarlasında ahırının olduğunu ve hayvancılık yaptığını, Esenyurt’un belediye olmasından sonra imar planlarının yapıldığını, belediye başkanı seçilen sanık G.Ç.’nin kendisini belediyeye çağırıp “arsanın yedi dönümünü belediyeye
bağışlayacaksın” dediğini, kabul etmemesi üzerine “hibe etmezsen senin yerini çöp alanı yapacağım” dediğini, daha sonra da arsasını çöp alanı yapıp arsanın tamamını imara açmadığını, ahırlarını yıktırdığını, arsasının yedi dönümünü elinden aldıklarını, sanık G.Ç.’nin arazi bağışı yapan veya istediği parayı veren kişilerin yerlerini imara açtığını, vermeyenleri ise mağdur ettiğini, Şikâyetçi P.Y.; L. Asfaltı üzerinde on iki dönümden fazla arsası olduğunu, 1990’lı yıllarda inceleme dışı sanıklar C.O., R.G., S.B., B.A. ve sanık G.Ç.’nin evine geldiklerini, arsasının üzerine köprülü kavşak yapacaklarını söyleyip imar planı üzerinde tadilat yapmayı bahane ederek arsasını zorla almak istediklerini, işletmeciliğini yaptıkları lokantaya sanık G.Ç. ile adamlarının değişik zamanlarda gelerek kendilerine hakaret ettiklerini, arsasını vermesi için dövdüklerini, korkudan kimseye durumu anlatamadıklarını, sanık G.Ç.’nin, adamları olan inceleme dışı sanıklar R.G., S.B. ve C.O. ile birlikte, kendisine başka yerden hisseli tapular vereceklerini ve bu tapuları sonradan birleştireceklerini söyleyip “ya bu teklifi kabul et, ya da seni öldürteceğiz” diyerek tehdit ettiklerini, yine sanık G.Ç.’nin tehdit etmesi nedeniyle, birleştirme vaadiyle kendisine verilen hisseli arazilerden bir tanesini inceleme dışı sanık C.O.’ya, bir tanesini de inceleme dışı sanık R.G.’nin oğluna devrettiğini, sanık G.Ç.’nin neticede kendisine 458 m² imarlı yerin tapusunu verdiğini, ancak daha sonra yeni bir imar yapılarak bu yeri de kendi parselleriyle birleştirdiklerini ve bu şekilde arazisinin elinden alındığını, sanık G.Ç. ile inceleme dışı sanıklar C.O., R.G. ve B.A. kendisini ölümle tehdit edip değişik zamanlarda dövdüklerini, Mağdur Ş.D. kollukta ve savcılıkta; müteahhit olduğunu, 1995-1996 yılları arasında E. Belediyesinde imar uygulamalarında görev yaptığını, sanık G.Ç. tarafından yapılan imar uygulamalarının usulsüz olduğunu, sanık G.Ç.’nin E. Belediyesi tarafından yapılan ihalelere örgüt içerisinde yer alan birkaç şirket haricinde başka kişi ve şirketleri sokmadığını, katılmak isteyenleri de silahla tehdit ederek ya da darbederek engellediğini, ihalelerin de örgüt içerisindeki şirketlere bırakıldığını, E. Belediyesi tarafından yapılan inşaat ve arsa ihalelerine genellikle, müdürlüğünü inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yaptığı R. İnşaat Ltd. Şti.’nin, yöneticiliğini inceleme dışı sanık M.A.’nın yaptığı A. İnşaat A.Ş.’nin, inceleme dışı sanıklar C.Z. ve S.Y. tarafından kurulan Z. İnşaat Ltd. Şti. ile 77 İnşaat Ltd. Şti.’nin girdiklerini, Esenyurt ilçesinde kurulan S.S. Esenevler, S.S. Esenyurt Boğazköy ve S.S. Beylikdüzü Kooperatifler Birliklerinin sanık G.Ç.’nin denetiminde olduğunu, Esenyurt ilçesindeki iş yerinin bitişiğinde bulunan taşınmazı ihale yoluyla alarak projelerini yaptırdığını, Esenyurt Belediyesinden tapuya tescil için yazı istediğinde sanık G.Ç.’nin kendisinden 50.000 Amerikan Doları isteyip bu parayı sekreteri G.Ö.’ye vermesi halinde gerekli yazıyı vereceklerini söylediğini, istenilen parayı vermediğini, bu nedenle ihale teminatının belediyeye irat kaydedildiğini, Mahkemede ek olarak; ihalelere katılmak istediği için dövülüp tehdit edilen kişilerden birinin mağdur İ.Ş. olduğunu, isimlerini bilmediği birkaç kişinin de dövülüp tehdit edildiğini gördüğünü, Mağdur İ.Ş.; müteahhitlik yaptığını, A.N. Caddesi üzerinde bulunan park ihalesine katılmak istediğini, üç yüz milyar Lira teklif verdiğini, nakdi teminatı yatırmasından sonra sanık G.Ç.’nin ihaleden çıkmasını istediğini, ihaleye girmenin yasal hakkı olduğunu söylemesi üzerine sanık G.Ç. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç., S.Ö. ve Z.Ç.’nin kendisine hakaret ettiklerini, sanık G.Ç. ve Z.Ç.’nin tabancalarını çekip sırtına ve kafasına dayadıklarını, “kendini öldürtmeden uzaklaş” şeklinde sözlerle tehdit ettiklerini, ancak olayı gören olmadığı için herhangi bir müracaatta bulunmadığını, ihaleyi inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yöneticisi olduğu R. İnşaat Ltd.Şti.’nin aldığını, 2000 yılı Mayıs ayında Esenyurt 15-16 pafta, 2343 ada, 20 parselde bulunan 133,75 m² ve 61 parselde bulunan 134 m² miktarlı taşınmazlar için ihaleye katıldığını, ihalenin yapıldığı odaya girmeden sanık G.Ç.’nin yanına gelerek silahını kasığına dayayıp “bu ihaleyi sana verdirtmem, seni öldürmeden dışarı çık” dediğini, inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin silah doğrulttuğunu, inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin de kendisini tehdit edip dışarı çıkmasını istediğini ve belediyeden dışarı çıkarıldığını, 2000 yılı içerisinde kendisini telefonla arayan inceleme dışı sanık M.A.’nın, yaptığı şikâyet başvuruları nedeniyle özür dileyip ifadesini değiştirmesini, aksi takdirde faili meçhule gideceğini söyleyerek tehdit ettiğini, inceleme dışı sanık B.O.’nun da operasyondan yaklaşık dokuz gün önce “Başkanımız, kardeşleri ve adamları hakkında şikâyette bulunmuşsun, şikâyetini geri al, almazsan seni vurdurturuz, gayrimenkullerini bedelsiz olarak istimlak ederiz” dediğini, sanık G.Ç.’nin mali durumu iyi kişilerden haraç aldığını, 2000 yılında kendisinden de 600.000 Amerikan Doları almak için tanıklar Y.A. ve H.G.’yi aracı olarak gönderdiğini, parayı vermemesi üzerine bu kişilerin kendisine “bu parayı verme ama adresini değiştir, yoksa G. ÇA. seni öldürtecek” dediğini, kendisinin de Avcılar ilçesine taşındığını, Mağdur Y.G.; 4,5 dönüm tarlasının olduğunu, sanık G.Ç.’nin “buranın iki dönümünü bağışlayın, taşınmazınız üzerinde sanayi yapayım” şeklindeki teklifini kabul etmediğini, inceleme dışı sanık S. B.’nin imar uygulamasından sonra taşınmazının 1.872 m²’ye düştüğünü, belediye tarafından ahırının yıkıldığını, sanık G.Ç.’nin bağış yapmayan kişileri adamlarına dövdürdüğünü,
Mağdur S.K.; E. ilçesinde oturduğunu, eşinin babasından kalma 600 m²’lik arsalarının üzerinde iki ev ve iki dükkanlarının bulunduğunu, sanık G.Ç.’nin belediye başkanı seçildikten sonra bu yerleri yeşil alan yapacağını söyleyerek terk etmelerini istediğini, inceleme dışı sanıklar M.U. ile A.M.’yi gönderip eşini tehdit ettirdiğini, belediyenin kepçesiyle arsasındaki evleri ve dükkanları yıkarak yerine çay bahçesi yaptıklarını, kamulaştırma bedelini alamadıklarını, Mağdur M. O.; tasfiye halinde bulunan S.S. A. Beymen Konut Yapı Kooperatifinin başkanı olduğunu, sanık G.Ç.’nin kooperatife ait arsaları kamulaştırma bedelini ödemeden yakın akrabalarına verdiğini, aralarında çeşitli davalar olduğunu, bu nedenle sanık G.Ç.’nin kendisine karşı husumet besleyip tavır almaya başladığını, değişik zamanlarda gelerek ya da telefonla arayarak veya adamlarını göndererek kendisini tehdit ettiğini, belediyede çalışan görevlilerin büyük çoğunluğunun sanık G.Ç.’nin fedailiğini yaptığını, Mağdur G.