Kararın özeti
1- Gerekçeli karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, TCK’nın 30. maddesinde yer alan hata hükümleri tartışılıp sanık hakkında uygulanamayacağı belirtildikten sonra “Sanık gerçekten yaş konusunda hataya düşmüş olsa dahi kendisini sorumluluktan kurtaramayacaktır.” şeklindeki açıklamanın da hata hâlinin varlığı durumunda sanığın TCK’nın 104. maddesi bakımından doğabilecek sorumluluğuna atfen yapıldığı ve bu açıklamanın hükümde herhangi bir çelişkiye neden olmadığı anlaşılmaktadır. 2- Sanığın savunmasında, 2014 yılının Mayıs ayından cinsel ilişkiye girdikleri 2014 yılının Eylül ve Ekim aylarına kadar geçen süreçte mağdure ile telefon yoluyla ve yüz yüze çok sayıda görüşme yaptıklarını beyan etmesi, Mahkemece yapılan gözlemde mağdurenin uzun boyu ve iri yapısına rağmen duruşmadaki hâl ve tavırlarından yaşının küçük olduğunun hemen fark edilebilecek nitelikte olduğunun belirtilmesi ve mağdure ile kendisinden 11 yaş büyük olan sanığın birlikte geçirdikleri süre nazara alındığında, TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hâlinin uygulanma şartlarının mevcut olmadığı kabul edilmelidir. (CGK, 13.12.2016 tarihli ve 941-1236 sayılı)