Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Sanığın, kendisine düşük not veren öğretmeni olan katılana ait aracı park halinde görmesi üzerine bir anda oluşan öfke sonucunda yerde bulduğu cam parçasıyla çizmesi

Ceza HukukuE. 2015/54K. 2015/34627.10.2015Bozma

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

Sanığın, kendisine düşük not veren öğretmeni olan katılana ait aracı park halinde görmesi üzerine bir anda oluşan öfke sonucunda yerde bulduğu cam parçasıyla çizmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gözetildiğinde öç alma saikiyle hareket ettiği sabit olmadığından TCK’nın 152/1-g maddesinde yer alan nitelikli mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesine kanunen imkân bulunmamaktadır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen basit mala zarar verme suçunu mu yoksa 152/1-g maddesinde hüküm altına alınan nitelikli mala zarar verme suçunu mu oluşturduğunun tespitine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Sanığın A. B. G. İlköğretim Okulu’nda öğrenci, katılanın da aynı okulda ingilizce öğretmeni olduğu, Ondört yaşında ve sekizinci sınıf öğrencisi olup adli sicil kaydında herhangi bir sabıkası bulunmayan sanığın kendisine düşük not verdiğini ileri sürdüğü katılana ait aracı bir cam parçası ile boydan boya çizdiği, bu durumu gören katılanın sanığa bağırması üzerine koşarak olay yerinden uzaklaştığı, Adli Tıp Şube Müdürlüğü ve sosyal inceleme raporları doğrultusunda sanığın mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mevcut olduğu, Olay yeri görgü tespit tutanağı ile aracın sağ ve sol tarafının boydan boya sert bir cisimle derin izler oluşturacak şekilde çizilmiş olduğunun tespit edildiği, Dosya içerisinde mevcut öğrenci bilgileri belgesine göre sanığın 100’lük sistemde ingilizce dersi ilk dönem notunun 35, 2. dönem notunun ise 33 olduğu, Katılanın soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki benzer anlatımlarında; sanığı aracını çizerken gördüğünü, bağırması üzerine kaçtığını, sanığa düşük not vermesi nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiğini, kovuşturma evresinde ayrıca sanığı kopya çekerken yakaladığını beyan ettiği, Sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde; katılana ait aracı çizmediğini, aracın daha önceden çizik olduğunu, katılanın aracını evinin dönüş yoluna park ettiğini, ilerideki aracın aynasından bakarken kendisine bağırarak “aracımı neden çiziyorsun” dediğini; soruşturma aşamasında ayrıca İngilizce notunun 100 üzerinden 37 olduğunu, kendisinin yüksek not aldığını, katılanın inanmayarak yeniden sınav yapmak istediğini, ancak sınava girmediğini, ailesine katılanın kendisine vurduğunu söylediğinde “şikâyetçi olacağız” dediklerini ifade ettiği, Anlaşılmaktadır. Mala zarar verme suçunun temel şekli; 5237 sayılı TCK’nın “Mala Zarar Verme” başlıklı 151/1. maddesinde “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, suçun nitelikli halleri ise aynı Kanun’un 152/1-2. maddelerinde on bent halinde sayılmış, uyuşmazlık konusuyla ilgili bulunan 152. maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde suçun; “sona ermiş olsa bile görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak” işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Sözlük anlamı “sevk eden”, “götüren” olarak açıklanan saik; ceza hukuku açısından failin eyleme geçmesine etken olan neden veya nedenlerdir. Kanun’un suç unsuru veya nitelikli hal olarak kabul ettiği hallerde saike itibar edilmelidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-g maddesinin karşılığı olup benzer hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 516/2. maddesindeki “ahzisar” kelimesinin 3038 sayılı Kanun değişikliği ile sadeleştirilmesi suretiyle Türk Ceza Mevzuatına giren ve gerek madde metninde, gerekse kanun gerekçesinde tanımına yer verilmeyen “öç alma” kavramı, “kişide oluşan haksızlık algısı karşısında cezalandırma amacı taşıyan bireysel tepki” olarak tanımlanabilir. (Noreen Stuckless-Richard Goranson, The Vengeance Scale: Development of Ameasure of Attitudes Toward Revenge, Journal of Social Behavior and PersonA.ty, Cilt: 7, Yıl: 1992, s. 25; Michael E. McCullough-Robert Kurzban-Benjamin A. Tabak, Cognitive Systems for Revenge and Forgiveness, Behavioral And Brain Science, Cilt: 36, Yıl: 2013, s. 2; Işıl Çoklar, Kişilik Özellikleri ile Bağışlama Eğilimi Arasındaki İlişkinin İntikam Güdüsü ve Adalete Duyarlılık Temelinde İncelenmesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2014, s. 21)