Ş. kollukta; 1996 yılında M. Mahallesi muhtarı olarak göreve başladığını, Esenyurt Belediyesinin kendi mahallelerine hizmet yapmayacağını anlamaları üzerine başka bir belediyeye bağlanmak için referandum girişiminde bulunduklarını, referandumun yapılacağı 24.08.1997 günü sanık G.Ç.’nin adamlarının kalabalık bir şekilde geldiklerini, sandık başında kendisini ve bir kısım sandık görevlilerini dövüp “itleri öldüreceğiz, bizim itler ile işimiz yoktur” diyerek tehdit ettiklerini, zabıta müdürü A. Ş. ile inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin da aynı nedenden dolayı “ağabeyini görevden alırız, işsiz kalır, kendine gel, seni öldürürüz, sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun, biz devletten daha güçlüyüz” diyerek tehdit ettiklerini, bu şahıslar tarafından E. Belediyesinde zabıta kadrosunda çalışan ağabeyine silah zoru ile istifa dilekçesi imzalatılarak belediyedeki işine son verildiğini, sanık G.Ç.’nin yanındaki adamları vasıtası ile korku yayıp şiddet uygulayarak bugünkü konumuna geldiğini, Mahkemede farklı olarak; kolluktaki ifadesinin doğru olduğunu ancak sanık G.Ç. ve kardeşi Z.Ç. tarafından kendisine baskı ve şiddet uygulanmadığını, kendisine “ağabeyini görevden alırız, işsiz kalır, kendine gel, seni öldürürüz, sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun, biz devletten daha güçlüyüz” şeklindeki sözleri A.Ş.’in telefonda söylediğini, Mağdur İ. Ş.; 1992-1996 yılları arasında E. Belediyesinde zabıta memuru olarak çalıştığını, muhtar olan kardeşi mağdur G.Ş.’nin E. Belediyesinden iyi hizmet alamamaları nedeniyle mahallelerinin başka bir belediyeye bağlanması için çalışma yaptığını, bu nedenle A.Ş. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Z.Ç.’nin kendisini zabıta müdürünün odasına çağırdıklarını ve kardeşini çalışmalarından vazgeçmesi konusunda ikaz etmesini, aksi halde kendisi için iyi olmayacağını söylediklerini, kabul etmeyince inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ile Z. Ç.’nin kendisini dövdüklerini, Z.Ç.’nin silah çektiğini, A. tarafından yazılan istifa dilekçesini mecburen imzaladığını, inceleme dışı sanıklar Z.E. Ç., H.Ü. ve adamlarının M. Mahallesinde yapılan referandumun istedikleri doğrultuda sonuçlanması için muhalif halkı sandık başında döverek oy kullanmalarına engel olduklarını, Mağdur T.G. kollukta ve savcılıkta; sanık G.Ç.’nin 1989 yılında belediye başkanı seçildikten kısa bir süre sonra zenginleştiğini, kardeşleri ve çevresindeki bazı kişiler ile halkın elinde bulunan arazileri zorla ya da hileli yollarla aldıklarını, bu arazileri satarak veya araziler üzerinde bina yaparak kısa sürede mal varlıklarını artırdıklarını, bu olayları halka anlattığı için sanık G.Ç. ve adamlarının rahatsız olduklarını, 1998 yılında S. K.’ın düğününde sanık G.Ç. ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Z.Ç., G.Ç., M.Ç. ve Z.Ç.’nin yanına geldiklerini, sanık G.Ç.’nin elinde bulunan şişe ile sağ gözünün üzerine vurduğunu, bu esnada inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ile Z.Ç.’nin silahlarını çekerek tehdit ettiklerini, K.Ş.’ye de şişe ile vurulduğunu ancak ona kimin vurduğunu görmediğini, sanık G.Ç.’nin bazı işleri yaptırmak için inceleme dışı sanıklar D. Ü. ve H. Ü. vasıtasıyla zor kullandığını, Mahkemede; 1998 yılında bir düğünde sanık G.Ç. ile kavga ettiklerini, her ikisinin de alkollü olduklarını, kolluktaki ve savcılıktaki ifadelerini kabul etmediğini, kavgada sanık G.Ç. haricindekilerin olmadığını, Mağdur E.K. kollukta; 1999 yılında E. Belediyesinde meclis üyeliğine seçildiğini, yapılan bir çok işlemin kanuna aykırı ve usulsüz olduğunu görüp, bu işlemlere karşı geldiği için tehditlere maruz kaldığını, belediye meclisinde R. Jeans firmasıyla ilgili imar tadilat görüşmesi yapılmadan önce parti grubunca grup odasında yapılan toplantıda başkan vekili inceleme dışı sanık S.K.’nin, R. Jeans firmasının daha önce verilen beş metrelik inşaat yüksekliği iznini sekiz metreye çıkarmak istediğini belirterek, sanık G.Ç. ile halen adı geçen firmada mimar olan ve daha önce E. Belediyesinde başkan yardımcısı olarak çalışan inceleme dışı sanık O.Y.’nin konuşup anlaştıklarını, inşaat yüksekliğinin sekiz metreye çıkarılmasına ilişkin meclis kararı alınması halinde firma tarafından 50.000’i peşin, 50.000’i de askı süresinin bitiminde olmak üzere toplam 100.000 Amerikan Dolarının verileceğini, bu paranın tamamının inceleme dışı sanık O.Y.’nin hesabında
olduğunu söylediğini, bu esnada meclis üyesi inceleme dışı sanık H. G.’nin “bu para az değil mi” dediğini, daha sonra gündem maddelerinin görüşülmesine devam edildiği sırada sanık G. Ç.’nin meclis kuruluna geldiğini, meclis üyesi inceleme dışı sanık A.A.’nın verilecek paranın az olduğunu belirterek “bari beşer milyar peşin olsun” dediğini, sanık G.Ç.’nin ise şahsın kendisine güvenmediği için parayı peşin vermediğini, 50.000 Amerikan Dolarının peşin, 50.000 Amerikan Dolarının da meclis kararının kesinleşmesinden sonra alınması hususunda anlaşıldığını söylediğini, daha sonra 05.10.2000 tarih ve 2000/56 sayılı meclis kararının alındığını, aynı gün peşin olarak alınan 50.000 Amerikan Dolarının inceleme dışı sanık S.K.’nin bürosunda kendisi hariç diğer on beş meclis üyesine dağıtıldığını, inceleme dışı sanık S.K.’nin kendisini telefonla arayıp “paran hazır, gel al” dediğini, paranın diğer yarısının verilip verilmediğini bilmediğini, Savcılıkta farklı olarak; meclis üyelerinin inceleme dışı sanık S. K.den para aldıklarını görmediğini, ancak S.K.’nin kendisine para teklif ettiği zaman aynı partili diğer meclis üyelerinin hepsinin parayı aldığını söyleyerek kendisinin de almasını istediğini, Mahkemede ise ek olarak; oylamalarda belediye meclis üyelerinin sanık G. Ç.’nin talimatları doğrultusunda oy kullandıklarını, kendisi bu talimatlara uymadığı için sanık G.Ç.’nin meclis üyelerinin yanında üzerine yürüyerek çay fırlatıp “seni vurdurtmazsam A.A. bilmem ne yapsınlar” dediğini, Mağdur A.C.; 1995 yılında A. Oto isimli yazıhaneye çağrıldığını, gittiğinde inceleme dışı sanıklar D.Ü. ve H.Ü. tarafından kendisine ait Esenyurt bölgesinde bulunan hisseli arazilerinin bir kısmının sanık G.Ç. ve adamlarına verilmesi, aksi halde belediyeye işinin düşeceği ve öldürülebileceği söylenerek tehdit edildiğini, diğer hissedarlara durumu ilettiğini, korkup çekindiklerinden dolayı arazilerini değerinin altında inceleme dışı sanıklar H.Ü. ve D.Ü.’ye satmaya karar verdiklerini, aynı parseldeki diğer varislerin de tehdit edilerek hisselerinin ellerinden alındığını, 1996 yılı içerisinde inceleme dışı sanıklar H.Ü. ve D.Ü.’nün avukatı olan inceleme dışı sanık C.O.’nun yazıhanesine gittiğinde orada bulunan inceleme dışı sanık D.Ü.’nün silah çektiğini, “biz seninle dost olamayacağız” diyerek bağırıp ateş ettiğini, ancak bu esnada inceleme dışı sanık C.O.’nun yazıhanede bulunmadığını, Tanık H.B.; harita mühendisi olduğunu, sanık G.Ç.’nin meclis üyeleri, bazı akrabaları ve yakınları ile birlikte hareket ederek kendi menfaatleri doğrultusunda eylemlerde bulunduğunu, imar planı hazırlık aşamasında iken imara açılacak yerlerde taşınmazı olan kişilerle belediyenin pazarlık yaptığını, bu şekilde belediyenin kurduğu vakıflara, sanık G.