Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında 1 ila 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenmesi zorunludur. Ertelenen cezanın adli para cezası

Ceza HukukuE. 2015/388K. 2015/40317.11.2015Onama

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)

Eklendi: 4 Ağustos 2026Son kontrol: 4 Ağustos 2026
01

Kararın özeti

TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında 1 ila 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenmesi zorunludur. Ertelenen cezanın adli para cezası olması, aleyhe değiştirmeme yasağı nedeniyle bir denetim süresine tabi tutulmaması sonucunu doğurmaz. Zira TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca ancak denetim süresinin iyi hâlli geçirilmesi durumunda ceza infaz edilmiş sayılacağından, denetim süresi tayin edilmediği takdirde infazda ciddi sorunlar ortaya çıkacak, cezanın ne zaman ve ne şekilde infaz edileceği belirsiz hâle gelecektir. Bu durumda belirlenecek denetim süresinin aleyhe değiştirmeme yasağına konu olmaması nedeniyle en az 1 yıl olması gerekmektedir. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yasal olarak mümkün olmadığı halde hükmolunan adli para cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca bir denetim süresi belirlenmesi gerekip gerekmediğinin tespitine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Olay günü saat 22.30 sıralarında sanığın alkollü vaziyette K. yolundan Ç. istikametine aracıyla seyir halinde iken, direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun kenarındaki toprak yığınına çarptığı, aracın devrilmesi suretiyle kendisinin hayati tehlikeye neden olmayacak şekilde yaralandığı, 1,63 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesi uyarınca hükmolunan 1 ay hapis cezasının zorunlu olarak adli para cezasına çevrildiği, yasal olarak mümkün olmadığı halde adli para cezasının ertelendiği, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl ila 3 yıl arası bir denetim süresi belirlenmesi gerekirken 1 ay denetim süresi belirlendiği, ayrıca TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunda sanığa ihtarat yapıldığı, hükmün C. Savcısı tarafından sanık lehine temyiz edildiği, Anlaşılmaktadır. “Erteleme” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde; “(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir. (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir.

02

Derlemedeki karar metni

Aşağıdaki metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.

Görüntüleme ayarlarıStandart okuma alanı

KARAR METNİ

Derlemedeki karar metni

ÖZET: TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında 1 ila 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenmesi zorunludur. Ertelenen cezanın adli para cezası olması, aleyhe değiştirmeme yasağı nedeniyle bir denetim süresine tabi tutulmaması sonucunu doğurmaz. Zira TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca ancak denetim süresinin iyi hâlli geçirilmesi durumunda ceza infaz edilmiş sayılacağından, denetim süresi tayin edilmediği takdirde infazda ciddi sorunlar ortaya çıkacak, cezanın ne zaman ve ne şekilde infaz edileceği belirsiz hâle gelecektir. Bu durumda belirlenecek denetim süresinin aleyhe değiştirmeme yasağına konu olmaması nedeniyle en az 1 yıl olması gerekmektedir. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yasal olarak mümkün olmadığı halde hükmolunan adli para cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca bir denetim süresi belirlenmesi gerekip gerekmediğinin tespitine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Olay günü saat 22.30 sıralarında sanığın alkollü vaziyette K. yolundan Ç. istikametine aracıyla seyir halinde iken, direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun kenarındaki toprak yığınına çarptığı, aracın devrilmesi suretiyle kendisinin hayati tehlikeye neden olmayacak şekilde yaralandığı, 1,63 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesi uyarınca hükmolunan 1 ay hapis cezasının zorunlu olarak adli para cezasına çevrildiği, yasal olarak mümkün olmadığı halde adli para cezasının ertelendiği, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl ila 3 yıl arası bir denetim süresi belirlenmesi gerekirken 1 ay denetim süresi belirlendiği, ayrıca TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunda sanığa ihtarat yapıldığı, hükmün C. Savcısı tarafından sanık lehine temyiz edildiği, Anlaşılmaktadır. “Erteleme” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde; “(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir. (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir.