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: Sanığın, kendisine düşük not veren öğretmeni olan katılana ait aracı park halinde görmesi üzerine bir anda oluşan öfke sonucunda yerde bulduğu cam parçasıyla çizmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gözetildiğinde öç alma saikiyle hareket ettiği sabit olmadığından TCK’nın 152/1-g maddesinde yer alan nitelikli mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesine kanunen imkân bulunmamaktadır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen basit mala zarar verme suçunu mu yoksa 152/1-g maddesinde hüküm altına alınan nitelikli mala zarar verme suçunu mu oluşturduğunun tespitine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Sanığın A. B. G. İlköğretim Okulu’nda öğrenci, katılanın da aynı okulda ingilizce öğretmeni olduğu, Ondört yaşında ve sekizinci sınıf öğrencisi olup adli sicil kaydında herhangi bir sabıkası bulunmayan sanığın kendisine düşük not verdiğini ileri sürdüğü katılana ait aracı bir cam parçası ile boydan boya çizdiği, bu durumu gören katılanın sanığa bağırması üzerine koşarak olay yerinden uzaklaştığı, Adli Tıp Şube Müdürlüğü ve sosyal inceleme raporları doğrultusunda sanığın mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mevcut olduğu, Olay yeri görgü tespit tutanağı ile aracın sağ ve sol tarafının boydan boya sert bir cisimle derin izler oluşturacak şekilde çizilmiş olduğunun tespit edildiği, Dosya içerisinde mevcut öğrenci bilgileri belgesine göre sanığın 100’lük sistemde ingilizce dersi ilk dönem notunun 35, 2. dönem notunun ise 33 olduğu, Katılanın soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki benzer anlatımlarında; sanığı aracını çizerken gördüğünü, bağırması üzerine kaçtığını, sanığa düşük not vermesi nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiğini, kovuşturma evresinde ayrıca sanığı kopya çekerken yakaladığını beyan ettiği, Sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde; katılana ait aracı çizmediğini, aracın daha önceden çizik olduğunu, katılanın aracını evinin dönüş yoluna park ettiğini, ilerideki aracın aynasından bakarken kendisine bağırarak “aracımı neden çiziyorsun” dediğini; soruşturma aşamasında ayrıca İngilizce notunun 100 üzerinden 37 olduğunu, kendisinin yüksek not aldığını, katılanın inanmayarak yeniden sınav yapmak istediğini, ancak sınava girmediğini, ailesine katılanın kendisine vurduğunu söylediğinde “şikâyetçi olacağız” dediklerini ifade ettiği, Anlaşılmaktadır. Mala zarar verme suçunun temel şekli; 5237 sayılı TCK’nın “Mala Zarar Verme” başlıklı 151/1. maddesinde “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, suçun nitelikli halleri ise aynı Kanun’un 152/1-2. maddelerinde on bent halinde sayılmış, uyuşmazlık konusuyla ilgili bulunan 152. maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde suçun; “sona ermiş olsa bile görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak” işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Sözlük anlamı “sevk eden”, “götüren” olarak açıklanan saik; ceza hukuku açısından failin eyleme geçmesine etken olan neden veya nedenlerdir. Kanun’un suç unsuru veya nitelikli hal olarak kabul ettiği hallerde saike itibar edilmelidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-g maddesinin karşılığı olup benzer hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 516/2. maddesindeki “ahzisar” kelimesinin 3038 sayılı Kanun değişikliği ile sadeleştirilmesi suretiyle Türk Ceza Mevzuatına giren ve gerek madde metninde, gerekse kanun gerekçesinde tanımına yer verilmeyen “öç alma” kavramı, “kişide oluşan haksızlık algısı karşısında cezalandırma amacı taşıyan bireysel tepki” olarak tanımlanabilir. (Noreen Stuckless-Richard Goranson, The Vengeance Scale: Development of Ameasure of Attitudes Toward Revenge, Journal of Social Behavior and PersonA.ty, Cilt: 7, Yıl: 1992, s. 25; Michael E. McCullough-Robert Kurzban-Benjamin A. Tabak, Cognitive Systems for Revenge and Forgiveness, Behavioral And Brain Science, Cilt: 36, Yıl: 2013, s. 2; Işıl Çoklar, Kişilik Özellikleri ile Bağışlama Eğilimi Arasındaki İlişkinin İntikam Güdüsü ve Adalete Duyarlılık Temelinde İncelenmesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2014, s. 21)

Öç alma saikiyle gerçekleştirilen eylem, haksızlık algısını oluşturan kişiye yönelmesi bakımından genel düşmanlıktan; failin sahip bulunduğu duygu yoğunluğu ve görev bilinci bakımından ise basit öfkeden farklıdır. Bu anlamda kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket ederek oluşturduğu haksızlık karşısında ya da kamu görevlisine duyulan genel veya kişisel bir düşmanlıkla gerçekleştirilen mala zarar verme suçlarında öç alma saikinden bahsedilemez. (Sulhi Dönmezer, Kişilere ve Mala Karşı Cürümler, Beta Yayınevi, 15. Baskı, İ., 1998, s. 476; Veli Özer Özbek-Mehmet Nihat Kambur-Koray Doğan- Pınar Bacaksız-İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 4. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2012, s. 620; Durmuş Tezcan-Mustafa Ruhan Erdem-M. Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayınevi, 9. Baskı, Ankara, 2013, s. 593; Mehmet Emin Alşahin, Mala Zarar Verme Suçları, Turhan Kitabevi, Ankara, 2010, s. 72) Uyuşmazlık konusu bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; Sanığın, kendisine düşük not veren öğretmeni olan katılana ait aracı park halinde görmesi üzerine bir anda oluşan öfke sonucunda yerde bulduğu cam parçasıyla çizmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gözetildiğinde öç alma saikiyle hareket ettiği sabit olmadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-g maddesinde yer alan nitelikli mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, Özel Daire bozma kararı isabetli olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. ... (CGK, 27.10.2015 tarihli ve 54-346 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026