Ç.’ye ve onun gösterdiği kişilere ekonomik katkıda bulunanlara ait taşınmazlara yüksek imar yoğunluğu, diğer kişilere ait taşınmazlara ise düşük imar yoğunluğu uygulandığını, ihalelere sanık G.Ç.’nin yakınlarının girip kazandıklarını, sanık G.Ç.’nin inceleme dışı sanıklar H.Ü. ve D.Ü. vasıtası ile şiddet kullandığını, Tanık G.B.; 1995 yılının Kurban Bayramının akabinde B. Emlak Bürosunda, ortağı olan ve aynı zamanda Esenyurt Belediyesinde meclis üyeliği yapan D.Y. ile oturdukları sırada gelen inceleme dışı sanık H.Ü. ve yanındaki üç kişinin D.Y.’ye, senet tahsili için geldiklerini söylediklerini, borcu olmadığını söyleyen D.Y.’yi dövdüklerini, D.Y.’yi dövdükleri sırada inceleme dışı sanık H.Ü.’nün kendilerinin mafya olduklarını söyleyerek D.Y.’den senedi imzalamasını istediğini, D.Y.’nin E.B. imar planlarında yapılan haksız ve kanunsuz uygulamalara karşı çıkması nedeniyle dövüldüğünü, kendisinin de bir dönem sanık G.Ç. ile aynı partinin ilçe yönetiminde yer alması nedeniyle sanık G.Ç.’nin inceleme dışı sanık H.Ü. ve yanındaki şahısları çıkarları için kullandığını bildiğini, kendisinin 1994 yılı seçimlerinde belediye meclis üyesi olmak istediğini, sanık G.Ç.’nin uygulayacağı haksızlıklara engel olacağı endişesiyle kendisine meclis üyeliğine aday olmaması karşılığında Boğazköy’den 100 dairelik arsa teklif ettiğini, kendisini susturmak için yapılan bu teklifi kabul etmediğini, korku salıp insanları sindirerek Esenyurt’taki tarlaları aldıklarını, daha sonra imara açtıkları bu yerleri sattıklarını, başta sanık G.Ç. olmak üzere yandaşlarının bu paralardan pay aldığını, Tanık Y.A.; sanık G.Ç.’nin kendisini makamına çağırdığını, “sen İ.Ş.’yi tanıyorsun, ondan para isteniyor ancak vermiyor, üstelik bana karşı dikleniyor, kafa tutuyor, gerekirse onu ezdiririm ve vurdururum” dediğini, Tanık H.G.; sanık G.Ç.’nin kendisini yanına çağırıp “İ.Ş.’ye söyle para getirsin, getirmezse birkaç kişinin başını yerim, onun da başını yerim, gerekirse öldürürüm” dediğini, Tanık M.A.Y.; daha önce belediyede meclis üyesi olduğunu, sanık G.Ç.’nin belediye meclis toplantılarında kendilerine saygısızca davrandığını ve ikaz ettiklerinde “burada kanun yok, burası Esenyurt Cumhuriyeti” dediğini, 05.02.2001 günü yapılan toplantıda mağdur E.K.’yi kastederek “beni niye şikâyet ediyorsunuz, çalıştırmıyorsunuz, godoşlar” deyip mağdur E. K.’nin üzerine yürüdüğünü, belediyede gayriresmî şekilde güvenlik görevlisi olarak çalışan Rambo lakaplı N.’nin, mağdur E.K.’yi sanık G.Ç.’nin talimatı ile dövdüğünü, bir sonraki toplantının jandarma nezaretinde yapıldığını, 1999 yılında Esenyurt Belediyesinde meclis üyesi olan D. Y. ve ortağı G. B.’nin, sanık G.Ç.’nin yapmış olduğu yasa dışı olaylara karşı çıkmaları nedeniyle D.Y.’yi, sanık G.Ç.’nin adamlarından K.D. lakaplı H.Ü. ve arkadaşlarının dövdüklerini,
Tanık R.Y.; 1996 yılından bu yana emlakçılık yaptığını, inceleme dışı sanıklar H.Ü. ve D.Ü.’nün yazıhanesine, mağdur A.C. ile bu kişiler arasındaki bazı arazi sorunlarının çözümü için gittiklerini, görüşmelerden sonra inceleme dışı sanık D.Ü.’nün mağdur A.C.’ye hakaret ettiğini, müdahale etmek istediğinde inceleme dışı sanık D.Ü.’nün “sen niye karışıyorsun” diyerek tabancasını kendisine doğrulttuğunu, orada bulunan şahısların araya girerek kendisini dışarıya çıkardıklarını, dönüp baktığında inceleme dışı sanık D.’nin tabancasını mağdur A. C.’nin kafasına doğrultarak “sıkalım bunun kafasına ... seni öldüreceğiz” dediğini, İnceleme dışı sanıklar A.P., A.S., M.K., H.G., E.T., A.P., M.Ç., K.Y., Y.S., A.Ç. ve A.A. aşamalarda; meclis üyesi olduklarını, meclis üyesi olan mağdur E. K.’in sanık G. Ç.’nin koruması tarafından dövüldüğünü, A.S. ve M.K. ayrıca; mağdur E.K.’in dövüldüğü toplantıda sanık G.Ç.’nin mağdur E.K.’nin yüzüne çay fırlattığını, İnceleme dışı sanıklardan; F.K. kollukta; 1995 yılından beri S.S. Esenyurt Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı olduğunu, birliğin alt işverene yaptıracağı işlerin çoğunu sanık G.Ç.’nin talimatıyla kardeşlerine verdiklerini, Savcılıkta; kendisinin başkanlığından önce de sanık G.Ç.’nin kardeşlerinin ortak olduğu şirketlerin S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin alt yapı işlerini yaptıklarını, sonrasında da ilişkilerinin devam ettiğini, tek başına kimseye iş verme yetkisinin olmadığını, Mahkemede; 1995 yılında S.S. Esenyurt Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliği yönetim kuruluna birliğin genel kurul toplantısında seçildiği için kendisinin sanık G. Ç. tarafından getirildiği iddiasının yersiz olduğunu, A.M. kollukta; S.S. Esenyurt Beylikdüzü Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı olduğunu, sanık G.Ç.’nin bilgisi olmadan kimsenin ihale kazanamadığını, Esenyurt İmar ve Kalkındırma Vakfında da müdürlük yaptığını, vakfa bağış yapmayan firmaların inşaatına ruhsat verilmediğini, 1993 yılında görevinden ayrılmak isteyince inceleme dışı sanık Z.Ç. ile K.K. ve C.Y. tarafından dövüldüğünü, Savcılıkta ve mahkemede; çalıştığı süre içerisinde belediyede herhangi bir yolsuzluğa tanık olmadığını, ihalelerin belirli şirketlere verildiği konusunda da bilgi sahibi olmadığını, Z.Ç.; R. İnşaat Ltd. Şti.’nin yöneticisi olduğunu, sadece A.N. Parkı ihalesine katıldığını ve kazandığını, A. N. Parkı ihalesine girmemesi için mağdur İ.Ş.’yi tehdit etmediğini, mağdur İ.Ş.’nin müteahhitlik karnesi olmadığı için ihaleye başvurmasının zaten mümkün olmadığını ve ihaleye teklif de vermediğini, katılan H.D.’nin istifa etmesi için başına silah dayamadığını, katılan Hikmet’in, siyasi rakipleri tarafından kullanılması nedeniyle bu şekilde ifade verdiğini, mağdur İ.Ş.’yi de tehdit etmediğini, sanık G.Ç.’ye siyasi destek verdiğini, arsa ihalelerinde usulsüzlük yapmadığını, S. K.’nin düğününde başka şahıslar arasında gerginlik yaşandığını, kimseyi dövmediklerini, D.Ü. kollukta; eşinin uzaktan akrabası olan sanık G.Ç. ile 1990 yılında tanıştığını, belediye başkanlığı öncesinde doktorluk yapan sanık G.Ç.’nin o dönemlerde maddi durumunun kötü olduğunu, sanık G.Ç. ile Esenyurt-Topkapı hattında korsan minibüsçülük yapan ağabeyi inceleme dışı sanık H.Ü.’nün tanışıklığı olduğunu, Esenyurt’ta bazı arazilerin imara açılmadığını ve arazi sahiplerinin mağdur edildiğini, bu kişilerin belediyeye çağrılıp arazilerinin bir kısmı alınarak imara açıldığını, imara açılan bölgelerin değerinin bir anda arttığını, Boğazköy bölgesinde bulunan arazilerin toplu konut yapmak amacıyla çok düşük bedellerle kamulaştırıldığını, bu arazilerin alım işlerini sanık G.Ç.’nin talimatıyla belediyede imar müdürü olarak çalışan inceleme dışı sanık S.B. ile Ş. isimli bir şahsın yaptıklarını, belediye meclis üyesi olan D. Y.’nin sanık G.Ç.’nin yaptığı yolsuzluklar ve usulsüzlükler nedeniyle belediye meclisine önerge vereceğini duyan sanık G. Ç., inceleme dışı sanık M.B. ve S. isimli şahıs ile kendisinden D.Y.’yi korkutmalarını isteyerek “gerekirse dövün” dediğini, kendilerinin de tanık G.B.’nin bürosuna giderek D.Y.’ye “bize olan borcunu öde, biz de elimizdeki senedi iade edelim” dediklerini, asıl amaçları dövmek olduğundan borcunun olmadığını söylemesi üzerine D.Y.’yi darp ederek “sen kim oluyorsun G.