(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir. (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.”şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilenlerin cezasının ertelenebileceği, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olanlar bakımından ise bu sürenin üst sınırının üç yıl olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, hükmolunan hapis cezası ertelenen kişi hakkında belirli bir denetim süresinin belirlenmesi zorunludur. Bu süre 1 yıldan az ve 3 yıldan fazla olamayacaktır. Yine belirlenecek sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden de az olmamalıdır. Mahkemece denetim süresi içinde hükümlünün; a) Bir meslek veya sanat sahibi değilse, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi ise, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçükse, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Karar verilebilir. Yine mahkeme gerek görürse denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi de görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğüt verir ve eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur. Hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir. Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. Hükümlü denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezası infaz edilmiş sayılır. Böylece hükümlü özgürlüğünden mahrum kalmadan hapis cezasını infaz etmiş olacaktır. Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde ise ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilecektir. Diğer taraftan 5271 sayılı CMK’nın 307/4. maddesinde yer alan “aleyhe değiştirememe yasağı” 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 326. maddesinin son fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” biçiminde düzenlenmiş olup; ceza usul hukukumuzda bu madde dışında aleyhe değiştirmeme yasağını düzenleyen başka bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, ceza hukukunda genel anlamda bir “kazanılmış hak” kavramından bahsedilemeyeceği ancak, 1412 sayılı CMUK’un 326. maddenin son fıkrası uyarınca sınırlı biçimde uygulanabilecek bir “cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi”, “Reformatio in pejus” veya “aleyhte düzeltme yasağı”nın söz konusu olduğunun kabulü gerekmektedir. Aleyhe değiştirme yasağı münhasıran “cezalar” ile ilgili olup; cezalar da 5237 sayılı TCK’nın 45. maddesinde; hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığından, cezalar arasında sayılmayan güvenlik tedbirlerinin ve diğer müesseselerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği Ceza Genel Kurulunca duraksamasız olarak kabul edilegelmiştir. Bu bağlamda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 11.05.2010 gün ve 87-112 ve 23.02.2010 gün 230-32 sayılı kararlarında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddenin 3. fıkrası gereğince belirlenen denetim süresinin aleyhe değiştirmeme yasağına konu olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Somut olayda; sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının zorunlu olarak adli para cezasına çevrildiği, ertelenmesi mümkün olmadığı halde Yerel Mahkemece kanuna aykırı bir şekilde ertelenmesine karar verildiği ve TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca bir ay denetim süresi tayin edildiği görülmektedir. TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında bir ila üç yıl arasında bir denetim süresi belirlenmesi zorunludur. Ertelenen cezanın aleyhe değiştirmeme yasağı nedeniyle adli para cezası olmasının sanığın bir denetim süresine tabi tutulmamasını gerektirmeyeceği kabul edilmelidir. Zira TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca ancak denetim süresinin iyi halli geçirilmesi halinde ceza infaz edilmiş sayılacağından, denetim süresi tayin edilmediği takdirde infazda ciddi sorunlar ortaya çıkacak, cezanın ne zaman ve ne şekilde infaz edileceği belirsiz hale gelecektir. Bu durumda belirlenecek denetim süresi 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesinin son fıkrasının kapsamı dışında kalması diğer bir ifadeyle aleyhe değiştirmeme yasağına konu olmaması nedeniyle en az bir yıl olması gerekmektedir. Öte yandan, aleyhe değiştirmeme yasağı nedeniyle ertelenen ceza adli para cezası olduğundan denetim süresi içinde suç işlenmesi halinde TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca ancak adli para cezasının infazı kararı verilebileceğinden cezanın doğrudan ceza infaz kurumunda çektirilmesine hükmedilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle hüküm fıkrasındaki TCK’nın 51/7. maddesinin uygulanmasına yönelik «kısmen veya tamamen ceza infaz kurumunda» ibaresi de yerinde değildir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Özel Dairenin düzelterek onama kararının kaldırılmasına, hüküm fıkrasındaki denetim süresine ilişkin “bir ay” ibaresinin “bir yıl” olarak değiştirilmesine, TCK’nın 51/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin “kısmen veya tamamen ceza infaz kurumunda” ibarelerinin ise çıkartılmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan Yerel Mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir. (CGK, 17.11.2015 tarihli ve 388-403 sayılı)

KISA DEĞERLENDİRME

Bu karar neden önemli?

Kararın merkezinde maddi gerçeğin araştırılması ile savunma hakkı arasındaki denge bulunuyor. Delilin nasıl elde edildiği, sonuca en az delilin içeriği kadar etki eder.

KARAR METNİ HAKKINDA

Metin hakkında

Aktarım
Metin, derlemede yer aldığı biçimiyle aktarılmıştır.
Sayfa düzeni
Metin yalnızca okunabilir olması için paragraflara ayrıldı; içerikten çıkarma veya yeniden yazma yapılmadı.
Derleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları 2015-2020 (1. Cilt)
Son kontrol
4 Ağustos 2026