Ç.’ye karşı geliyorsun, bu sana bir ders olsun» dediklerini, büro komşusu olan doktor Y.İ.’nin araya girip olayı yatıştırdıktan sonra telefonla aradığı sanık G.Ç.’nin olay yerine gelerek kendilerini barıştırdığını, D.Y.’nin bu olaydan sonra korkup önerge vermekten vazgeçtiğini, sanık G.Ç.’nin aynı dönemde “gidin ve B.E.’nin gensorudan vazgeçirin, vazgeçmezse döverek vazgeçirin” şeklinde talimat vermesi üzerine inceleme dışı sanıklar Ç.Ç. S.B. ve C.A. ile gidip belediye meclis üyesi olan B.E. de önerge vermekten vazgeçirmek için dövdüklerini, son zamanlarda sanık G.Ç.’nin işlerini inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin takip ettiğini, E. Belediyesinde yapılmakta olan hemen hemen tüm ihalelerin inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yöneticisi olduğu R. İnşaat ve San. Ltd. Şti.’ne verildiğini, ihalelere katılan başka firma temsilcilerinin tehdit edildiklerini, bu firmaların hak edişlerinin ödenmediğini, zarar
ettirilerek işten el çektirme gibi taktiklerin uygulandığını, cezaevinden çıkan inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin, sanık G.Ç. tarafından kullanıldığını, daha önce kendisine yaptırılan işlerin inceleme dışı sanık Z.Ç.’ye yaptırıldığını, sanık G.Ç.’nin özellikle kendisine karşı gelen veya istediklerini yapmayan kişileri korkutmak veya dövdürtmek için kendisini ve ağabeyi olan inceleme dışı sanık H.Ü.’nün kullandığını, Savcılıkta ve mahkemede önceki savunmasını inkâr ederek; sanık G.Ç. adına hareket etmediğini, ihalelere fesat karıştırmadığını, D.Y.’yi sanık G.Ç.’nin talimatı ile dövmediklerini, ondan alacaklı olduğu için aralarında tartışma çıktığını, H.Ü. kollukta ve savcılıkta; sanık G.Ç.’nin adamı olmadığını ve kendisini çevreye mafya olarak tanıtmadığını, arsa işleriyle ilgilenen inceleme dışı sanık D.Ü.’nün hisseli yerleri zorla alıp E. Belediyesi ile koordineli olarak sattığını, kardeşinin arazi işlerinde vatandaşları dolandırmış olabileceğini, mağdur A.C. ile olan kavgaya inceleme dışı sanık D.Ü.nin karıştığını, kendisinin kavgayı ayırdığını, bu kavgada inceleme dışı sanık D.Ü.’nün mağdur A.C.’ye silah çekmiş olabileceğini, Mahkemede ise; soruşturma evresindeki beyanlarını kabul etmediğini, M.U. kollukta; 1994 yılından bu yana E. Belediyesinde meclis üyeliği yaptığını, 2000 yılı içerisinde fabrikasının bulunduğu arazi üzerinden yüksek gerilim hattı geçen R. Jeans firmasının kat yüksekliğinin beş metreden sekiz metreye çıkarılması için Esenyurt Belediyesine müracaat ettiğini, bu yönde karar alınması için inceleme dışı sanık S.K. tarafından Esenyurt Belediyesinde görev yapan ve kendisinin de aralarında bulunduğu on beş meclis üyesine kişi başı 6.000-7.000 Amerikan Dolarının iki parça halinde rüşvet olarak verildiğini, belediye meclisi kararı ile kat yüksekliğini sekiz metreye çıkardıklarını, yalnızca meclis üyesi mağdur E.K.’nin rüşvet almadığını, sanık G.Ç. izni olmadan belediyeden kimsenin iş alamayacağını, Savcılıkta ve mahkemede; kolluktaki ifadesini baskı altında verdiği için kabul etmediğini ve kimseden rüşvet almadığını, F.K. kollukta; 1996 yılında üzerinden yüksek gerilim hattı geçen arsalarında fabrika inşaatına başladıklarını, TEDAŞ’a müracaat ederek arsalarının üzerinden geçen yüksek gerilim hattının yerden yüksekliğini artırdıklarını, mimarları olan inceleme dışı sanık O.Y. vasıtasıyla E. Belediyesine müracaat ederek yarım kat daha yükseltme talebinde bulunduklarını, bu talebin uygun görülerek planda tadilat yapıldığını ve inşaat alanını 3.000-3.500 m² civarında artırmak suretiyle inşaatı tamamladıklarını, inşaat ruhsatı alma aşamasında Esenyurt Belediyesinin zorluk çıkarttığını, inceleme dışı sanık O.Y.’nin ruhsat işlemleri için Esenyurt Belediyesinin 50.000’i peşin, 50.000’i de iş bitince verilmek üzere toplam 100.000 Amerikan Doları talep ettiğini söylediğini, 100.000 Amerikan Doları parayı Esenyurt Belediyesine verilmek üzere tek seferde inceleme dışı sanık O.Y.’ye teslim ettiğini, daha sonra ruhsatın belediye tarafından onaylandığını, inceleme dışı sanık O. Y.’nin bu parayı belediye meclis üyelerine dağıtılmak üzere sanık G.Ç.’ye götürdüğünü, paranın nasıl ve kimlere dağıtıldığını bilmediğini, Savcılıkta; kolluktaki ifadesini kabul etmeyerek inceleme dışı sanık O. Y.’ye 100.000 Amerikan Doları vermediğini, kolluğun baskısı sonucu o ifadeyi imzaladığını, Mahkemede; kimseye rüşvet vermediğini ve kolluktaki ifadesini kabul etmediğini, belediye meclis üyesi olan mağdur E.K.’nin de suça konu kararın alınmasında olumlu oy kullandığını, S.K. kollukta; 1994 yılından itibaren belediye meclis üyesi olduğunu, sanık G.Ç.’nin izne ayrıldığı dönemlerde başkan vekilliğini kendisine bıraktığını, R. Jeans firması yetkililerinin kendisiyle görüşerek bir miktar para karşılığında fabrikalarının kat irtifası sorununu çözmelerini teklif ettiklerini, kendisinin de parti gruplarındaki meclis üyelerinin çoğunluğu ile bu işi halledebileceğini söylediğini, belediye meclis üyelerine dağıtılmak üzere iki parça halinde 100.000 Amerikan Doları verdiklerini, sanık G.Ç.’ye bilgi vererek bu parayı alıp mağdur E.K. haricindeki tüm meclis üyelerine dağıttığını, sonrasında meclis kararı ile firmanın kat irtifasına yönelik isteğini yerine getirdiklerini, Savcılıkta ve mahkemede; kolluk beyanını kabul etmediğini, gözaltında kötü muameleye tabi tutulduğu için o şekilde ifade verdiğini, mağdur E.K.’nin talepleri karşılanmayınca bu tarz iddialarda bulunduğunu, R. Jeans firmasının, fabrikasının üzerinden geçen yüksek gerilim hattının kaldırılmasından sonra beş metre olan fabrika yüksekliğinin sekiz metreye çıkartılması için plan tadilatı talebinde bulunması üzerine belediye meclisinde karar aldıklarını, kimsenin bunun karşılığında para almadığını, mağdur E.K.’nin bir tanıdığı ile ilgili olarak belediye meclisinden aleyhe karar çıkması üzerine kendilerine cephe alıp şikâyet etmeye başladığını, S.B. kollukta; B.’nde yapılan imar uygulaması sırasında bir kısım arsaların, gerçek değerlerinden oldukça düşük fiyatlarla sanık G.Ç.’nin adamları olan inceleme dışı sanıklar S.K., C.O. ve O.K.ye verildiğini,
teftişler sırasında bu durumun ortaya çıkması üzerine arsaların adı geçen şahıslardan alınarak belediyeye iade edildiğini, R. Jeans firması yetkililerinin sanık G.Ç. ve diğer meclis üyeleri ile pazarlık yaparak 100.000 Amerikan Doları karşılığında fabrikanın inşaat yüksekliğini beş metreden sekiz metreye çıkardıklarını, alınan paraların meclis üyeleri ve belediye başkanı arasında pay edildiğini, Esenyurt Belediyesine ait arsaların sanık G.Ç.’nin talimatı ile inceleme dışı sanıklar Z.Ç., M.A. ve kardeşlerinin kurduğu şirketlere satıldığını, yapılan ihalelerin de bu şahıslara verildiğini, dışarıdan ihaleye girmek isteyenlere zorluk çıkarılıp ödemeleri geciktirilerek ihalelerden çekilmelerinin sağlandığını, belediye meclisi toplantılarında kimsenin sanık G.Ç.’ye karşı çıkamadığını, karşı çıkanların sanık G.Ç.’nin koruması olan R. lakaplı N. tarafından dövüldüğünü, mağdur E.K.’nin de bir toplantı sırasında fikirlerine karşı çıkması nedeniyle sanık G.Ç.’nin talimatıyla meclis salonunda dövüldüğünü, Savcılıkta; kolluktaki ifadesinin baskı altında alındığını, Beylikdüzü’nde yapılan imar uygulaması sonucu inceleme dışı sanıklar S.K., C.O. ve O.K.’ye fazladan yapılan arsa tescillerinin sanık G.Ç.’nin talimatı ile düzeltilerek fazla kısımların yeniden belediye adına tescil edildiğini, R.eans firmasından 100.000 Amerikan Doları alındığını duyduğunu, ancak bu paranın kimlere verildiğini bilmediğini, Mahkemede; 1992 yılında vekaleten getirildiği imar müdürlüğü görevini 1998 yılına kadar inceleme dışı sanık B.O. ile dönüşümlü olarak yürüttüğünü, 1998-1999 yılları arası ve son olarak da 15.09.2000- 11.04.2001 tarihleri arasında imar müdürlüğü yaptığını, yolsuzluk yapmadığını, M.A. kollukta; A. İnşaat A.Ş.’ni kurduğunu, Esenyurt Belediyesinin yaptığı ihaleleri sanık G.Ç.’nin iradesi olmadan kimsenin kazanamadığını, sanık G.Ç.n S.S. Esenyurt Esenevler Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin yapacağı alt yapı işlerinin E. İnşaata verilmesi hususunda talimat verdiğini, S.S. Esenyurt Beylikdüzü Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı inceleme dışı sanık A.M.’nin, sanık G. Ç.’nin talimatı ile hareket ettiğini, mağdur İ.Ş.’nin ihaleye girmesini engellemediğini, mağdur İ.Ş. ile sadece telefonda görüştüklerini, Savcılıkta; kolluktaki ifadesini kabul etmediğini, sanık G.Ç.’nin iradesi olmadan kimsenin ihale alamadığı yönünde bir söz söylemediğini, belediye başkanının rızası olmadan firmaların belediyeden iş alamayacağını ifade etmek istediğini, ihalelerde usulsüzlük yapılmadığını, kendisinin de bazı ihalelere girdiğini, Mahkemede; sahibi olduğu A. İnşaat A.Ş.’nin işlerinin çok az bir kısmını Esenyurt Belediyesinden alınan ihalelerin oluşturduğunu, alınan ihalelerin de kanunlara uygun olduğunu, B.O. kollukta; Esenyurt Belediyesinde mimar olarak çalıştıktan sonra imar müdürlüğü ve fen işleri müdür vekilliği yaptığını, Esenyurt Belediyesindeki ihalelerin çoğunu sanık G.Ç.’nin arkadaşları olan inceleme dışı sanık M.A.’nın sahibi olduğu A. İnş. A.Ş. ile inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yöneticisi olduğu R. İnş. Ltd. Şti.’nin kazandığını, Savcılıkta ve mahkemede; belediye meclis üyeleri ile belediye başkanının herhangi bir menfaat temin ettiğine tanık olmadığını, ihalelerin de usulüne uygun yapıldığını, Z.Ç.; ortağı olduğu B. İnşaat Ltd. Şti.’nin D. Holding A.Ş. bünyesinde bulunduğunu, suçlamaların husumetten kaynaklandığını, şirketlerinin faliyetlerinin abartılarak kamuoyunda zor durumda bırakıldıklarını, mal varlığındaki artışta sanık G.Ç.’nin katkısı olmadığını, hiçbir ihaleye katılmadığını, ihaleye katılma yeterliliği bulunmayan mağdur İ.Ş.’nin ihaleye katılmasını engellemediklerini, Ç.Ç.; kardeşi olan inceleme dışı sanık Z.Ç. ile birlikte B. İnşaat Ltd. Şti.’ni kurduklarını, suçlamaları kabul etmediğini, mal varlığını kendi emeği ile edindiğini, ihalelere fesat karıştırmadığını, şirketinin hiçbir ihaleye girmediğini, B. İnşaat Ltd. Şti.’nin S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden almış olduğu işler karşılığı fazla hak ediş aldıkları iddiasının yersiz olduğunu, G.Ç.; D. Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, bünyelerinde yer alan şirketlerin belediye dışında başka yerlerden de iş aldığını, ağabeyi olan sanık G.Ç. ile bir bağlantılarının olmadığını, E. İnşaat A.Ş.’nin ya da belediyeden veya kooperatif birliklerinden iş alan herhangi bir şirketin ortağı olmadığını, sadece D. Holding A.Ş.’de hissesinin olduğunu, Beyan etmişlerdir. Sanık G.Ç.; kardeşlerine ait D. Holding A.Ş.’de hissesinin bulunmadığını, D. Holding A.Ş.’ye bağlı şirketlere de belediye tarafından usulsüz bir şekilde ihale verilmediğini, hazine arazilerini kamulaştırarak veya vatandaşlara ait arazilere el koyarak kendi yakınlarına düşük bedellerle sattırmadığını, belediyenin kamulaştırma yoluyla taşınmaz elde etmediğini, şahıslara ait taşınmazların kooperatiflerce satın alındığını, kooperatif birliklerinin genelde aynı şirketlere ihale ile iş vermediğini ve yönetimlerinde kendisine yakın olan kişilerin yer almadığını, diğer sanıklarla arasında örgüt ilişkisinin bulunmadığını, kendisine yönelik
öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanan mağdur Ş. D.ün siyasi rakibi olduğunu ve kardeşi K.D.’nin öldürülmesinden dolayı kendisini sorumlu tutarak husumet beslediğini, mağdur İ.Ş.’nin ifadesinde geçen tanıklar H.G. ve Y.A.’yı tanımadığını, belediyeden ve birliklerden iş alan şirketlerle herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, tüm ihalelerin usulüne uygun olarak yapıldığını, vakıflarla ilgili de herhangi bir yolsuzluğun bulunmadığını, düğünde mağdur T.G.’nin yüzüne şişe ile vurmadığını ve şikâyetçi K.Ş.’yi dövmediğini, şikâyetçi K.Ş.’nin mağdur İ.Ş.’nin yeğeni olduğunu ve emlakçılık yaptıklarından dolayı kendisine husumet duyduklarını, katılan H.D.’ye istifa etmesi için baskı uygulamadıklarını ve zorla istifa dilekçesi imzalatmadıklarını, mağdur A.C.’nin arazisini satması için inceleme dışı sanıklar H.Ü. ve D.Ü.ne tehdit ettirmediğini, imar planında park içerisinde kalması nedeniyle mağdur S.K.’nin eşine ait arsanın yerine belediye tarafından başka bir taşınmaz verildiğini, söz konusu yere de belediye tarafından park yapıldığını, şikâyetçi A.Ç.’nin taşınmazında kanuna uygun biçimde ve hiçbir hak kaybına yol açmayacak şekilde düzenleme yapılarak yeşil alan düzenlemesine alınıp kendisine başka bir arazi verildiğini, bütün mal varlığının elinden alındığını söyleyen şikâyetçi P.Y.’nin halen elli bir adet taşınmazının bulunduğunu ve hukuki bilgi eksikliğinden dolayı aleyhine ifade verdiğini, S.S. A.Beymen Yapı Kooperatifinin genel kurul toplantısı yapıldığı sırada kooperatif üyelerine, bayan üye seçmeleri halinde daha iyi hizmet verilebileceğini söylediğini, hiçbir şekilde baskı yapmadığını, kooperatifin 26.03.2000 tarihinde yapılacak olan genel kurul toplantısının müdahale olabileceği ihtimaline dayanılarak bu tarihten bir gün önce yönetim kurulu kararı ile ertelendiğini, 07.05.2000 tarihinde de toplantının yapıldığını, dolayısıyla henüz yapılmamış olan bir toplantının basılmış olmasının mümkün olamayacağını, tanık H.B. ile katılan B.Z.’nin birlikte hareket ettiklerini, katılan B.Z.’nin daha önce kendisiyle aynı siyasi partide olduğunu, ihraç edilince kendisi hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu, R. Jeans firmasından alındığı iddia edilen rüşvet konusunda bilgisinin olmadığını, bir kısım inceleme dışı sanıkların kolluk beyanlarını baskı altında verdiklerini savunmuştur. Uyuşmazlık konularının sırasıyla değerlendirilmesinde yarar bulunmaktadır. 1- Sanık G.Ç.’ye atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı; Uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçları açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek “suç örgütü” kavramına değinilmesi gerekmektedir. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçları suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında; “Doğrudan veya dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve darlığını, fiyatların düşmesini veya artmasını temin etmek, kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak, seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla zor veya tehdit uygulamak veya kişileri kendilerine tabi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak suretiyle yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlara veya örgütü yönetenlere veya örgüt adına faliyette bulunanlara veya bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı yıla kadar; örgüte üye olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir” şeklinde düzenlenmişken; 06.12.2001 tarih ve 4723 sayılı Kanunla bu fıkradaki “zor veya tehdit” ibaresi, “tehdit, baskı, cebir veya şiddet” şeklinde değiştirilmiş; “veya kişileri kendilerine tâbi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak” ibaresi metinden çıkarılmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. maddesinde ise; “(1) Kanun’un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. (2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde hüküm altına alınmıştır. 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önceki dönemde; 01.08.1999 tarihinde 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle, suç işlemek
amacıyla örgüt kurma suçlarına ilişkin olarak 765 sayılı TCK’nın 313. ve devamı maddelerinin, çıkar amaçlı suç örgütü kurma suçlarına ise 4422 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması şeklindeki ikili ayrıma, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girmesi ve 765 ile 4422 sayılı Kanunların yürürlükten kaldırılmasıyla son verilmiştir. Her iki düzenleme, Ceza Genel Kurulunun 03.02.1986 gün ve 509-42, 13.04.1987 gün ve 42-211, 01.02.2000 gün ve 299-1, 11.12.2001 gün ve 248-288, 03.04.2007 gün ve 253-80, 20.10.2009 gün ve 152- 245 sayılı kararları ve duraksamasız özel daire içtihatlarıyla birlikte değerlendirildiğinde; 1- Suçun maddi unsurunun; 4422 sayılı Kanun açısından çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesi yönünden ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmayı da kapsayacak şekilde Kanun’un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmak olduğu, 2- Her iki Kanun açısından da, suçun maddi unsurunu oluşturan örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesinin gerektiği, bu bağlamda, 4422 sayılı Kanunda üye sayısı açısından bir açıklık bulunmamakta ise de, 4800 sayılı Kanun ile kabul edilip Bakanlar Kurulunun 2003/5329 sayılı kararıyla da 18.03.2003 gün ve 25052 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve tüm çeteler ile bölgesel örgütler için de uygulanabilirliği olan “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin” 2-a maddesindeki örgütlü suç tanımından hareketle, bu Kanuna ilişkin uygulamalarda da üye sayısının en az üç kişi olması gerektiğinin Yargıtay kararlarında duraksamasız olarak kabul edildiği, 3- Her iki Kanuna göre de, örgüt oluşturma suçunun bir tehlike suçu olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, amaç suçun işlenmiş veya işlenmemiş olmasının suçun oluşumunu etkilemeyeceği gibi, örgüt mensuplarının amaç suçları işlemeleri halinde, ayrıca bu suçlardan da cezalandırılmalarının gerekeceği, 4- 4422 sayılı Kanunda açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte, hem bu Kanun’un yürürlükte olduğu dönemdeki uygulamada, hem de bu hususa açıkça yer veren 5237 sayılı Kanun’un uygulamasında kabul edildiği üzere, amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması gerektiği, 5- Düzenlemeler ile güdülen amacın, ileride işlenmesi ihtimali bulunan suçların önlenmesine yönelik olarak kamu için tehlike oluşturabilecek birleşmelerin engellenmesi olması nedeniyle, suçun oluşabilmesi için bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ziyade, belirsiz sayıda amaç suçun işlenmesi amacıyla gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş, sürekli bir birleşmenin bulunması gerektiği, zira örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebileceği, Sonuçlarına varılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda suç örgütü; kanunların suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan, en az üç üyesi bulunan, üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli, gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye sahip yapı olarak tanımlanabilir. Bu aşamada, bir kısım sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle, haklarında mahkûmiyet hükmü kurulamayan bu sanıkların, örgütün varlığı için aranan üye sayısına dahil edilip edilemeyeceklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Örgütün oluşabilmesi için en az üç kişi olması gerektiği kuralı, 4422 sayılı Kanunda bu yönde bir düzenleme bulunmamasına karşın içtihatla yerleşmiş, 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin birinci fıkrasında ise örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerektiği vurgulanmıştır. Tehlike suçu olan örgüt kurma suçunda belirsiz suçların işlenmesi için en az üç kişinin bir araya gelmesiyle, diğer koşulların da varlığı halinde örgütün oluşması olanaklı olup amaç suçların işlenmesi şart değildir. Örgüt kuruculuğundan, yöneticiliğinden veya üyeliğinden açılan kamu davalarının ölüm veya dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşmesi gibi nedenlerden dolayı bir kısım sanıkların cezalandırılamadığı hâllerde dahi ulaşılması imkânı bulunan tüm delillere ulaşılarak bu kişilerin anılan suçları işleyip işlemediklerinin tespit edilmesi ve işlediklerinin sabit olması hâlinde bu kişilerin örgütün varlığı için aranan üye sayısına dahil edilmeleri gerekir. Aksi hâlde, fiilen suç işlemek amacıyla kurulan bir örgütün mevcut olduğu durumlarda örgütün kurucusu, yöneticisi ya da üyesi olduğu sabit olan bir kısım sanıkların sayıları toplamının üçe ulaşmaması nedeniyle cezalandırılamayacakları sonucu çıkar ki, kanun koyucunun bunu amaçladığı düşünülemez. Bu nedenle, dosya kapsamındaki delillere göre örgüt üyeliği sabit olan ancak haklarında örgüt üyeliği suçundan açılan kamu davalarının düşmesine karar
verilen sanıkların, örgütün varlığı için aranan üye sayısının hesabında dikkate alınmaları gerektiği kabul edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; B. Sağlık Ocağında doktor olarak görev yaparken, 1989 yılında E. Büyükçekmece Belediye Başkanlığına seçilen sanık G. Ç.’nin, yönetim kurulu başkanlığını kendisinin yaptığı S.S. Esenyurt Esenevler Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin, inceleme dışı sanık A. M.’nin yaptığı S.S. Beylikdüzü Kooperatifleri Birliğinin ve inceleme dışı sanık F.K.’in yaptığı S.S. E. Boğazköy Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin yönetim ve denetimlerini ele geçirdiği, kooperatif birliklerince ihale edilecek işlerin yaptırılması amacıyla da kardeşleri olan inceleme dışı sanıklar Z. Ç. ve G. Ç.’ye E. İnşaat Taah. Tic. Tur. San. A.Ş.’yi, Ç.Ç.’ye B.İ. Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’yi kurdurduğu, daha sonra bu şirketlerin, kardeşleri inceleme dışı sanıklar G.Ç., Z.Ç. R.M.Ç. ve Ç.Ç.’ye ait olan D. Holding A.Ş. bünyesine geçirildiği, konut yapı kooperatifleri birlikleri tarafından gerçekleştirilen ihalelerin genellikle D. Holding A.Ş. bünyesindeki E. İnşaat A.Ş., B. İnşaat Ltd. Şti. gibi şirketlere bırakıldığı ve adı geçen şirketlere fazla ödemede bulunularak haksız kazanç sağlandığı, kooperatif birliklerinin inşaat alanı olarak kullanmayı düşündüğü arsaların alımı esnasında, arsalarını satmak istemeyen kişilere bizzat sanık G.Ç. ya da talimatıyla bir kısım örgüt üyeleri tarafından baskı yapıldığı, şikâyetçi T.Z.’nin arsasını satmak istememesi üzerine iş yerinin yıkıldığı, benzer yöntemle E. Belediyesi tarafından M. A.Ş.’ye ait arsanın usulüne aykırı şekilde kamulaştırıldığı, ardından bu alanın S.S. Esenyurt Esenevler Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine devredildiği, kamulaştırma işleminin yargı kararı ile iptal edilmesine rağmen söz konusu alanda 7.000 konutun inşasına başlanmak suretiyle adı geçen firmanın arsayı satmak zorunda bırakıldığı, E. Belediyesince satışa çıkarılan arsalarla ilgili yapılan ihalelerde kanuna aykırı şekilde, rekabet ve açıklık ilkelerine uyulmadan, müdürlüğünü inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yaptığı R. İnşaat Ltd. Şti., yöneticiliğini inceleme dışı sanık M.A.’nın yaptığı A. İnşaat A.Ş., inceleme dışı sanıklar C.Z. ve S.Y. tarafından kurulan Z. İnşaat Ltd. Şti. gibi şirketlerle, S.S. Esenyurt B. Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine arsa satışı yapılarak belediyenin zarara uğratıldığı, E. Belediyesince yapım işlerindeki ihalelerin belli şirketlere verildiği, bu bağlamda sanık G.Ç.’nin A.N. Parkı ihalesine katılmak isteyen ve nakdi teminat yatıran mağdur İ.Ş.’yi inceleme dışı sanık Z.Ç. ile birlikte ihaleden çıkması hususunda tehdit ettikleri, söz konusu ihalenin, yöneticiliğini inceleme dışı sanık Z.Ç.’nin yaptığı R. İnşaat Ltd. Şti.’ne bırakıldığı, mağdur A. C.’nin hissedarı olduğu bir arsanın sanık G.Ç. adamlarına devri için inceleme dışı sanıklar H. Ü. ve D.t Ü. tarafından, şikâyetçi P.Y.’nin arazisinin devri için de, sanık G.Ç. ve inceleme dışı sanıklar R.GÜ., S.B. ve C.O. tarafından tehdit edildikleri, katılan B.Z.’nin E. Belediyesinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla şikâyetçi olması üzerine açılan davanın duruşmasına katılmak için 20.09.1995 tarihinde B. Adliyesine gittiğinde inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Z.Ç., A.O. ve F.K. tarafından tehdit edilmesi üzerine duruşmaya girmeden adliyeden ayrıldığı, adı geçenin 1998 yılında inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Z.Ç.arafından sanık G.Ç.’ye zararının dokunduğundan bahisle darbedilerek tehdit edildiği, sanık G.Ç.’nin S.S. Altınyıldız Beymen Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kuruluna kendi istediği kişileri seçtirmek için şikâyetçi S.Y.ve kooperatifin bazı yönetim kurulu üyelerine baskı yaptığı, kooperatif yönetim kurulunca sanığın bu baskılarından dolayı 26.03.2000 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısının iptal edilmesi üzerine aynı gün çok sayıda silahlı adamlarıyla birlikte kooperatifin genel kurul toplantısının yapılacağı yere gelip aralarında şikâyetçi M.K.’nin da bulunduğu kooperatif yönetim kurulu üyelerini tehdit ettiği, Esenyurt Belediyesinde çalışan katılan H.D.’yi, husumetli olduğu bir şahsın cenazesine gittiği gerekçesiyle inceleme dışı sanık Z.Ç. ile birlikte cebir ve tehdit yoluyla istifa ettirdikleri, muhtarı olduğu mahallenin E. belediyesinden başka bir belediyeye bağlanması için çalışmalar yapan mağdur G.Ş.’nin, 24.08.1997 tarihinde bu konuda oylamanın yapılacağı yere gelen sanık G.’nin adamları tarafından darbedildiği, sanık G. Ç.’nin, S. K. isimli şahsın düğününde, belediye sınırları içindeki arazileri vatandaşların elinden zorla veya hileli yollarla aldığını halka anlatan mağdur T.G. ve aralarında rüşvet meselesinden dolayı husumet bulunan şikâyetçi K.Ş.’yi darbettiği, yanında bulunan inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ile Z.Ç.’nin da silah çekerek mağdur T.G.’yi tehdit ettikleri, sanık G.Ç.’nin, belediye meclis üyesi olan D.Y.’nin aleyhinde önerge vereceği gerekçesiyle inceleme dışı sanıklar H.Ü., M.B. ve açık kimlik bilgileri bilinmeyen S.isimli şahsa darbettirdiği, yine 05.02.2001 tarihli belediye meclis toplantısında belediye meclis üyesi olan mağdur E.K.’ ile, kendisini şikâyet edip çalıştırmadığından bahisle tartışmaya başladığı, mağdura hakaret edip üzerine yürüyerek darbetmeye çalıştığı, bilahare koruması olan N. isimli kişinin mağduru darbettiği, aralarında şikâyetçiler B.O., B.E. ve mağdur Y.G.’nin da bulunduğu bazı kişilerin arazilerinin imara açılması için belediyeye bağışa zorlandıkları, sanığın kendisiyle aynı partide yer alan şikâyetçi O.N.S.’ye parti içi seçimlerde kendisini desteklemesi için baskı yaptığı, şikâyetçinin 02.03.2001 tarihinde de partinin delege seçimlerinde inceleme dışı sanıklar Z.Ç. ve Z.Ç. tarafından seçim çalışmalarına katılmaması için tehdit edildiği, yine şikâyetçi F.Ş.’nin parti içi delege seçimlerinde inceleme dışı sanıklar Z.Ç., Ç.Ç., F.D., D.Ü. ve
Z.Ç. tarafından darbedildiği, bu şekilde gerçekleştiği anlaşılan olaylar birlikte değerlendirildiğinde; sanık G.Ç.’nin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde tanımlanan; kendisine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak amacıyla zor ve tehdit uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma, sindirme gücünü kullanarak suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve yönettiği, belirtilen eylemlerin de genellikle haklarında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan açılan kamu davaları ile ilgili olarak dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilen inceleme dışı sanıklar H.Ü., D.Ü., S.B., Z.Ç., Z.Ç., F.D., A.O. ve F.K. tarafından örgüt hiyerarşisi içinde ve örgüt faliyeti kapsamında gerçekleştirildiği, adı geçen sanıkların örgütün varlığı için gereken üye sayısına dahil edilmeleri gerektiği kabul edilmelidir. Bu nedenle, sanık G.Ç.’nin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan cezalandırılmasına ilişkin Yerel Mahkeme hükmü usul ve kanuna uygun olup, bu hükmü onayan Özel Daire kararında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu uyuşmazlık yönünden reddine karar verilmelidir. ... 2- Sanık hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasının mümkün olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık konusuna gelince; Uyuşmazlığın çözümünde isabetli bir sonuca ulaşılabilmesi bakımından öncelikle rüşvet suçuna değinilerek rüşvet alma suçunun suç işlemek amacıyla kurulan örgüt faliyeti kapsamında işlenip işlenemeyeceğinin değerlendirilmesi, daha sonra 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanma koşullarının irdelenmesi gerekmektedir. Rüşvet suçu, bir tarafta rüşvet veren ile diğer tarafta da rüşvet alan kamu görevlisinin yer aldığı bir karşılaşma suçu, dolayısıyla da çok failli bir suçtur. 5237 sayılı TCK’nın 252. maddesinde “bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” şeklinde tanımlanmak suretiyle yalnızca “nitelikli rüşvet suçu” ceza yaptırımına bağlanmış iken, 05.07.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 252. maddesinde yapılan değişiklikle öncekinden farklı olarak “basit rüşveti” de kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK’nın 252. maddesinin birinci fıkrasında; “Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde “rüşvet veren” bakımından, İkinci fıkrasında ise; “Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır” biçiminde ifade edilmek suretiyle de “rüşvet alan kamu görevlisi” açısından “rüşvet suçu” tanımlanmıştır. Suç örgütlerinin Kanun’un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulmaları karşısında, rüşvet alma suçunun da örgütün kurucuları, yöneticileri ya da üyeleri tarafından örgütün hiyerarşisi ve iş bölümü içinde işlenmesi hâllerinde, suçun örgüt faliyeti kapsamında işlendiği kabul edilmelidir. 5237 sayılı TCK’nın “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasında “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir” düzenlemesi yer almaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi; özel bir infaz rejimi olmayıp, tekerrür veya özel tehlikeli suçluluk hallerinde hükümlünün şartlı salıverilmeden yararlanabilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi uzatan özel bir durumdur. Maddeye göre, mükerrir ve özel tehlikeli suçlular, mahkûm oldukları ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılını, müebbet hapis cezasının otuzüç yılını ve süreli hapis cezasının dörtte üçünü infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmeleri durumunda şartlı salıvermeden yararlanabilecektir. Bununla birlikte mükerrir ve özel tehlikeli suçlu oldukları belirlenenler hakkında cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin dördüncü fıkrası da “Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. “ şeklinde düzenlenmiştir. Özel tehlikeli suçlular düzenlenmesine ilk kez 5237 sayılı TCK’da yer verilmiş olup, kanun koyucu itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçluyu özel tehlikeli suçlu olarak kabul etmiştir. Özel tehlikeli suçlular bakımından, mükerrerliğin şartları oluşmaksızın mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması esası getirilmek suretiyle, cezanın özel önleme amacı ön plana çıkarılmıştır. Söz konusu kişilerin özel tehlikeli olarak kabulünün sebebi ise diğer suç faillerine göre suça eğilimlerinin yüksek olmasıdır. “Örgüt mensubu suçlu” 5237 sayılı TCK’nın “Tanımlar” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde; “Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi, anlaşılır” şeklinde tanımlanmıştır. İtiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçluluk hallerinden birinin varlığı mahkemece tespit edildiği takdirde, hükümde bu durumun açıkça belirtilip, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.02.2014 gün 399-58 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır. Bu aşamada sanık hakkında kurulan ilk hükümde TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmemesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, bozmadan sonra kurulan hükümde TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasının cezayı aleyhe değiştirememe ilkesini ihlal edip etmediği değerlendirilmelidir. Ayrıntısına Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 gün ve 353-129 sayılı kararında yer verildiği üzere, aleyhe bozma yasağı; “temyiz davası yalnızca sanık veya müdafii ya da sanık lehine Cumhuriyet savcısı veya sanığın eşi ya da yasal temsilcisi tarafından açıldığında, hükümde, yaptırımın türü ve ağırlığı bakımından sonucu sanığın aleyhine ağırlaştırıcı, diğer bir deyişle, aleyhe sonuç verici düzeltmelerin yapılamaması veya kurulacak yeni hükümdeki cezanın, sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olamaması” şeklinde tanımlanmaktadır. Anılan kural, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326. maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklinde kanuni düzenlemeye kavuşturulmuştur. Ceza muhakemesi hukukumuzda bu madde dışında yaptırım ve cezayı aleyhe değiştirme yasağını düzenleyen başka bir hüküm de bulunmamaktadır. Buna göre ceza hukukunda genel anlamda kazanılmış hak kavramından bahsedilemeyeceği, yalnızca 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sınırlı biçimde uygulanabilecek bir “cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi” veya “aleyhte düzeltme yasağı”nın söz konusu olduğunun kabulü gerekmektedir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307. maddesinin dördüncü fıkrasında da; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz” düzenlemesine yer verilmek suretiyle, aleyhe bozmama ilkesi korunmuştur. Kanun’un açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere; yaptırım ve sonuçlarını aleyhe değiştirme yasağının kapsamı yalnızca ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Kanun koyucu suçun niteliği veya adı yönünden sanık yararına kazanılmış bir hak tanımamıştır. TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ya da örgüt mensubu suçlu olmanın zorunlu sonucu olarak uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme niteliğinde olduğundan ilk hükümde TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmaması ve aleyhe temyiz bulunmaması hâlinde, bu husus 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi kapsamında değerlendirilemeyecek ve aleyhe değiştirmeme yasağına konu edilemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; R.Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, E. ilçesinde bulunan inşaatında yapı yüksekliğinin beş metreden sekiz metreye çıkarılması talebiyle plan tadilatı için müracaat etmesi üzerine, sanık G. Ç.’nin belediye
başkan vekili olan inceleme dışı sanık S.K.’la birlikte, talep doğrultusunda planda tadilat yapılması hususunda belediye meclisinde karar çıkarılması için daha önce E. Belediyesinde görevli iken suç tarihinde adı geçen firmada mimar olarak çalışan inceleme dışı sanık O. Y. aracılığıyla, inceleme dışı sanık F.K.yla 100.000 Amerikan Doları rüşvet karşılığında anlaştıkları, sanık G. Ç.’nin suç işlemek amacıyla kurduğu ve yönettiği örgütün hiyerarşisi ve işbölümü içinde, belediye meclis üyesi olan inceleme dışı sanıklar C.D., M.K., A.P., A.S., A.E., Y.T., E.T., H.T., K.Y., M.Ç., R.K., A.A., H.G., S.K. ve M.U.’nun imar planında değişiklik yapılması yönünde oy kullanmalarını sağlamak suretiyle belediye meclisinde imar planının istenildiği gibi değiştirilmesi yönünde karar aldırarak, rüşvete konu olan parayı inceleme dışı sanık S. K. ile birlikte alıp, adı geçen sanıklarla paylaşmaları karşısında; sanık G.Ç.’nin rüşvet alma suçunu örgüt faliyeti kapsamında işlemesi nedeniyle, hakkında aleyhe değiştirmeme yasağı konusu olmayan TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmalıdır. Bu nedenle, sanık G.Ç. hakkında rüşvet alma suçundan TCK’nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin Yerel Mahkeme hükmü usul ve kanuna uygun olup, bu hükmü onayan Özel Daire kararında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu uyuşmazlık yönünden de reddine karar verilmelidir. ... (CGK, 02.05.2017 tarihli ve 1042-255 sayılı)